Geçen hafta çürümeden bahsetmiştim biliyorsunuz… Bu çürüme ülkenin her noktasını sarmış durumda. Çürüme aslında AHLAKİ değerlerini de götürdü. Ahlaksız ve vicdansızlık birleşince, hedefe ulaşmak için her yolu mubah sayan, ahlaki kuralları ve duyguları bir kenara iten Makyavelist düşünce sahibi kişilerin sayısını zirve yaptı. Yani artık amaca ulaşmak için her türlü araca başvurulabiliyorlar ve bu yaptıklarını meşru kılma düşüncesini benimsiyorlar. Böylece kendi çıkarlarını korumak için başkalarını rahatlıkla yönlendiriyor, aldatıyor, yalanı su gibi söylüyor, ahlakı yok sayıyor, merhameti veya duygusal bağları bir noktada başarı için kendilerine engel görüyorlar… Bu başta siyaseti sardığı gibi yaşadığımız dünyanın her noktasına virüs gibi dağılıyor. Türkiye gibi ülkelerde ise ahlaki değerler yitiriliyor, vicdan, merhamet gibi önemli değerler bir bir yok ediliyor. Yani anlayacağınız artık biz eski biz değiliz. Bizi bozdular, bizi değiştirdiler, bizi ahlaksız ettiler. Vicdan merhamet bırakmadılar… Haliyle geçmişte küçük olan ahlaksızlığı ve vicdansızlığı büyütüp dev haline getirdiler… Bunu neye yapıştırırsanız yapıştırın. Siyasete, günlük yaşama, işverene, esnafa, memura, eğitimciye, yani aklınıza ne geliyorsa oraya… Ahtapot ’un kolları gibi sardı her yanımızı… Peki düzelir miyiz? Bence ayakta durmaya çalışan mevcudu koruyabilmek bile mucize artık…
BU FESTİVAL TUTTU
Karamsar ve can sıkan girişten sonra yine dönelim Gaziantep'imize… Çok hareketli geçen bir haftanın sonunda Festival azıcık bizleri dert ve sıkıntıdan uzaklaştırır belki. Ama tabii Festivali yaşayan için geçerli bu…Belli bir alan, belli bölge… Orası da ana baba günü. Zaten Festivallerde böyle olur… Şimdilik tek şikayet tuvalet meselesinden geldi. Yetmiyormuş, kuyruklar oluşuyormuş ve geçen sene göre daha az tuvalet varmış. Gelen şikayetler bu yönde... Araç parkları konusunda zaten şikayetler ve sıkıntılar bitmez. Ne yapılırsa yapılsın bunda biraz da araç sürücülerinin sorumsuzca park etmeleri önemli etken... Fıstık Festivalini bir türlü Adana’daki gibi Portakal Çiçeği festivali yapamadık ama, bu GastroAntep Kültür Yolu Festivali tuttu çok şükür. O da inanın Fatma Şahin’in kararlılığı ve çabası sonucu sürüyor. Ben her zaman bu tür Festivalleri şehrin tümü yaşamalı diyorum. Nitekim bunun da zor olduğunu bilmeme yine ısrarla sürdürüyorum önerimi… Çünkü Gaziantep çok büyüdü, bunu planlı programlı şekilde şehrin bazı bölgelerine yaymak gerekiyor. Hiçbiri olmuyorsa buralarda etkinlikler sağlanıp konserler verilebilir, çok sayıda yerli sanatçı arkadaşlarımız var. Nihayetinde oralardaki vatandaşlarda Gaziantep’te yaşıyor. Nitekim bazı dönemlerde bu konser işi yapılıyor ama bunu festival kapsamına almak ve dahil etmek şehrin göbeğine gelemeyen binlerce insana festival havasını yaşatabilir…
ODALAR VE BORSA SEÇİMLERİ SEKTÖRLERE HAREKET GETİRMELİ
Hafta sonu bir de odaların ve Ticaret Borsa’sının seçimleri vardı. Borsa iyi bir çizgi tutturdu, düzen kuruldu, sistem oturdu. Onun için gerek meclis gerekse yönetim kurulu başkanının devam etmesi istikrar bakımından çok değerli. Yani Ahmet Tiryakioğlu ile Mehmet Akıncı’nın iyi bir ikili olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim…
Sanayi Odası yıllardır kendi sınırları içerisinde bir sistem kurdu ve ona göre yönetimi belirliyor. Bu sistem, Ticaret ve Sanayi Odasının ayrılmasıyla başladı. 15 Ağustos 1989 tarihinde benim de şahit olduğum toplantı ve gelişmeler sonrası resmi olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın onayıyla resmen birbirinden ayrıldı. Ayrılma nedeni olarak 1980'lerin sonuna gelindiğinde şehirdeki imalat sektörünün hızla büyümesi, sanayicilerin altyapı, enerji ve çevre gibi sektörel sorunlarının klasik ticaret sorunlarından ayrışmasına neden oldu. Böylece Gaziantep Sanayi Odası (GSO) bağımsız bir oda oldu, mevcut oda ise unvanını değiştirerek yoluna Gaziantep Ticaret Odası (GTO) adıyla devam etti. O günden itibaren Sanayi Odasında Konukoğlu ailesinin ağırlığı noktasında bir sistemle yönetiliyor. O nedenle Ticaret Odasından ayrı bir konumdalar. Seçimde Meclis Başkanının Adil Konukoğlu, yönetim kurulu başkanının da Adnan Ünverdi olarak devam etmesi Sanayi Odasının çizgisini değiştirmeyeceği anlamına geliyor. Ama bu yeni dönemde sanayinin sıkıntıları konusunda biraz daha fazla ses vermeleri gerektiğini söyleyebilirim…
TİCARET ODASININ FONKSİYONU
Ticaret Odasının fonksiyonu daha farklı konumda. 1898 yılı Osmanlı döneminden bu yana faaliyet gösteren köklü bir kuruluştur. Kurulduğu günden bu yana 30'un üzerinde yönetim kurulu başkanı görev yapmıştır. Odanın misyonu, üyelerinin ticari faaliyetlerini kolaylaştırmak, korumak, tüccarlar ile devlet ve diğer kurumlar arasında bir köprü görevini üstlenmektir. Bunlar arasında Kayıt ve Sicil İşlemleri, Şirketlerin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan iç dış faaliyet Belgesi, Pazar bulma, ihracat, üyelerinin yurt dışına açılıp fuarlar ve iş gezileriyle ikili ilişkileri organize eder… Haliyle mesleki olarak çok kapsamlı ve kalabalık bir nüfusa sahiptir…
Bunun içindir ki, meclis üyesi ve başkan seçimleri çok hareketli olur. Geçmiş yıllarda ciddi tartışmalar ve kavgalar yaşanmıştır. Çok önemli ve birikimli başkanları görev yapmıştır. Bunlar içinde asla unutulmayacak bir Mehmet Aslan gerçeği vardır. Son dönem başkanı Tuncay Yıldırım’da 2018 yılından itibaren tabiri caizse çırak olarak başladığı başkanlığının şu anda ustalıkta zirvesine gelmiştir… Tabii 2108 yılındaki Gaziantep ile şimdiki Gaziantep arasında artık dağlar kadar fark vardır. Üstelik Ticaret Odasında profiller değişmiş, yeni yeni firmalar ve şirketler odaya kayıt olmuştur. Bu çerçeveden hareketle mevcut 47 meslek gurubundan 269 organ üyesi ile 111 meclis üyesinin seçileceği GTO seçimlerinin öyle kolay bir seçim olmadığını belirtmeliyim.
GÖZÜMÜZ TUNCAY YILDIRIM’IN BUNDAN SONRA NE YAPACAĞINA ÇEVRİLDİ
Bu seçimde haliyle yine en ilgi çeken Ticaret Odasının seçimi oldu. Rekabet kadar çekişme, hatta seçim öncesi dedikodular, özellikle Tuncay Yıldırım konusunda aleyhte söylemler dikkatleri bu seçime çevirdi. Karşısına odanın bilinen ismi Tayfun Aygın çıktı ama o da kendi grubuna takılınca Tuncay Yıldırım bir nevi rakipsiz kaldı. Tek sevinilen gelişme, seçimlerde can sıkıcı olayların olmayışıydı. Zaten hepimiz bunu istiyoruz ki o da gerçekleşti. Şimdi yeni meclis üyeleri seçilecek eskilerden bir kısmı yine devam edecek. Bir yönetim kurulu başkanı birde Meclis başkanı seçilecek. İşte burada Tuncay Yıldırım ve yakın ekibine ciddi sorumluluklar düşüyor. Yıldırım ile birlikte son derece uyumlu bir Meclis Başkanlığı yapan Hilmi Teymur “artık yokum” dedikten sonra bu makama gelecek isim çok önemlidir… Çünkü bu makam ne hatır ne gönül, nede arkadaşlık kaldırır… GTO’yu iyi temsil edecek isimler çok önemlidir… Umarım önemli kısmı değişen GTO’nun temsil yeteneğine sahip bir meclis başkanı seçilir… Tüm kurumlarda olduğu gibi GTO artık gençleşmeli, yeni heyecan, yeni fikirler ortaya atacak isimler ön plana alınmalıdır. Sayın Tuncay Yıldırım da takım arkadaşlarını seçerken, odanın değerine değer katacak isimlere önem vermelidir…
Hepinize iyi haftalar