Biliyorsunuz 4 Eylül 2026 tarihli ve 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü özelleştirme kapsam ve programına dahil edildi. Karar yalnızca yolları kapsamıyor tabii. Otoyolların bağlantı yolları ile üzerlerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri, yük aktarma merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıkları da özelleştirme kapsamına alındı. Gaziantepi ilgilendiren yollar bununla sınırlı değil. Çünkü yeni kararın Gaziantep açısından dikkat çeken bir diğer yönü ise daha önce özelleştirme kapsamına alınan otoyolların da yeni süreçle birlikte ele alınacak olması. İşte bu karar ortalığı karıştırdı. Türkiye’de zaten otoyolların büyük bölümünün özelleştirmesi ve çok pahalı olmasından yakınıp duruyoruz. Şimdi işin ucunun şehrimize gelmiş olması, üstelik birde belirsizlik yaşanması hepimizi şaşkına çevirdi. Bu karara büyük tepki gelince haliyle en başta AK Partili Milletvekilleri sosyal medyada vatandaşlara seslendi ve ikna yöntemlerine başladı. Ne var ki bu daha çok öfke yarattı. Millet zaten pahalılıktan geçim derdinden burnundan soluyor, birde Gaziantep’in artık içinden geçer hale gelen çevre otoyollarından da para verip geçileceği endişesi öfke patlaması yarattı.
GAZİANTEP’İN KONUMUNU BİLENLER BİLMEYENLERE ANLATMALI
Şunu iyi okuyalım; Gaziantep Çevre Otoyolu, başka illerdeki çevre otoyollarına benzemez. Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nden itibaren havaalanı başta olmak üzere, şehir hastanesi ile Karataş kesimi, Körkün yolu ile birlikte şehir merkezine kadar insanların, toplu taşımacılar ve nakliyecilerin her gün kullandığı ücretsiz bir şehir içi bağlantı aksıdır. Alınan karara göre bu yolların da ücretli olacağını gösteriyor. Bu durumda sürücüler ne yapacak? Haliyle şehir içine yani eski yollara yönelecek, buna ben dahil. O zaman ne olacak? Zaten büyük sıkıntı yaşayan şehir içi trafiği iyice kilitlenecek. Bu kararı okurken aklıma Fatma Şahin’in çevreyoluna bağlı Dülük tüneli geldi, büyük emek sarfedilen bu tünel içinde ücretlendirme olacak mı? Doğrusu merak ediyorum… Ben açıkça söylüyorum bu iş AK Partilileri çok büyük sıkıntıya sokacak. Ne yapıp edip Cumhurbaşkanına gidilmeli ve Gaziantep’in durumu anlatılmalı, bu kararın yeniden revize ettirilmesi veya kaldırılması sağlanmalı.
UMUT YILMAZ’IN UYUŞTURUCU HAMLESİ
Türkiye’de uyuşturucu sorunu farklı bir yöne evrildi. Baronlar, satanlar, torbacılar derken kullananların sınıfında oldukça dikkat çekici değişim başladı. Çünkü son yıllara kadar kimse sanatçıyı, siyasetçiyi, gazeteciyi dikkate almıyordu. Daha doğrusu ihtimal vermiyordu. Ama bir dokunuldu ortaya inanılmaz gerçekler çıktı. Bu gelişmeler bir yana, işin Gaziantep boyutunda Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz mecliste yaptığı konuşmayla konuyu çok başka yerlere taşıdı. Yılmaz Ankara Keçiören’den başlayan “uyuşturucu testi” akımına yeni bir boyut katarak kendisi ve yardımcıları dahil tüm belediye meclis üyelerinin kan/saç örneği alınarak uyuşturucu testi yapılmasını önerdi. Bununla da kalmadı, bu testin tüm personele de uygulanmasını ama önce kendilerinden başlanmasını gerektiğini söyleyerek, gidip saçından örnek aldırıp kan verdi. Daha sonra yardımcılarının ve hatta edindiğim bilgiye göre abisi Özgür Yılmaz’ın da test yaptırmasını istediği ve hemen yaptırttı.
EN SAĞLAMI ADLİ TIP’TA TEST YAPTIRMAK
Öncelikle birçok konuda eleştirdiğim Umut Yılmaz’ı böyle bir adım atmasından dolayı kutluyorum. Biliyorsunuz özellikle Şehitkamil Belediyesinde uyuşturucu konusunda söylentiler var. Aslında her yerde var, hiç ummadığınız insanlara bakıyorsunuz uyuşturucu kullanıyor. Geçenlerde Başsavcı İsmail Karataş’da dikkat çekti. Ama beni asıl şaşırtan Kokain’in ilk sıralarda yer alması oldu. Oysa ben ateşbuz dediğimiz Metanfetamin’in ucuz olduğundan en fazla onun kullanıldığını sanıyordum. Demek ki, uyuşturucu işi birazcık sınıf değiştirmişe benziyor. Neyse konumuza dönecek olursak bunu önlemek veya ortaya çıkarmak için yapılması gerekenin önce Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın kendisiyle başlatması ve tüm meclis üyeleriyle birlikte personele kadar uzamasını istemesi takdire şayan. Bu arada bir şey daha öğrendim, uyuşturucu için idrar testinde birçok hile yapılıyormuş. O nedenle saç kılı ve kan örneğinde hile yapılamıyormuş. Dahası uyuşturucu tespitinin adli tıp laboratuvarlarında yapılması en doğrusuymuş… Diyeceğim o ki, inşallah Umut Yılmaz’ın başlattığı bu test olayının arkası gelir.
VE GAZİANTEP ÖKKEŞ SABAH’I YARATTI
Madem Umut Yılmaz’dan başladık yine takdir edilecek bir hamlesi için de haliyle biraz da bizim sektörü ilgilendirdiğinden üç-beş kelam etmek zorunluluğum doğdu. Aslında bizim sektör demesem daha iyi olacak, çünkü yapılanın gazetecilikle alakası yok da ondan. Bizim gazeteciliğimizde habercilik veya köşe yazılarımız yüzünden emniyet -adliye arasında yolculuk edip durmak var. Daha doğrusu canı sıkılan hemen şikayet ediyor. En son Leyla Özekşi Polat ile birlikte gidip ifade verdik. Bunlar hep gazetecilik yönlü. Ne kimseye iftira attık ne tehdit ettik, ne tetikçilik yaptık, ne de menfaate dayalı aleyhte yazı yazdık. Bazen yanlışlarımız olduğunda düzeltmesini ve özür dilemesini bildik. Ama onların gazeteciliği bambaşka. Yani şimdiki gazetecilik bambaşka yönlere evrilmiş durumda. Bir cep telefonuyla sayfa düzenle, yaz bir iş adamının aleyhinde, iftira gerçek hiç fark etmez, ortalığı karıştır, sonra istediğini parayı al, haberi kaldır.
BÖYLESİNİ GÖRMEDİĞİMİ SÖYLEMELİYİM
Bakın koskoca bir şehir bu Gaziantep… Ve bu şehir bir Ökkeş Sabah yarattı. Geçmişte de vardı benzeri gazeteci geçinen kişiler. Ama doğrusu böylesine yaratıcı, böylesine kurnaz, iş bilen birisine rastlamadım. Bir kere açıkça itiraf ediyorum; bu Ökkeş Sabah’ın hiç suçu yok yaptıklarından dolayı. Dediğim gibi bunu Gaziantep’in siyasetçisi, sanayicisi ve iş adamları yarattı ve inanılmaz şekilde hem yaşatıyor, hemde ona akıl almaz paralar kazandırıyor. Nereye gitsem benim adım da Ökkeş olduğu için herkes dert yanıyor, ancak yine de onun istediklerini veriyor. Güzel bir bahaneyle “ya para vermezsem beni yazar el aleme rezil olurum” diyor. Ardından, “ya bazen lazım oluyor birisi aleyhinde yazdırmak için onu kullanıyoruz” diyorlar. Dahası Ökkeş Sabah bunları her gittiği yerde gülerek anlatıyor. Dayak yiyor, vuruluyor, dövülüyor, hapse giriyor ama çıkınca yine bildiği yoldan devam ediyor. Biliyorsunuz son olarak Terlemezler mezarlıkta cenaze töreninde feci şekilde dövmüşlerdi, o da karakola gidip şikayetçi olmuştu. Sonra sulh olunca şikayetinden vazgeçti ama cebini ciddi rakamlarla doldurduğunu her tarafta söylemeye başladı. Yani çekinmeden söylüyor her şeyi, yaptıysa yaptığını, kimlerden ne kadar aldığını açıkça anlatıyor. Zaten bu nedenle ona kızamıyorum. Bu şehirde herkes, en üst düzeydeki yetkilisinden en altındakine kadar ne yaptığını biliyor ama sadece izliyorlar.
KOSKOCA FİRMALAR NİYE SESSİZ KALIR Kİ?
İşte buna Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz katlanamadı. Aslında bir ara Umut Yılmaz’ı çok övdü, sonra sanırım talebi karşılanmayınca desteğini çekip saldırmaya başladı. O zaman şikayet üzerine tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Belli bir süre sonra çıktı hapisten, azıcık durulmuştu ama sonradan yine coştu. Kebapçıya gitti, kadayıfçıya gitti, lokantacıya gitti hep aleyhte haber yaptı. Hele koskoca Erdemoğlu’na aylardır neler yazıyor akıl alır gibi değil. Hatta aracılar konulduğunu bile duydum. Nedenini yazmaya gerek yok. Fakat o kadar ileriye gitti ki, bizler gazeteci olarak onun yazdığının yüzde birini yazsak soluğu doğruca emniyet ve savcılığın yanında alırken bunun adeta dokunulmazlığı vardı sanki. Biraz da kurnazca işi biliyordu aslında, iktidar partisini destekliyor, il başkanına sahip çıkıyor, Vali için destekleyici haberler yapıyor, emniyet müdürüne övgüler yağdırıyordu. Yani kendine göre arkasını sağlama alıyordu. Vallahi kim ne derse desin inanın takdir ediyorum. Çünkü Türkiye’nin önde gelen şehrinde bu kadar aleni işler yapacak kadar kendini özgür görüyorsa takdir etmeyecek de ne yapacaksınız ki?
BU ŞEHİRDE SADECE ÖKKEŞ SABAH YOK…
Son hamlesi yine Umut Yılmaz’a saldırmak oldu. İşte orada işler değişti çünkü Umut Yılmaz kendisine yönelik iddia veya iftira nedeniyle ki, işin ucu biraz da adliyeyi ilgilendirdiğinden hemen gözaltına alındı ve mahkemeye çıkartılarak hapse atıldı. Edindiğimiz bilgilere göre hakkında çok şikayet dosyası var. Bunlardan en fazla olanı Bekir Öztekin’di. Hep şikayetçi oldu hatta o dosyaları bana gönderdiler ama bir şey çıkmadı. Bekir hoca bunu yanına yanaştırmazdı ama ne olduysa oldu son dönemlerde Ökkeş Sabah yanından ayrılmaz oldu. Bekir hocaya bunu niye yaptın diyenlere, “ya ne yapayım allem etti kullem etti geldi. Sonra da benim aleyhimde yazması için para aldığını itiraf etti” demişti. Yazım çok uzun oldu farkındayım ama Gaziantep’in acı gerçeği olduğundan yazmak zorunda kaldım. Bu arada sakın bu şehirde sadece Ökkeş Sabah olduğunu sanmayın. Onun gibi onlarcası var maalesef… Onlar işini gayet güzel götürüyor, tek yüzüne gözüne bulaştıran Ökkeş Sabah’tır…
HEPİNİZE İYİ HAFTALAR