"Çok kısa, karman çorman ve ahenksiz bir hikaye bu Sam.Çünkü bir katliam hakkında söylenecek zekice bir şey yoktur.Hiç kimsenin bir daha hiçbir şey söylememesi ya da istememesi için herkesin ölmüş olması gerekir.Bir katliamdan sonra her şeyin sessiz olması gerekir ve hep de öyle olur zaten,bir tek kuşlar hariç.
Peki ya kuşlar ne der? Bir katliam için söylenebilecek ne varsa onu tabii ki. 'Cik-cik-cicik' gibi şeyler işte."
Kurt Vonnegut, 1969
Üç senedir her Şubat gri başlar,sonrasında da kapkara olur.Elim ayağım tutmaz,gözümden de yaş eksik olmaz.Hep bir bahane bulmaya çalışırım göğsümdeki sızıya ama işte yitip giden herkes kalbimin içinde,hala kanıyor.
Koca koca şehirler,o güzel insanlar ne yazık ki ezilip yok oldu.
Hiçbir zaman unutulmayacak.Ben ailemi kaybetmedim.Ama ölümle burun buruna o denli gelmek.İki depremi de yaşarken, 'şimdi gittik' 'daha dayanmaz yıkılacak' 'öleceğiz' düşüncelerini geçirirken üzerindeki 4 katla beraber asla sağ çıkamayacağını anlayıp yıkımı beklemenin acizliği asla aşılmıyor.Şubatta hiç erken uyumam…Uyuyamam.
Tanıdığımız,tanıyamadığımız bir daha asla kavuşamayacağımız binlerce güzel insanı yitirdik.Sadece Hatay’da 24 arkadaşımı kaybettim.Dile kolay.Zihnimi oyalanıp günlerce güzel arkadaşım Berkay’ı,Ecem’i,Erdoğan’ı,Ali’yi,Sezen’i aramamıştım,kesin sağlardır arama kurtarma çalışmalarındadırlar deyip ertelemiştim.Hissettiğim gerçekten,uzun süre kaçmaya çalıştım.
Bedenleri kocaman,hayatları ise bir çöp poşetine sığdırılmış oysa ki.Hayatta kalma ihtimalleri iş makineleriyle yok edilmişti.
Binlerce kayıp verdik.Bu acı nasıl tarif edilir? Hangi cümlelere sığar? Bu,sıradan bir yas değil;asrın felaketidir.
Yıllar önce deprem çantası hazırlarken bir sürü youtube videosu izlemiştim.Hangisi olduğunu hatırlamadığım bir videoda şöyle bir söz geçmişti "beklenen büyük İstanbul depreminde malesef ilk anda ölenler diğer herkesten daha şanslı olacaklar" diye.O zaman ne demek istediğini anlasam da tam hak verememiştim.6 Şubatta olanların üzerinden 3 yıl geçti ve acı bir şekilde sözün ne kadar doğru olduğunu anladım.Evladını sağ salim bulup sevinmesi gereken bir baba,kızı acı çekmeden öldüğü için sevinmişti,hatırlayanlarınız vardır ya da hiç unutmayalarınız benim gibi…Enkazdaki yavrusunun elini günlerce bırakmayan baba…Elindeki bisküviyi enkazdan çıkacak umuduyla günlerce yemeyen yiyemeyen başka bir baba…Ve bu satırlara sığmayacak kadar acı dolu birçok hikaye..
Birey olarak yaşam tarzımızın,bu da böyle oluversinci iş yapış şeklimizin,adam tutmacılığımızın,oy kullanma dahil bireysel sorumluluklarımızı tamı tamına doğru bir şekilde gerçekleştirmediğimizin,anlamsız ve sorgusuz fanatikliğimizin cezasını çektiğimizi düşünüyorum biraz da..
Bu acıyı teselli edebilecek cümle yok ne yazık ki.Geride kalanlara metanet ve sabır diliyorum.
DEPREMDE KAYBETTİKLERİMİZİN ANISINA SAYGIYLA
AYŞEGÜL ALTAN
Yorumlar