Türkiye şu anda Fon olayı ile çalkalana dursun, aslında yakın tarihlerde buna benzer yine gençlerin vurgun olayları yaşanmıştı. Hemde öyle böyle rakamlar değildi o günlerde yaşanan vurgunlar. Sonra baktık ki, o vurgunlar unutuldu, daha doğrusu unutturuldu. Göstermelik gözaltılar, tutuklamalar dışında işin kökenine inilmedi. Eğer inilseydi Türkiye’de şimdiki fon vurgunu olmazdı. İşte bu girizgahı yaptıktan sonra sizlerle yine 5 yıl önce yazdığım bir köşemi paylaşacağım. Aslında Ökkeş Özekşi olarak zamanında çok şeyleri kaleme almış uyarmıştım. Ne var ki, kimse oralı olmamıştı. İşte bu başlıktan hareketle, o zamanın gençleriyle şimdiki 2026 yılının gençleri arasında pek de farkın olmadığını göreceksiniz. Haydi 5 yıl öncesinin Haftaya Bakışını birlikte okuyalım:

Türkiye’nin ve Gaziantep’in gündemine yetişemiyoruz artık. Başımız dönüyor resmen... 128 milyar dolar dışında her şey unutulup gidiyor. En çok bir hafta süren skandal olayların sonuncusu 2 milyar dolarla sırra kadem basan genç vurguncu oldu. Hatırlarsanız bir de çiftlik bank vurgunu olmuştu bu ülkede. Tosun lakaplı Mehmet Aydın para kazandırma vaadi ile kişilerden topladığı 500 milyon ile sırra kadem basmıştı. Ama Kripto alım satımı yapılan Thodex kurucusu olan Faruk Fatih Özer, Tosun’a rahmet okutacak şekilde 2 milyar dolarla kaçtı.

BİR FOTOĞRAF HER KAPIYI AÇIYOR

Artık rakamlar o kadar büyük ki milyon dolarlar, yüzbinler kesmiyor bu fırıldakları. Çünkü ülkede acayip bir vurgun fırsatçılığı yaşanıyor. Kapağı siyasete atanların büyük bölümü iktidar partisine yapışıyor ve ülke çıkarları yerine kişisel menfaatte birleşen bu dolandırıcılar, bakanlar başta olmak üzere, ulaşabilenlerin Cumhurbaşkanıyla çektirdiği fotoğrafları suiistimal ediyorlar. Bir fotoğraf yetiyor tüm kapıları açmaya. Yanına da bir milletvekili oğlu veya kendisini alarak gidilen makamlarda çekilen o fotoğraflar yetiyor. İhalelerde de işe yarıyor o fotoğraflar. Burada bu fotoğraf konusuna değinmek istiyorum. Ülkeyi yönetenlerle şehri yönetenlerin fotoğraf işlerinde hassas olması lazım. Geçmişte Vali Muammer Güler yasa dışı işler yapan ve kumarcı oldukları bilinen bir derneğin açılışını yapmıştı. Haliyle bir sürü fotoğraflar çekilmişti. Tabii bunda o derneğin lokalini bir basın birliği işleteceği için Vali açılışına gitmişti. O kişiler sorgulamamıştı bile. İlerleyen süreçte dernekte kumar oynatılmaya başlandı ve baskınlar sonrası kapatıldı. Ama Vali’nin kumarbazlarla fotoğrafları oldukça sansasyon yaratmıştı. Demem o ki, üst düzey yöneticiler ve bürokratlar fotoğraf çektirdikleri kişilere dikkat etmeli.

AK PARTİ’DE ESKİ GENÇLERİN YERİNDE YELLER ESİYOR

Aslında özellikle AK Parti’nin gençlik kolları tam da bu genç cenahın ve bazı fırsatçıların sıçrayıp kolay yoldan para kazanıp köşeyi dönme adresi oldu. Bir zamanların o övdüğüm ve yaptıkları çalışmalarıyla takdir ettiğim AK gençliğinin yerinde şimdi yeller esiyor. Şimdiki çocuklar maşallah cin gibi. Önceki gençler öyle ihale işlerine filan girmezlerdi. Tek amaçları partilerine hizmetti. Sonradan açıldılar. Partiye hizmet adı altında izlenen politika kendilerine güç devşirmeye dönüverdi. Onun için AK gençlik artık kolay para kazanma derdinde. Bu nedenledir ki, büyük kesim Ankara’da. Her yönüyle iktidar gücüyle kendilerine rant elde hesabına düşmüş durumdalar. İşte arada kripto işine giren ve inanılmaz büyüme sağlayanlarda olabiliyor. Milyonluk ihaleler bize devasa gibi gelse de bu çocuklar için çerez parası niteliğine dönüşüverdi.

KRİPTOYA PARA KAPTIRANLARA ÜZÜLMÜYORUM

Aslında işin trajikomik tarafı ney biliyormusunuz. Bu parmak kadar çocuklar denilen fırlamalara para kaptıranların sayısının yüzbinlere ulaşması. Hemde aklı başında görünen kesim bunlar. Baksanıza şu son vurguna, Thodex olayında Faruk Fatih Özer’e 400 bine yakın insan para yatırmış. Niye çünkü kolay para kazanma hırsı. Bir zamanlar Banker Kastelli vardı bu ülkede. Ve bankerler furyası vardı. Köşe başlarında bankerler türemişti. Çay ocaklarında bankerlik yapılıyordu. Evini, arsasını dükkanını satanlar götürüp verdiler paralarını bu dolandırıcılara. Şimdi yıl 2021 olmuş aynı şey bu kez biraz daha modern adıyla Bitcoin veya kripto işlerinde. Valla aralarında Gaziantep’ten çok sayıda insanın olduğunu duyuyoruz. Belki de söylemiyorlar ama en yakınlarım için bile söz konusu. Kimse kusura bakmasın, asla üzülmüyorum onlara. Hele evini barkını satan, çoluğunun çocuğunun geleceğini adeta kumara yatıran veya borçlanıp bu işlere girenler varsa, inanın üzülmüyorum.

ZİMEM GEÇİCİ ÇÖZÜM OLSA DA İYİDİR

İnsanlar aç gezerken, esnaf işyerlerini kapatırken, meslek sahipleri boşta kalırken, liyakatli insanlara değer verilmezken, kenar semtlerde evlerinde peyniri zeytini göremeyenler var iken, kripto veya Bitcoin işlerine girenlerin toplumun bu gerçeğine karşı duyarsız kalmalarını kabullenemiyorum. Daha geçen hafta yazdım, Gaziantep’in görünmeyen yüzünü. Bu şehirde o kadar fakir insan var ki, gerçekten onların varlığı bizleri derinden üzüyor. Sayın Vali Davut Gül, bir ara yine yaptığı durumları kötü olanlara el uzatma uygulamasına geçmesi elbette sevindirici. Bazı mahallelerde 400 bakkal ve 120 fırına borçlu olan ve adına ZİMEM defteri denilen borç defterini satın alacak hayırseverleri organize etmesi çok yerinde bir hareket elbette. Ama yine söylüyorum bu işler böyle yaparak bitmez. Bu bir nefes aldırma uygulamasıdır. Asıl olan o fakir ve yardıma muhtaçların ev ve iş ihtiyaçlarını karşılayabilecek sistemdir. 2-3 ay sonra o insanlar yine borçlanacak. Çünkü gelirleri olmayan, çalışamayan, iş bulamayanların sayısı her geçen gün artıyor. Esnaf batıyor, işveren iflas bayrağını çekiyor. Bir şey daha var tabi, bu tür yardım işlerinde. Gaziantep’te yardım denilince hep belli isimlere gidiliyor. Bir gün onlar da “yeter artık tek biz mi varız” derlerse seyreyleyin cümbüşü

YAYINLANMA TARİHİ 26.04.2021

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR