Merhaba Gaziantepli futbol severler..
Geçtiğimiz cumartesi günü Erzurum futbol takımıyla Gaziantep futbol takımının karşılaşmasını izledik. Bu karşılaşmayı da yine aldığımız yenilgi nedeniyle geride bıraktık.
Erzurum karşılaşmasındaki görüntü, özellikle karşılaşmanın ikinci yarısında çok kötüydü, çok üzücüydü. Bizim takımdan daha zayıf bir takımın bizi eze eze yenmesi hiç hoş bir görüntü değildi.
Bu durumun en baş sorumluları bana göre hiç kuşkusuz takımın yönetim kurulu. Takımın her ne sorunu varsa sezon başlamadan önce çözülmeliydi, kongre yapılacaksa sezon başlamadan yapılmalıydı, başkan ve yönetim bırakacaksa sezon başında bırakmalıydı. Sezon başlamış, dokuzuncu hafta geride kalmış, ortaya yönetim sorunu çıkıyor, takımın isteği yok olmuş, takım her hafta yeniliyor ve hızla dibe doğru gidiyor.
Yönetimin diğer bir yanlışı da hoca seçimi, bu konuyu aşağıda açıklayacağım.
Bu konuya başta Büyükşehir olmak üzere bütün belediyelerimiz el atmalı; kulübe gelir sağlayacak otopark gibi, AVM gibi işletmeler açılmalı, kişilerden yardım isteyerek nereye kadar kulübe gelir aranacak daha. Toplanan yardımlar gelir getirici yatırımlara dönüştürülürse kulübün kimsenin desteğine de muhtaçlığı kalmayacaktır.
Belediyelerimiz kulübe destek amacıyla iyi organize olmuş alt yapılar kurarak, iyi oyuncular yetiştirerek takıma katkı verebilirler. Avrupa ülkelerindeki alt yapılarda yetişen oyuncuları görüyoruz, orada oyuncu yetişiyor da burada neden yetişmiyor? Belediyelerimiz bunu araştırmalı, incelemeli, gerekirse yurt dışından alt yapı hocaları getirerek Gaziantep takımı için oyuncu yetiştirerek takıma destek olmalılar. Belediyeler doğrudan para vererek destek olamayacağına göre oyuncu yetiştirerek, takıma oyuncu kazandırarak destek olabilirler.
Gelelim yönetimin diğer yanlışı olan hoca seçimine; alınan kötü sonuçlardan sonra Orhan Ak ve ekibinin yetersiz kaldığı daha da belirginleşiyor. Sizce Erzurum takımının parasal desteği bizim takımdan çok mu iyi? Bana kalırsa Erzurum takımı da kısıtlı bir parasal kaynakla takımı yürütmeye çalışıyorlar, birçok Anadolu takımında da durumun aynı olduğu kanısındayım. Geçen sezon çok iyi işler yapan Samsun takımının, Konya takımının da parasal sorunlarla sıkıntıda oldukları kanısındayım. Hatta zirveye oynayan Amed spordan bir yönetici de Beşiktaş karşılaşması sonrası bu yönde açıklama yapmıştı. Yani para sıkıntısı hemen bütün Anadolu takımlarında var.
Bu durumda takımın başarı sağlamasında takımın teknik ekibine çok iş düştüğü kanısındayım. Oyuncu emeğinin karşılığını almayınca isteksiz olacaktır, bu kesin, işte iyi hocalık burada etkili olacaktır. Daha önce Gaziantepspor da görev yapan Okan Buruk döneminde de aynı sorunlar vardı, rahmetli Sakıp Özberk hoca zamanında da aynı sorunlar vardı, ama hiç böyle kötü oyun yoktu, böyle ezilerek yenilme yoktu.
Yani, takımın yönetim sorunu çözülünceye kadar bu kötü görüntüyü gidermek başta Orhan Ak hoca ve teknik ekibe düşüyor. Takıma antrenmanı her hoca yaptırır ve takımı fizik olarak hazırlayabilir, ama oyuncuları motive etmeyi ( güdülemeyi ) her hoca beceremez, işte bizim hocalarımızın bu dönemde yapacakları en önemli iş takımı motive etmek olmalı, bu yönde çalışmalılar, hocalıkları burada belli olacaktır.
Erzurum takımının hocası Serdar Delibalta’yı gördük, bizim takımdan güçlü olmayan takımını çok iyi motive etmişti, takımını haddini bilerek oynattı, oyunu kendi alanında iyi savunma yaparak ve topu rakibe ( bizim takıma ) bırakarak oynattı, kontra ataklarla da golü bularak maçı kazandırdı. Serdar hoca takımını beşli savunma yaptırarak oynattı, orta alanda savunmaya yardım eden üç orta alan oyuncusu ve ileride hızlı ve becerikli iki forvetle oynattı, takımını kazandırdı.
Yani, bu köşedeki yazılarımda her zaman yazdığım gibi oynattı Serdar hoca Erzurum takımını.
Şimdi sıra Trabzon karşısında Orhan hoca ve ekibinin ne yapacağına geldi; önceki karşılaşmalarda olduğu gibi bu isteksizlikle, ikili savunmayla ve açık oynatarak Trabzon karşısına çıkarlarsa vay halimize, farklı yenilerek döneceğimiz kanısındayım.
Takımımız Trabzon karşısında üçlü savunmayla oynatılmalı, savunmada Sylla, sakatlığı engel değilse Arda, eğer Arda’nın sakatlığı sürüyorsa genç Efe Sarıkaya ve cezası yoksa Abena olabilir, Abena cezalıysa yerine sakat değilse Meleke olabilir, o da sakatsa Peres olabilir. Bu durumda savunma sakat ve cezalılar çıkarsa Sylla-Efe-Peres üçlüsüyle kurulacak gibi. Sol bek olarak Kerim, sağ bek olarak da Peres savunmada oynatılışa Salahattin oynatılabilir.
Orta alanda savunma önünde ön libero olarak sakatlığı yoksa Meleke oynatılmalı, sakatlığı varsa Oğün veya Gidado olabilir. Ön liberonun önünde Kozlowski- Maxim- Sorescu üçlüsü olabilir, Maxim’in yerine formda olan Gassama da olabilir. İleri de de kötülerin en iyisi olarak Halil oynatılabilir.
Bu şekilde kurulan takım iyi savunma yaparak ( rakibin paslaşmasını bozarak, şut çekmesini engelleyerek, orta yapmasına fırsat vermeyerek), topu rakibe bırakarak, kontra ataklarla gol arayarak oynatılırsa ve oyuncular iyi motive edilirse beraberlikle veya beklediğimizden daha da iyi olursa yenerek dönebiliriz kanısındayım.
Trabzon karşısında takıma ve teknik ekibe başarılar diliyorum.