Rumen teknik direktör Radoi'nin gelişiyle umutlanan Gaziantep FK taraftarı, Beşiktaş karşısında da hayal kırıklığına uğradı. Şahinler, 'iştahsız ve temposuz, görüntü sergilediği maçta Beşiktaş'ın yedeklerine 0-2 yenildi.

Gaziantep FK maça 5-4-1 gibi bir diziliş ile kontra atak stratejisiyle çıktı. 5'linin sağında Sorescu solunda Rodrigues gibi iki çabuk ve süratli oyuncu ile Maxim'in koordinasyonunda Beşiktaş 3.bölgesine hızlı gitme planı vardı. Beşiktaş tarafında ise ilk 11'de yer alan Ersin ve Olaitan haricindeki 9 oyuncu normal sezonda yedekti. Bu yedek kadroyu 4-1-4-1 olarak sahada konumlandıran Beşiktaş maça çok hızlı başladı. Gaziantep kendi tehlike kanını kapatıp bekledi, ani atak fırsatı bekledi ama Beşiktaş, normalin üzerinde bir iştahla önce 8.dakika Djalo ile, ardından 22.dakikada penaltıdan Asllani ile 2 farklı öne geçti. Bu dakikalardaki bariz oyun üstünlüğü istatistiki verilere de yansıdı. %73-27 topa sahip olma, 1,21 xg gol beklentisi, 7 şut ve 10 kez Rakip ceza sahasında topla buluşma ile Beşiktaş henüz ilk 25 dakikada istediğini almış görünüyordu. Gaziantep FK ise malesef, teknik direktör değişikliğinin ardından beklenen 'iştah, canlılık ve tempo'dan yoksundu. İlk yarının kalan süresinde ise iki takımın da oyun anlayışı değişmedi. Beşiktaş'ta Salih, Maxim'e agresif baskı yaptı, köprü görevi yapmasına fırsat vermedi. Yakalanan birkaç kontra fırsatında da Şahinler, rakibin 3.bölgesine hızlı gidemedi. Sorescu ve Rodrigues beklenen patlamayı yapamadı, Bayo doğru tercihler yapamadı, Camara ise her zamanki gibi bireysel oynamaya çalıştı. Oysa Beşiktaş sol bekinde Sorescu'ya nispeten daha ağır bir Yasin Özcan vardı. Gaziantep, bu kanadı iyi kullanır ve merkezde tek oynayan Asllani'nin üzerine giderse birçok boş alan ve koridor bulabilirdi.

İkinci yarının ilk 15-20 dakikasında Gaziantep etkili oynadı, pozisyonlar buldu. Ancak kötü gününde olan Bayo, topu çerçeveye sokamayınca o tempo ve iştah yerini rölanti bir oyuna bıraktı. Gaziantep teknik direktörü Radoi ofansif hamleler yaptı. Buna karşılık Beşiktaş, oyunu tutabilmek adına as oyuncularını sahaya sürdü. Rumen teknik adam Radoi ise iyice risk aldı ve maçın son bölümünde Lungoyi, Draguş, Bayo, Maxim ve Kozlowski'yi aynı anda sahada tuttu. Bu risk sonucu golü de bulan Şahinler, VAR'a takıldı. İki takımın da 'bitse de gitsek' havasına girdiği son bölüm tam bir çileye döndü, skor da değişmedi.

Rumen teknik adamın, 5'li savunma ve çekingen futboldan ziyade, tempolu, ön alanda oynayan bir stratejiyi düşünmesi gerekiyor. Zira bu kulüp, yıllardır taraftar sayısında ve taraftar aidiyetinde malesef sorun yaşıyor. Bir kulüp kültürü inşa etmek, dolu tribünlere oynamak için de sahada tempo olması gerekiyor. Eldeki oyuncu grubu da buna gayet uygun. Defans yapmak, beklemek, 3.bölgeyi kapatmak demek kolaya kaçmak demektir. Umarım birileri bunları hocayla konuşmuştur.