Türkiye son yılların en hassas ve en tartışmalı dönemlerinden birinden geçiyor.

Kimileri buna çözüm süreci, kimileri kardeşlik süreci diyor.

Elbette herkesin düşüncesi, görüşü ve siyasi değerlendirmesi farklı olabilir.

Ancak bazı konular vardır ki siyaset üstüdür.

Bazı konular vardır ki parti rozetlerinin, seçim hesaplarının ve günlük siyasi tartışmaların çok ötesindedir.

Şehitlerimizin hatırası da bunlardan biridir.

Bugün toplumun önemli bir kesiminin rahatsızlık duyduğu konu; terör nedeniyle on binlerce insanın hayatını kaybettiği, binlerce güvenlik görevlimizin şehit olduğu bir dönemin ardından, terör örgütü PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen söylemlerin ve özgürlük taleplerinin giderek daha görünür hale gelmesidir.

Rahatsızlık duyulan nokta yalnızca bir siyasi görüş ayrılığı değildir.

Rahatsızlık duyulan nokta vicdandır.

Çünkü bu ülkede hâlâ evladının mezarını ziyaret ederken gözyaşlarını tutamayan anneler vardır.

Hâlâ bir fotoğraf karesine bakarak yaşayan babalar vardır.

Hâlâ vücudunda taşıdığı şarapnel parçalarıyla hayatına devam etmeye çalışan gazilerimiz vardır.

Bu nedenle toplumun önemli bir kesimi, terörle özdeşleşmiş isimler üzerinden oluşturulan söylemleri kabul etmekte zorlanmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde AVAZ Araştırma ve Strateji Merkezi tarafından yayımlanan kamuoyu açıklamasında da ifade edildiği gibi; terör örgütü elebaşı adına özgürlük talepleriyle düzenlenen organizasyonların, milletimizin ortak vicdanını yaraladığı ve şehitlerimizin hatırasına saygısızlık olarak görüldüğü vurgulanmıştır.

Bu açıklamayı okurken yalnız olmadığımı hissettim.

Çünkü aynı hassasiyetleri taşıyan milyonlarca insan olduğunu biliyorum.

Üyesi olmaktan onur duyduğum Hürriyetçi Sendikalar Federasyonu’nun, Türk Ocakları’nın ve çeşitli milli sivil toplum kuruluşlarının da benzer açıklamalar yapmış olması, milletimizin temel değerleri konusunda hâlâ güçlü bir ortak vicdanın varlığını göstermektedir.

Bu durum bana umut vermektedir.

Çünkü mesele herhangi bir siyasi partiyi desteklemek ya da eleştirmek değildir.

Mesele, terörün ve terörün açtığı yaraların meşrulaştırılmasına karşı ortak bir duruş sergileyebilmektir.

Pir Sultan Abdal’ın yüzyıllar önce söylediği bir söz vardır:

“Dostun attığı gül yaralar insanı.”

Bugün birçok şehit ailesinin, gazimizin ve vatanına gönülden bağlı insanın hissettiği duygu tam da budur.

İnsan bazen karşısındakinden değil, yanında olduğunu düşündüklerinden hayal kırıklığı yaşar.

Bu nedenle son günlerde Ankara’da düzenlenmesi planlanan “Bayrak Açıyorum” mitingini önemli buluyorum.

Bu mitingin anlamı yalnızca bir siyasi organizasyon değildir.

Bu miting, milletimizin ortak değerlerine sahip çıkma çağrısıdır.

Bu miting, şehitlerimizi unutmayanların sesidir.

Bu miting, Türk milletinin sessiz olmadığını gösterme çabasıdır.

Ne yazık ki çalışma şartlarım nedeniyle 28 Haziran’da Ankara’da düzenlenecek bu organizasyona katılma imkânım olmayacak.

Bunun üzüntüsünü samimiyetle yaşıyorum.

Orada bulunup Türk bayrağının altında aynı duyguları paylaşan insanlarla omuz omuza durmayı isterdim.

Bu vesileyle organizasyona destek veren başta İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu olmak üzere, emeği geçen teşkilat mensuplarını, sivil toplum kuruluşlarını ve milli hassasiyetleri önceleyen herkesi gönülden kutluyorum.

Katılsın ya da katılmasın, aynı duyguları taşıyan milyonlarca insanın varlığı bile başlı başına önemli bir mesajdır.

Çünkü bu ülke kolay kurulmadı.

Bu bayrak kolay dalgalanmadı.

Bu vatan kolay vatan olmadı.

Siyaset gelir geçer.

Partiler değişir.

İsimler değişir.

Ama milletlerin hafızası kolay değişmez.

Türk milleti de günü geldiğinde yaşananları, söylenenleri ve sessiz kalınanları kendi vicdan terazisinde mutlaka tartacaktır.

Ve unutulmamalıdır ki bazen konuşanlar kadar susanlar da tarihin not defterine yazılır.


"Bir insanın gerçek yüzünü, kendi menfaati ile bir başkasının hakkı çatıştığı zaman görürsünüz."

"Susmak çoğu zaman bir erdem değil; çıkarı zedelenmesin diye korkakların seçtiği konforlu bir yoldur."

Sessiz kalanlarda tarihi not defterine yazılır bunu unutmamak dileğiyle, Hayırlı Cumalar🤲