Gaziantep ile ilgili görüşlerini, önerilerini, şikayetlerini, başına gelen olayları, pahalılığı, trafiği, ulaşımını, eğitimini, kültürünü, sağlığını, altyapısını, sporunu, suyunu, doğalgazını, elektrik sorununu, sanayisini, gelişmişlik yönlü görüşlerini benimle paylaşanları çok seviyorum… Nihayetinde bu şehir bizim, onun için bu şehir yaşanabilir olmalı… Haliyle herkes üzerine düşeni yapmalı. Şikayetini yapmalı, ama çözüm ve önerilerini de dile getirmeli. Çünkü o şikayetlerini yapanlar, mutlaka birinci elden çözümlerini de bilir… İşte benim en çok ilgi gösterdiğim kesim onlar. Sadece dert yanmayla, şikayet etmeyle sorun çözemeyiz. Ben oldum olası, bir sorunu şikâyet yönlü dile getirecek olsam, o konular için çözüm önerilerim varsa onları da yazar, o yönde bilgim yoksa araştırır dersime çalışır ve öyle kaleme alırım. Onun içindir ki, HAFTAYA BAKIŞ ilgi görüyor, değer buluyor… Bu satırların yazarı her duyduğunu hemen haber yapmaz, aynı anlayışı bu gazete de benimsemiştir… Çünkü bu gazetenin kente karşı bir sorumluluğu vardır. Abartılı, kulaktan duyma, abartılı ve dedikoduya dayalı bilgilere asla itibar etmeyiz…
Gelelim bu haftaki konuğuma… Son haftalarda özelden yazıyor bana…Gaziantep sevdalısı olduğu çok açık, her kelimesinde bunu görebiliyorsunuz. Üstelik araştıran öğrenen ve bunların şehrimizde olması gerektiğini örnekler vererek kaleme alan bir okurumuz. Her hafta veya sosyal medyada günlük paylaşımlarıma mutlaka yanıt verir, önerilerde bulunur… Bir süreden beri dikkatimi çekiyor. Önerileri tespitleri, tavsiyeleri ve bunların Gaziantep’te de uygulanabilir olduğunu söylemesi doğrusu hoşuma gidiyor. Bu köşemde sizlere isminin yazılmasını istemeyen bu okurumuzun önerilerini paylaşacağım… Yaklaşık 2 aydan beri birçok konuda benim kaleme aldığım konulara farklı bakış açısı getiren ve önerilerde bulunan bu okurumuza şimdiden teşekkür ediyorum…
AĞAÇSIZ SOKAK VE CADDE KALMASIN
-Ökkeş Bey, Gaziantep’e ağaçlandırma ve yeşil alanların çoğalmasını dile getirdiğiniz konulara çok önem veriyorum. Bir ara zeytin başta olmak üzere bu şehirde meyve ağaçlarının bölgesine göre dikilmesini istemiştiniz. Benim de buna katkım olmasını istiyorum. Onun içinde Gaziantep’te cadde ve sokaklara çok acil Katalpa, Ihlamur, Çınar, Akçaağaç gibi ağaçlar ekelim diyorum. Vali beyin ve Bakan hanımın başkanlığında, her sokakta, her caddede “Ağaçsız sokak- cadde kalmasın” kampanyası düzenleyelim. Özellikle caddelerdeki ağaçları da muhtarlar aracılığıyla, esnafa, siteye, bina sakinlerine zimmetleyelim. Tüm ağaçlardan onları sorumlu tutalım ki, kesilmesin sahiplenilsin. İstenirse yapılır bu. Merkezde Şehitkamil ve Şahinbey de destek verirse vatandaş sahiplenir. İnanın 3 -5 yıla yemyeşil bir Gazi şehir çıkar ortaya.
ARTIK BU MİNİBÜSLER GAZİANTEP7E YAKIŞMIYOR
-Bir de üstadım artık mavi ve sarı minibüsler Gaziantebe yakışmıyor. Bunların değişmesi farklı bir modelle yönetilmesi lazım , çünkü hepsi eskidi külüstür hale geldi. Klima bile açmayan bir moderniteden oldukça uzak bir kafa ile gidiyor bu iş. Gaziantep Büyükşehir belediyesinin bu işe standart olarak el atması ve gerekirse mavi ile sarıları devletleştirmesi kendisinin yönetmesi lazım. Bakın turuncu otobüslerde klimalar gayet güzel çalışıyor. Şahsen turuncu otobüsler ile gitmeye çalışıyorum.
ŞEHİRDE METRO AĞI KURULMALI
-Büyükşehir’in Metro ağını kurması lazım. Şehrin her yerine metro ağını ya da metrobüs hattını kurmamız lazım. Trenler sanki artık olmuyor gibi abi ya... Troleybüs, metrobüs gibi hızlı çözümlere ihtiyaç var. Bir de istanbulda görmüşsünüzdür, anlamadığım bir şekilde rasaf yolunu düşünelim, Kalyon kavşağını düşünelim. Buralara neden beton hazır üst geçitler yapılmıyor? Trafik rasaf yolunda dosdoğru akar, yan yollara gidenlerde beton üst geçitlerin altında devam eder. Ana yollarda trafiğin akışını kesmeyecek üst geçitlere ihtiyaç var. Bu konuda neden yol alınmamış anlamış değilim. Konya da harika başarılmış bu. Onlarca kilometre yeşil dalga veya ışıksız yol alınıyor. Mesele İstanbul Başakşehirde ışıksız kilometrelerce gidiyorsunuz…
HIZLI TRENDE GAZİANTEP’İ GERİ PLANDA BIRAKMAYALIM
-Üstadım şehrimiz için hayati önemde olan 2 proje var. Mersin Gaziantep YHT projesi. Adana Mersin tarafında yüzde 70 bitmeye yakınlaşılmış. Sanki Adana ve Mersin daha önce açılabilir diye konuşuluyor. Sizler farkındalık yaratır iseniz bizim taraflara da ağırlık verilir inşallah. Bu proje şehrimiz ticarti lojistiği açısından son derece önemli. Lütfen bu konuya dönem dönem dikkat çekseniz. Çünkü bizim burada gecikme olması gibi lüksümüz yok. Nurdağı tünellerinde işlerin hızlanması için Bakan Hanım ve Vali beyin gerekli kurumlara yakın markaj yapması şart. Yoksa Adana -Mersin bizden 1 yıl önden açılır. Kaldı ki, Gaziantep gardan Başpınar'a kadar altyapı vs. Hazır. Başpınar Osmaniye arasını hızlandırması lazım bürokrasimizin. Ayrıca bizim sanayi için çok hayati hızlı tren konusu. Çünkü ticari taşıma trene kayacak ve otobandan Mersin'e İskenderun'a, Adana’ya yazlığımıza hızlıca ve Tır'sız güvenle gidiyor olacağız. Şu bilgileri de vereyim sizlere: AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, beraberinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Ak Partili vekil, oda başkanları ile birlikte saha çalışmalarını inceleyip, bilgi alıp açılış tarihi veriliyor. Eğer bizde Gazi şehrimize hızlı trenin zamanında gelmesini istiyorsak dediğim gibi bakan hanım, vali bey, oda başkanları ve vekillerimiz böyle sahada olmalı hızlı tren için.
MERSİN VE ADANA BİZDEN DAHA HIZLI
-Hatta Bakan Hanım tıpkı Abdülhamit han köprülü kavşağındaki gibi YHT için de süre verebilmeli. TCDDY ve yüklenici firmadan bilgi alıp şu kadar gün kaldı diye. Bunlar bizim için çok hayati projeler. Teknik olarak farklar var, müsaadenizle onu da şöyle izah edeyim. Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile Hızlı Tren (HT) arasındaki en temel fark, hattın kullanım amacı ve altyapı geometrisidir. YHT hatları, sadece yolcu taşımacılığı için tasarlanmış, yani "özel amaçlı" hatlardır. Bu hatlarda rayların eğimi, kurpları (virajları) ve sinyalizasyon sistemleri sadece hafif yolcu vagonlarının 250 km/s ve üzeri hızlara çıkmasına göre ayarlanır. Bu hatlara ağır yük trenlerinin girmesi, ray yapısını bozacağı için yasaktır.
Hızlı Tren (HT) hatları ise (Gaziantep'e yapılan Mersin-Adana-Gaziantep hattı gibi) "Karma Trafik" esasına göre inşa edilir. Bu hatların tasarımı, 200 km/s hızla yolcu taşıyabilen setlerin yanında, binlerce tonluk yük vagonlarının da güvenle geçebileceği bir dayanıklılıktadır. Yani HT, hızdan çok az bir feragat ederek sisteme devasa bir ticari kapasite ekler. Görünen o ki, bizim Antep hızlı trenimiz(HT) 250 ile değil 200 km /sa hızla gidecek o da ticari taşımacılık yönü için. Eğer Bakan hanım ve Vali bey bol bol saha denetimi yapar ise Adana, Mersin ve Gaziantep eş zamanlı açılabilir. Bu konuda Gaziantep soft power yönünü kullanmalı, Ankara’da ve saha ziyaretlerinde…İlimiz şimdilik farkında değil ama hızlı tren işi çok hayati. Eğer şehir erkanı devreye girmez ise gecikmeli açılacağız Gaziantep tarafında. Bu çok önemli Ökkeş bey.
HASSA TÜNELİ YOLUNU HEMEN YAPMALIYIZ
-Diğeri Hassa tünel projesi. Şimdiden Hassa tüneline Gaziantep’ten gidilecek olan en kısa kestirme yolu yapıp tamamlamalıyız. Bu proje sürekli gündemde tutulmalı, şu anda amanos için ihale yapıldı ama süreç 2031 lerden bahsediliyor. bu projenin hızlandırılması şart. Bir de bakan hanımın metro projesi sözü vardı. Hiç ses seda yok, metro projesi ne aşamada, ne zaman açılacaktı?
BU ÖNERİM GAZİANTEP İÇİN ÇOK AMA ÇOK ÖNEMLİ
-Üstadım en yeni vizyon proje önerim, artık Gazi şehrimiz özellikle OSB’mizde Fırat’ın gelen suyu ile hızlıca SMR tesisi kurmak. Small Nuclear Factor denilen mini nükleer enerji üretim tesisi. Başpınar OSB - Gaziantep San. Odası ve GBB elini hızlı tutarak ilimize Türkiye'nin ilk SMR tesisini kurdurabiliriz. En vizyoner tanıtım PR çalışmamız bu olur, son yılların en gözdesi çalışması olur, özellikle sanayi şehri bizlere çok yakışır bu vizyoner yaklaşım. Çünkü SMR tesisi Gaziantep için 2026 yılının vizyon projesi olabilir. Üstadım, biz Gaziantep sanayisi maalesef geriledik. Bunları kimse dile getirmiyor ne yazık ki. 5 ve 6. sıralardan 9 ve 10 hatta bazen 11’nci sıralara geriledik. Kilogram ihracat rakamımız 2 dolar. Basit katma değersiz ürün üretiyoruz. Sanayicilerimiz hiç vizyoner değiller. Maalesef durum bu. SMR tesisi ile en azından enerjide maliyetler düşürülmüş olur. Bu da sanayicimizi bir nebze daha olsa rekabetçi hale getirir. Artık Gaziantep ilinin çok daha niş işlere girmesi lazım. Bana göre birçok sanayici aile bir araya gelip dev savunma sanayi tesisi, ilaç üretim tesisi ve hatta size garip gelecek ama tren üretim tesisi kurmamız lazım. İlimize yabancı ülkelerden özellikle Ortadoğu'nun zengin ülkelerinden ve Çin’den nitelikli sektörlere yönelik yabancı yatırımcı çekmeliyiz. Halı makarna tekstil ile bir yere kadar gidebiliriz. Kimse bu realiteyi görmek istemiyor ama durum gidişat iyi değil. Gaziantep ihracatı bir dönem Ankara’dan iyiydi. Ama ne oldu? Bakın artık Ankara sınıf atladı ve ivmelenmesi daha da yükselecek. Üzülerek söylemeliyim ki, biz Gaziantep olarak çok gerideyiz maalesef Ökkeş Bey. Sizlere ilerleyen günlerde yazmayı sürdüreceğim. Çünkü Gaziantep’te bu kentin derdi size düşmüş görünüyor, haliyle bizlere de… Herkes sizi saygıyla takdir ediyor. Çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız…
HEPİNİZE İYİ HAFTALAR…