“Bir Süre IBAN’ını Kullanalım” Diyenlere Dikkat: İyilik Diye Başlayan İşler Karakolda Bitebilir

Eskiden komşular birbirinden şeker isterdi, matkap isterdi, bazen de araba anahtarı ödünç alınırdı. Günümüzde ise yeni nesil rica çoğu zaman aynı cümleyle başlıyor: “Bir süre IBAN’ını kullansak olur mu?”

Bu talep genellikle masum bir açıklamayla sunulur. Hesapta geçici bir sorun olduğu söylenir, para transferinin teknik bir sebeple yapılamadığı anlatılır ya da işlemin tamamen güvenli olduğu özellikle vurgulanır. Böyle anlarda birçok kişi aynı düşünceye kapılır: “Sadece para gelecek, benim ne sorumluluğum olabilir?”

Oysa banka hesabı yalnızca para giriş çıkışının yapıldığı bir araç değildir. Hukuk açısından banka hesabı, kişinin ekonomik kimliğinin bir parçası kabul edilir. Hesaptan geçen para kime ait olursa olsun, ilk inceleme her zaman hesap sahibi üzerinden yürütülür. Bir soruşturma başladığında sistem önce parayı kimin harcadığını değil, paranın hangi hesaptan geçtiğini tespit eder.

Uygulamada karşılaşılan olaylar çoğu zaman benzer şekilde gelişir. Dolandırıldığını fark eden bir kişi savcılığa başvurur, para hareketleri incelenir ve zincirin sonunda yalnızca IBAN sahibi belirlenir. O kişi genellikle şaşkındır; çünkü kendisini olayın tarafı olarak görmez. Açıklaması da çoğunlukla aynıdır: “Ben sadece yardımcı olmuştum.”

Ceza hukuku açısından mesele yalnızca niyet değildir. Kişinin öngörülebilir bir riski kabul edip etmediği de değerlendirilir. Hesabını başkasının kullanımına bırakan kişi, paranın kaynağını sorgulama ve hesap hareketlerini kontrol etme yükümlülüğünü de üstlenmiş sayılabilir. Bazı dosyalarda bu durum, suça yardım etme veya suçtan elde edilen paranın aktarılmasına aracılık etme iddialarına kadar uzanabilir. Böyle bir ihtimal yalnızca para cezası anlamına gelmez; hapis cezası riskiyle karşılaşılması da mümkündür.

Gerçek hayatta sık rastlanan bir örnek durumu daha net anlatır: Tanıdığı birine hesabını kısa süreliğine kullandıran bir kişi, aylar sonra dolandırıcılık soruşturması kapsamında ifadeye çağrıldığını öğrenir. Parayı hiç görmemiş olsa bile hesap hareketleri nedeniyle dosyanın şüphelileri arasında yer alır. Sürecin kendisi bile çoğu zaman başlı başına yıpratıcıdır.

Risk bazı meslek grupları açısından daha ağır sonuçlar doğurabilir. Özellikle kamu kurumlarında çalışan kişiler hakkında bu tür suçlamalarla soruşturma başlatıldığında, ceza davasının sonucu beklenmeden görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanabilir. Bu karar kesinleşmiş bir ceza anlamına gelmese de kişi uzun süre görevinden ayrı kalabilir ve mesleki itibarı ciddi şekilde etkilenebilir. Birçok kamu çalışanı, yalnızca hesabını kullandırdığı bir işlem nedeniyle böyle bir süreçle karşılaşabileceğini hiç düşünmemiştir.

Günlük hayattan basit bir benzetme durumu açıklamaya yeter: Aracınızı bir tanıdığınıza kısa süreliğine verdiğinizi düşünün. Araç daha sonra bir olaya karıştığında direksiyonda siz bulunmasanız bile ilk sorulan soru aracı kime ve neden teslim ettiğiniz olacaktır. IBAN kullandırılması da aynı sorumluluk mantığıyla değerlendirilir.

Toplumda yaygın bir inanışa göre tanıdık birine yapılan iyilik sorumluluğu azaltır. Ancak banka kayıtları kişiler arasındaki güven ilişkisini değil, yalnızca işlemi gösterir. Arkadaşlık, akrabalık ya da iyi niyet finansal kayıtlarda yer almaz.

IBAN paylaşmak günlük hayatın doğal bir parçasıdır. Para almak, ödeme yapmak veya alışveriş gerçekleştirmek için kullanılır. Buna karşılık IBAN kullandırmak, çoğu zaman başkasına ait hukuki riskin fark edilmeden üstlenilmesi anlamına gelir.

Bazen iyi niyetle “Tamam, benim hesabımı kullanabilirsin.” demek, hayatınızda ciddi sorunların başlangıcı olabilir.