Merhaba Gaziantep Futbol kulübü taraftarları ve futbol severler…
Gaziantep FK ile Kocaelispor karşılaşması iki denk takımın karşılaşması gibiydi başlangıçta, daha karşılaşmanın başlarında rakibin kaleyi bulan bir şutunu gördük, sonra bizim takım etkili olmaya başladı, ancak Draguş’un bireysel ve beceriksiz oyunu etkili olmamızı engelledi, kaptırdığı top da gol oldu ve yıkımın başlangıcı oldu.
Yenilginin tek nedeni Draguş değildi, yenilginin diğer bir nedeni de hakemin yanlı kararlarıydı. ANCAK yenilmemizde Draguş’un kötü olması ve hakemin yanlı yönetiminden daha çok Burak hocanın yanlış takım kurgusu, yanlış oyun anlayışının daha etkili olduğu kanısındayım. Hatta yenilgide bu nedenlerden daha da etkilisi yönetimin liğ arasında Nihad Mujakiç dışında iyi oyuncu ve doğru oyuncu getirememesi olduğu kanısındayım.
Yenilginin nedenlerini ayrıntılı olarak irdeleyelim; Yukarıda da belirttiğim gibi yenilginin asıl nedeni Draguş’un kötü oyunu ve hakemin kötü yönetimi değildi, bunlarda birer nedendi, ancak asıl neden Burak hocanın yanlış takım kurgusu ve yanlış oyun tarzıydı; rakibimizle hemen hemen aynı durumdayız, konum olarak yerimiz de kötü değil, rakibin bizi yenmek için bastıracağı da belli, bütün bunlara rağmen bizim baskın ve açık oynamamıza ne gerek vardı? Daha önce de çok kez yazdım, bizim takım baskın ve açık oynayacak kadar güçlü değil, daha karşılaşmanın başlarına açık oynadığımız için neredeyse gol yiyecektik. Bizim takım aynı Sakıp hocanın dönemindeki gibi aynı Sumudica’nın dönemindeki gibi kendi yarı alanımızda rakibi bekleyerek, topu rakibe bırakarak, savunmada boşluk vemeden sıkı savunma yaparak beklemeli, ani karşı ataklarla (kontra) gol arama biçiminde oynamalıydı. Kazandığımız dış karşılaşmaları izlediğimizde bu biçimde kazandığımızı görebiliriz( örneğin Kayseri karşılaşması). Savunmamızda savunma deneyimi eksik oyuncu varken ( Talha) ve asıl görevi sağ bek olan Sangare’yi stoper olarak oynatırken açık oynamak doğru değildi. Savunmanın üçlü kurulması doğruydu, savunma önünde Oğün’ün tek bırakılması yanlıştı, yanında Melih de olmalıydı, sol tarafta Rodrigues ile başlanmalıydı, sol tarafta sol ayağı olmayan oyuncularla başladığımız için sol taraf yok gibiydi. Üçlü savunma (Arda, Talha, Sangare), önlerinde Oğün ve Melih çift ön libero, solda Rodrigues, sağda Peres veya Sorescu’da oluşan dörtlü orta alan, önlerinde oyun kurucu ve yetenekleriyle yaratıcı Maxim ve Kozlewski, ileride de Bayo olacak biçimde takım kurgulanmalıydı. Bu kurguyla oyuna başlayan ve iyi savunma yaparak ani karşı ataklarla oynayan takımımızın kolay kolay yenilmeyeceği kanısındayım.
Burak hocanın gözlemlediğim diğer bir yanlışı da oyuncuları yarışmaya sokamaması; sezon başından beri Peres’i oynatan hoca son maçlarda Sorescu’yu oynatmaya başladı, bir oyuncuyu oynatmaya başlayınca diğeri yok gibi davranıyor, oysa bunları yarım devre değişikli oynatarak yarışmaya sokması takım için hazır oyuncu sayısı açısından iyi olacaktır, bir zamanlar Sumudica’nın Kenan Özer ve Muhammed Demir’e uyguladığı gibi.
Oyun kurgusu ve açık oyun isteği nedeniyle Gençlerbirliği karşısında da yenilmiştik, çok hareketli ve yırtıcı oynayan Gençlerbirliği karşısında da dağılmıştı, ZORDA olan Gençlerbirliği takımıydı, onlar saldırırken biz avcı gibi beklemeli ve fırsat bulunca (kontra) avlamalıydık. Açık oynayarak biz avlandık. Bu nedenle Draguş kötü günündeydi, hakem kötüydü diye yanlışlarımızı görmezden gelmeyelim, aynı yanlışları Trabzon karşısında da yapmayalım. Yukarıda belirttiğim kurgu ve anlayışla oynadığımızda Trabzon takımını da yenebiliriz.
Ancak takımın aldığı yenilgilerde hocanın yanlış kurgusu ve oyun anlayışından daha etkili olan diğer neden de yönetimin yaptığı transferlerin yetersizliği ve yanlışlığıdır. Devre arasında getirilen oyunculardan yalnız Nihad Mujakiç doğrudan oynayan ve takıma katkı veren bir oyuncu, diğer ara transfer oyuncularından Draguş takıma yarar yerine şimdilik zarar veriyor. Gidado’yu henüz göremedik, Gassama’nın da kiralık giden Bacuna’da bir farkı yok gibi duruyor. Yani ara transferde takıma yararı olan tek oyuncu gelmiş oldu. Transferdeki diğer yanlış da alınan oyuncuların hep aynı tarzda ve hep sağ ayaklı olmaları ( Nihad dışındakiler). Takımda sağ ayaklı orta alan oyuncusu zaten varken yine sağ ayaklı olan Gidado ve Gassama’ya ne gerek vardı. Bu iki oyuncunun yerine takımda doğrudan oynama yeteneğinde olan SOL AYAKLI bir sol bek bir de SOL AYAKLI sol açık veya sol iç oyuncu alınmalıydı. Böyle transfer yapılsaydı hocanın değişik oyuncu oynatarak takımın gücünü ve etkisini değiştirme şansı da artırılmış olunurdu. Israrla sol ayaklı oyuncu olması gerekliliğini belirtiyorum, çünkü sol taraftan ters ayaklı oyuncularla etkili olamıyoruz, Gaziantepspor da bir zamanlar Erhan Albayrak ve İbrahim Üzülmez birlikte oynatılırdı, ve takımın sağ tarafı gibi sol tarafı da etkili olurdu. Bu transferlerle hoca oyuncu değiştirse de takımın gücünde bir değişiklik olmuyor. Gençlerbirliği getirdiği oyuncularla nasıl değişik bir takım olmuş gördük, bunu yapan da Gençlerbirliği yönetimi. Yani bizim yönetim Gençlerbirliği yönetimi gibi ara transferde takımın gücünü artıracak oyuncu getiremediler, bizleri böyle bocalayıp duran takımı izlemek durumunda bıraktılar.
Trabzon karşısında takıma ve hocalarımıza başarılar diliyorum, umarım uyarılarımız önemsenir..