(Gaziantep Gastronomisi, Dijital Gurmelerin Yutabileceği Bir Çerez Değildir!)
Bir süredir bu köşeden uzak kaldık. Doğrusunu söylemek gerekirse, biraz Akademik Yoğunluk, biraz Gündemin Sürükleyiciliği, biraz da Gaziantep Gastronomisinin kendi içinde yaşadığı Değişimleri dikkatle izleme isteği nedeniyle kalemi dinlendirmeyi tercih ettik. Ve gördük ki, Gaziantep Gastronomisinde meseleler bitmiyor. Bugün ele alacağımız konu da son dönemde mutfağın, ustalığın, hizmet kalitesinin, fiyatların ve gastronomi turizminin yanında yeni bir tartışma alanı olarak karşımıza çıkan Dijital Gurmeler..!
Bugün artık Gaziantep'te bir yiyecek-içecek işletmesi varlığı kadar, o mekânın hangi sosyal medya hesabında kaç kez paylaşıldığı da konuşulmaya başlandı. Nasıl ki bir yemeğin yapılmadan önce malzemesi sıralanıyor, şimdilerde bu ürünün yayınlanmadan önce etkileşimi hesaplanıyor. İşte tam bu noktada şunu sormak gerekiyor;
Bu Dijital Gurmeler Akımı, Gaziantep Gastronomisini Geliştirmeye mi Çalışıyor, Yoksa onu Sosyal Medya İçeriklerine Dönüştürerek Tüketmeye mi..?
Öncelikle belirtelim ki Gastronomi Bilgi İşidir, Sadece Görüntü Değildir..!
Sakın yanlış anlaşılmasın, tanıtıma karşı değiliz. Gaziantep sevdalısı herkes gibi biz de şehrimizin daha fazla tanınmasını, daha fazla turist çekmesini ve gastronomik değerlerinin dünyaya açılmasını isteyenlerdeniz. Ancak tanıtım ile şov arasındaki ince çizgiye dikkat etmezseniz, ortaya çok ciddi sorunlar dökülür. Bu anlamda son zamanlarda öyle bir noktaya geldik ki, gastronomi hakkında konuşanların sayısı neredeyse gastronomide çalışanların sayısını geçti.
Her gün, ama her gün yeni bir "gurme", yeni bir "lezzet avcısı", yeni bir "yemek uzmanı" ile karşılaşıyoruz. Daha da ilginci, bunların önemli bir kısmı birkaç restoran gezisi ve birkaç yüz bin görüntülenme sonrasında kendisini gastronomi otoritesi ilan edebiliyor.
Oysa Gastronomi;
- yalnızca yemek yeme,
- yalnızca fotoğraf çekme,
- yalnızca video paylaşmak Hiç Değildir..!
Gastronomi; tarih, kültür, üretim, coğrafya, ekonomi ve insan emeğinin birleşimidir.
Bir başka ifadeyle gastronomi; tabağa gelmeden önce başlayan ve tabak boşaldıktan sonra da devam eden bir kültürel süreçtir.
Yeni Dönemin En Büyük Sorunu: Bilgi Eksikliği Değil, Ölçüsüz Özgüven..!
Gaziantep mutfağı üzerine yorum yapan bazı içerikleri izlediğimde dikkatimi çeken şey, bilgi eksikliğinden daha farklı bir durum. Cehaleti, bilgilenip yenebilirsin. Asıl dikkatimi çeken şey, bilgisizliğe rağmen sergilenebilen özgüven.
İnsan gerçekten hayret ediyor;
- daha Kadayıf ile Künefeyi ayırt edemeyenler...
- Baklava üretim aşamalarından habersiz olanlar...
- Beyranın tarihsel arka planını duymamış olanlar...
-Ama ne gam, buna rağmen şehir gastronomisini puanlayanlar...
Bu durum artık eleştiri olmaktan çıkıp bir çeşit dijital ahkâm kesme arenasına dönüşmüş durumda. Yalnız burada Dijital Gurmelerimizin kaçırdıkları bir detay var; gastronomi değerlendirmesi yapmak, bir futbol maçı için kahvede yayılarak hakeme-futbolcuya atıp-tutmaya benzemez.
Bir Gastronomi Değerlendirmesi Yapabilmen için;
- Bilgili,
- Deneyimli ve Karşılaştırma Yapabilecek Bir Birikiminin Olması Gerekir…
Dijital Gurmelerin Yarattığı Algı Kaosu
Bugün gastronomi sektöründe yeni bir ekonomi oluşmuştur. Buna "algı kaosu" demek yanlış olmayacaktır. Bir video paylaşımı binlerce kişiye ulaşabiliyor ve o işletmenin müşteri sayısını birkaç gün içinde katlayabiliyor. Ya da yanlış, yüzeysel bir değerlendirme yılların emeğine zarar verebiliyor.
Dolayısıyla mesele artık yalnızca tanıtım değildir. Mesele, ekonomik sonuçlar doğurabilen ve kontrolsüz bir şekilde yürüyen bir algı sürecidir. Bu nedenle gastronomi alanında yapılan her yorumun bir sorumluluk taşıması gerekir. Ancak günümüzde maalesef bunun tam tersine şahit olabiliyoruz. Neredeyse yemeğin kendisinden çok paylaşımı konuşuluyor. Lezzetten çok çekimin açısına, ustalıktan çok etkileşim sayısı değer veriliyor. Ve oluşan bu kaosun içinde gastronomi kültürümüz, yavaş yavaş algoritmalara teslim olup, aşağılara çekiliyor.
Gaziantep Esnafı Bunu Hak Etmiyor
Şimdi sözümüz biraz da Dijital Gurmelere…
Gaziantep'in Gerçek Gastronomi Kahramanları;
Sabah namazından önce fırınını açan ustalar,
Baklavanın başında yıllarını geçiren emekçiler,
Kebap ocağının karşısında ömrünü tüketen zanaatkârlar,
Misafir memnuniyetini reklamdan daha önemli gören esnaflardır.
Bu Güzel İnsanlar, Gaziantep Gastronomisini Marka Haline Getirenlerdir. Muhtemelen şu gerçekten de haberiniz yoktur; bugün şehrimizde ağırladığımız insanlar, bu şehre birkaç Dijital Gurme, Sosyal Medya Fenomeni vb. için değil, bu ustaların lezzetleri için gelmektedir ve gelmeye devam edeceklerdir. Bu nedenle gastronomi konuşulacaksa, önce bu kahramanların hakkı teslim edilmelidir, bilmem anlatabildim mi..?
Dürüstçe Bir Ayrıntı
Farkında mısınız..? Şehrin gerçek Marka Olmuş İşletmelerine baktığımızda çoğunun bu Dijital Gurmeler Kaosunda Yer Almadığını görürüz.
Peki neden.? Çünkü onlar bilirler ki;
Kalıcı itibar, günlük etkileşimlerle değil yılların güveniyle oluşur,
Müşteri sadakati, filtrelerle değil kaliteyle kazanılır,
Ve gerçek marka değeri, sosyal medyanın gündeminden çok daha kalite ve uzun ömürlüdür.
İşte bu noktada Bir Gastronomi Manifestosu Dillendirmek de artık Farzdır;
Gaziantep gastronomisi;
Bir video içeriğinden büyüktür,
Bir sosyal medya hesabından değerlidir,
Bir algoritmadan daha kalıcıdır.
Bu nedenlerden dolayı açıkça ifade etmek isterim ki;
Gaziantep Gastronomisi, Dijital Gurmelerin Yutabileceği bir Çerez Değildir..!
Çünkü;
Gaziantep gastronomisi sadece bir gösteri değil, bir kültürdür,
Gaziantep gastronomisi emektir, birkaç saniyelik ekran görüntülerine sığmayacak kadar derin, birkaç etkileşim rakamına indirgenemeyecek kadar da kıymetlidir.
Elbette yeni nesil iletişim araçları kullanılıp, tanıtım yapılacak;
Ancak bilgi olmadan yorum yapılmamalı,
Emek küçümsenmemeli,
Kültür tüketime kurban edilmemelidir.
ve lütfen, ama lütfen...
Gaziantep Gastronomisine Kendi Penceremizden Değil; Hak Ettiği Saygıdan bakalım,
Çünkü Gaziantep Gastronomisini Algoritmalar Kurmadı, Ustalar Kurdu.
Ve bu Şehir, Geleceğe de Ustalarının Lezzetli Elleriyle Taşınacaktır.
Ezcümle,
"Gastronomi, yalnızca tabağa gelen ürünün değerlendirilmesine tabi değildir. Menü planlamasından satın almaya, maliyet kontrolünden tüketici memnuniyetine kadar uzanan çok boyutlu bir yönetim alanıdır (ALTINEL, 2017). Bu nedenle gastronomi üzerine yapılan değerlendirmelerin de aynı ciddiyet ve sorumlulukla yapılması gerekir…"
Afiyetle Kalın…
Haziran 2026 / İSTANBUL
KAYNAKÇA
* HALL, C.M. & Sharples, L. (2003).
The Consumption of Experiences or the Experience of Consumption? An Introduction to the Tourism of Taste.
* RİCHARDS, G. (2015).
Evolving Gastronomic Experiences: From Food to Foodies to Foodscapes. Journal of Gastronomy and Tourism.
* ALTINEL, H. (2017).
Menü Planlama ve Yönetimi. Ankara: DETAY Yayıncılık.
(Bu Kitabımda Menü planlamasının yalnızca yiyecek listesi oluşturma süreci olmadığı; maliyet kontrolü, tüketici beklentileri, kalite standartları ve işletme stratejileriyle bütünleşik bir yönetim fonksiyonu olduğu vurgulanmaktadır)
* Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (2024).
Gastronomi Turizmi ve Destinasyon Markalaşması Değerlendirme Raporu.
* UNESCO.
Gastronomi Şehirleri Programı Kapsamında Gastronomik Mirasın Korunması ve Sürdürülebilirliği Üzerine Yayınlar.