Merhaba sevgili futbol severler..
Uzun süredir yazmaya fırsatım olmuyordu, son Çorum karşılaşmasında aldığımız yenilgi nedeniyle canımız çok sıkıldı, aldığımız farklı yenilgiden çok takımın oyunu, isteksizliği ve kırılganlığı gelecek için bizi daha çok üzdü, görebildiğimiz kadarıyla eksik yönleri ortaya koymaya çalışalım diye yazmak istedim.
Sezona geçen sezon göreve getirilen Mirel Rodai ile başlayan takımımız, hocanın bekleneni verememesi nedeniyle yollar ayrılmıştı, yerine Orhan Ak hoca ve ekibi getirilmişti. Orhan hoca ve ekibi takım üzerinde olumlu etki yapmıştı, dışarıda Göztepe’yi yenmiştik, içeride Fenerbahçe ile berabere kalmıştık. İyi gidiyoruz derken Kocaeli karşılaşması gerçekleri ortaya koydu; takım yanlış kuruluyordu, yanlış oyuncular seçiliyordu, çok çabuk moralimiz bozuluyordu ve yeniden toparlanamıyorduk. Görüldüğü gibi bunların hepsi hoca yanlışları.
Ulusal takımın maçları nedeniyle verilen arada hoca ve ekibi takımı daha iyi tanırlar, eksiklikleri giderirler diye beklerken Çorum karşısında çok daha kötü durumda bir takım izledik. Verilen arada oyuncuları daha iyi tanımak için hazırlık maçları yapılmalıydı, gerekli görülüyorsa yükleme antrenmanları yapılmalıydı, oyuncuların kaynaşması için yönetimin olduğu, kentin ileri gelenlerinin olduğu ve hocaların olduğu yemekli bir toplantı düzenlenebilirdi, bu iş için belediyelerimizden destek alınabilirdi.
Değerlendirmeye Kocaeli karşılaşmasıyla başlayalım; Kocaeli karşılaşmasına iyi başlamıştık, ilk yarı boyunca etkili ataklar geliştirdik, ancak rakip kalesine yaklaşınca oyuncularımız etkili olamıyordu, yardımlaşmıyorlardı, rastgele şutlarla gol arıyorlardı. Rakibin hocası Selçuk İnan yanlışları görmüştü, takımını uyarmıştı, şans da çalışandan yana olunca uzakta atılan öylesine bir şutla öne geçtiler. Bizim takım golden sonra oyunda iyice geriledi, Orhan hoca oyuncu değişiklikleriyle oyunu etkileyemedi ve ikinci gol geldi. Her iki golde de rakip oyuncuların şutlarına engel olunmaması çok ilginçti, bir süper liğ takımının rakibe bölesine şut çektirmesi hiç hoş görüntüler değildi. İlk yarı çaba gösteren takıma devre arasında hoca tarafından hiçbir şey söylenmemişti sanki, oysa rakibin kendini toparlayacağı düşünülerek oyunculara teknik ekibimiz tarafından gereken uyarılar yapılmalıydı, gereken oyuncu değişimleri ve oyun kurgusunda gereken değişimler yapılmalıydı.
Çorum karşılaşmasının rakibin kadrosunun iyiliği nedeniyle zor geçeceği belliydi, verilen arada eksiklikler giderilir ve iyi bir sonuç alırız diye beklerken, Kocaeli karşılaşmasından daha kötü oldu, ne oyun vardı, ne düzen vardı, ne yardımlaşma vardı, hiçbir umut yoktu kazanmak için, son derece isteksizdi takım.
Takımın isteksizliğini çözmek yönetimin işi, sorun ne ise bulmaları ve çözmeleri gerekir.
Gelelim teknik ekibin çözmesi gereken sorunlara; gerek Rodai döneminde gerek se Orhan hoca döneminde takım açık oynatılmaya çalışıldı ve çalışılıyor, böyle oynatılınca her zaman gördüğümüz gibi rakibe çok boş alan bırakıyoruz ve Çorum karşısında olduğu gibi çok kötü yeniliyoruz. Burak Yılmaz biz ilk geldiğinde yanlış hatırlamıyorsam Kasımpaşa ile dışarıda oynamıştık, o karşılaşmada Burak hoca takımı üçlü savunma ile oynatmıştı, iyi kapanmıştık ve bulduğumuz kontra ataklarla da karşılaşmayı kazanmıştık. Zamanında rahmetli Sakıp hoca da üçlü savunma ile takımı iyi kapatır ve kolay yenilmezdik, sonraları Sumudica döneminde de takım üçlü savunma ile oynar ve iyi kapanarak rakibe boşluk vermezdi ve kolay yenilmezdi. Hem Sakıp hocanın hem de Sumudica’nın dönemleri takımın maç maşına en çok puan kazandıkları dönem olmuştu.
Geçmişteki başarılı dönemleri anımsadıktan sonra önümüzdeki Başakşehir karşılaşmasında nasıl başarılı olabilirizi değerlendirelim;
Öncelikle bizim takımın üçlü savunma ile oynaması gerektiğini vurgulayalım, savunmada Arda veya Abakar, yanında Abena, bunların da önünde ve savunmaya yakın olarak bir libero gibi Meleke oynatılmalı, hatta dışarıda oynarken savunma soldan sağa Abakar- Abena- Arda olarak kurulmalı, önlerinde Meleke oynatılalı. Sağ tarafta Peres, sol tarafta Kerim olacak şekilde savunma kurgulanmalı.
Orta alan kurgulanırken orta alanın ortasında Maxim oynatılıyor, Maxim takımın en çok çabalayanı ve en iyi oyun yapan oyuncularından birincisi, ama artık eskisi gibi yeterli değil, değişikli oynatılmalı, yerine genelde Camara alınıyor, Camara iyi bir oyuncuydu, ama artık çok bireysel oynuyor, takıma katkı veremiyor, bu oyuncuyla bire bir görüşülmeli ve daha etkili olması için takım oyunu oynaması yönünde konuşulmalı, etkili bir Camara takıma çok değer katacaktır. Eğer sakatlığı yoksa ve üçlü savunmada Arda da oynatılacaksa orta alanda soldan sağa doğru Kozlowski- Maxim-Sorescu ile orta alan kurulmalı, Arda oynatılmayacaksa orta alan Camara- Maxim- Kozlowski biçiminde kurulmalı, ileride de Halil- Sorescu ikilisi oynatılmalı. Tek forvetle üretken olamıyoruz, ayağında top tutabilen ve şut çekme özelliği iyi olan Sorescu ileride forvetin yanında iyi iş çıkaracaktır kanısındayım.
Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi kulan takım oyunu kendi alanında kabul ederek oynayacak, topu rakibe bırakacak ( Sumudica’nın döneminde olduğu gibi) biçimde oynatılırsa kontra ataklarla çok atacağımız kanısındayım. Aksi durumda güçlü bir takım gibi baskın oynatılmaya çalışılırsa daha çok Çorum karşılaşması gibi sonuçlarla karşılaşrız.
Umarım uyarılarımız önemsenir ve bu kötü gidiş durdurulur.
Başakşehir karşında takıma başarılar diliyorum.
AHMET YILDIZ