Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, bu karlar her zaman yağacak, sisler her zaman çıkacak, sağanak yağmurlar ve fırtınalar olacak, beraberinde trafik dahil her şey işin içinden çıkılmaz hale gelecek… Yani geçmişler ve dünler nasılsa bugünde, yarınlarda da olacak. Mesele afete dönüşebilecek veya yaşamı zorlaştıracak durumlarda neler yapılabileceği… İşte orada duralım… Büyüklerinden Allah korusun ama küçükleri bile yaşamı etkileyecek duruma geliyorsa, işte orada biraz duralım… Çünkü gelişmiş ülkelerde önlemler, tedbirler önceden alınır ve uygulanır… Bunlar bizde var gibi gözükür ama pratikte asla uygulanamaz. İşte sorunumuz burada. Ki artık teknoloji gelişti, bu dönemde yağacak karı da yağmuru da hatta sis olayını da önceden öğrenebiliyorsunuz… Peki tedbir? Elbette alınıyor ama yeterli mi? İşte orada durmak gerek… Maalesef yetersiz kalınıyor… Çünkü uygulama konusunda tembellik hâkim. Sadece uyarılar yapılıyor o kadar… Adı üstünde biz uyardık denilip işin içinden çıkılıyor…

KENDİLERİNİN VE BAŞKALARININ CANLARINI HİÇE SAYMAK

Gelin birde madalyonun tersine bakalım, yani bizlere… Örneği Gaziantep için veriyorum elbette… Kar yağdı karayollarında bazı araç sürücülerinin sorumsuzluğu yüzünden TAG otoyolu yol kapandı, kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Bu kez sis oldu, Nizip yolunda zincirleme kaza yaşandı. Bildiğimiz 2 kişi öldü, 11 kişi yaralandı. Bu kazalara birde üç kardeşin yeni aldıkları araçla Gaziantep’e varmak üzereyken, arkadan tıra çarparak hayatlarını kaybetmeleri eklendi. Bunun tek nedeni, dikkatsizlik, sorumsuzluk, hatta biraz da umursamazlık…

Çünkü kar yağar hiçbir tedbir almadan yola çıkılır. Şehir merkezinde sıkıntı yaşanır, yaşatılır… Şehirler arası yollarda kendisine yaşattığı yetmiyormuş gibi birde yüzlerce araç ve insana sıkıntı yaşatılır. Yol trafiğe kapatılır… Böylece yolu trafiğe açmak zorlaşır, çocuk çocuk, kadını yaşlısı perişan olur. Tuvaletlerini bile yapamazlar, açlık susuzluk cabası…



BU FOTOĞRAF HER ŞEYİ ANLATMAYA YETİYOR


Bu kez sis olur yine hiçbir önlem alınmadan, sisli havalarda araçlar nasıl kullanılır hiç merak etmeden, öğrenmeden yola çıkılır. Sisli havalarda sis lambalarıyla yavaş gitmesi gerekenler, hiç umursamadan yola çıkar açık havada olduğu gibi gaza basar. Valilik başta olmak üzere belediyeler uyarı yapar, kuralları hatırlatır, ama sürücülerin yüzde 50’den fazlası umursamaz bildiğini okur…
Bakın işte sizlere paylaştığımız fotoğrafa… Bunun tek nedeni Tır sürücüsünün sorumsuzluğu… Tamam, eyvallah… Ama araçlara dikkat ederseniz, hepsi de tıra çarpmamış resmen toslamış, ön veya yan tarafları ezilmiş. Niye ? Çünkü hızlı oldukları için… Eğer sisli havalarda gerekeni yapsalar, tedbirlerini alıp yavaş gitseler bu kaza olmaz, olsa da böyle olmaz… Ve hayatını kaybedenler ile yaralananlar sağlıklı şekilde aramızda yaşar. Hem candan hem maldan olmaz… Bence bu fotoğraf ibretliktir…

EHLİYET VE DİPLOMA ALMAK KADAR KOLAY NE KALDI Kİ?

Peki bu insanlara ehliyet alırken olası böyle olaylar öncesi, sırası ve sonrasında neler yapacakları öğretilmemiş midir? Yani bunların çoğu Türkiş ehliyet alırken böyle bir eğitimden geçmemişler midir? Size bir şey diyeyim mi, hepsini suçlamıyorum ama maalesef sınavlarda biraz teorik, son kısmında ise şehir içinde sembolik pratik yaptıktan sonra ehliyetleri doğrudan cebe konulan insanlar ağırlık noktasıdır…Hatta daha ileri gideyim, tıpkı okullara gitmeden diplomasını cebe indirenlerin yaşadığı bir ülkede bulunuyoruz maalesef… İnanın Avrupa’da özellikle Almanya’daki ehliyet sınavlarının onda biri bizim ülkede yapılmıyor. Onun içindir ki, çok kişi şehir içinde nasıl araç kullanılır onları hiç umursamazlar. Ne kırmızı ışık, ne kural, ne park etme gibi önem arz eden sorumlulukları yerine getirmezler…

AMAN HA SAKIN BUNLARI YAPMAYIN!

Bizim gibilerde şehir merkezinde trafiğin yoğun olduğu bölgelerde onların yaptıklarını şaşkın ve üzgün şekilde izler dururuz.

Niye izler dururuz, çünkü uyarı yaptığımızda başımıza gelecekleri biliriz. Ya arabadan inerler seni tehdit ederler, ya küfür ederler, yada önünüzü kesmeye teşebbüs ederler. Onun içindir ki, yıllardır hiç tepki göstermem trafikte kural ihlali yapanlara… Araçtan inmem, camları açmam… Kaldı ki son dönemlerde araçtan inenlere ceza filan kesme uygulaması var ama kimin umurunda ki… Tam yeri gelmişken hepinize bir uyarıda bulunayım. Hani yollarda ışıklarda veya kavşaklarda beklerken yanınıza sokulup para isteyen, kadın, kız-erkek çocuk veya gençler var ya, aman onlara dikkat edin. Hiç öfkelenmeyin tepki göstermeyin… Varsa para verin başınıza bela almayın. Bunları özellikle kavşaklarda yapın. Yoksa öfkelenip bağırıp çağırırsanız, yanı başınızda bir büyüğü beliriverir, tam yeşil ışık yandığında aracınızı hareket ettirirken, o kişiler elindeki sivri aletlerle aracınızı çizer. Eğer iner ve onları kovalarsanız, o sırada bir diğer kişi gelir aracınızda çanta veya cep telefonunu varsa alır kaçar… Onun için siz siz olun bunlara dikkat edin derim…

ZİFİRİ KARANLIK BİR OTOYOLDA HEPİMİZİ BEKLEYEN TEHLİKE

Geçenlerde bir dostum aradı ve İbrahimli girişinden Kilis yol ayrımı (onkoloji) kısmına kadar olan güzergahın akşamları zifiri karanlık olduğunu, buna ek olarak sürekli kazalar ve tehlikeler yaşandığını söyledi. Bu yolu ara sıra bende kullanıyorum, hatta havalimanına giderken de buradan geçiyorum. Ama genellikle gündüz gidip geliyordum. Bu kez akşam gidip gözlerimle göreyim dedim. Gerçekten de şok oldum, çünkü inanılmaz bir trafik yoğunluğu olan bu yolda karşılıklı olarak yol aydınlatması yok. Zifiri karanlık yani. Üstelik Onkolojiye, Kilis yoluna, Karataş’a geçiş bölümleri var. Yani girişleri kaçırırım diye aracınızı kullanırken işaret tabelalarını görme mücadelesi veriyorsunuz… Elbette bu yoldan karayolları sorumlu, ama can ve mal bizim… Geçtiğimiz senelerde bu yolda bilmediğimiz daha niceleri olabilir ama bildiğimiz Gaziantep’in gencecik iki önemli değerini kaybettik trafik kazasında. Onda da lambalar yanmıyormuş meğer… Umarım Gaziantep Valisi Sayın Kemal Çeber bu konuya el atar… Çünkü artık kötü haberler almak istemiyoruz, gerçekten kara haberler duya duya çok yorulduk…

HEPİNİZE KAZASIZ BELASIZ İYİ HAFTALAR