Ülke olarak nasıl ki tadımız tuzumuz yok, Gaziantep olarak da aynıyız… Hatta sınır şehri olmamız hasebiyle daha da ilerideyiz diyebilirim…Bir kere ekonomi yönlü endişeler sadece en alt seviyedeki fakiri endişelendirmiyor, çünkü en tepede varlıklı olanlar bile iyice tedirgin olmaya başladı. Yani herkesin derdi farklı ama birleşilen ortak nokta, endişe boyutunun büyümesi… Sorun o kadar çok ki, inanın bir gazeteci olarak başımız dönüyor resmen… Baksanıza Gaziantep Üniversitesinde olup bitenlere… GES ve Yemek fiyaskosu bir yana usulsüz yabancı öğrenci alımı tam ibretlik. Önceki Rektör Arif Özaydın döneminde yaşananlar şimdilerde YÖK tarafından ele alındı. Onda da mevcut Rektör Sait Mesut Doğan’ın aylardır Ankara ve YÖK’ü yol etmesi, sessizce bu işin mücadelesini vermesinin katkısı çok büyük. Ki bunu bilen birisi olarak, yine de tedbirli konuşayım, çünkü umarım bu rezaletin üzeri örtülmez… İnanın şehirde o kadar olumsuzluklar yaşanıyor ki, vallahi başımız dönüyor. Hele bir 13 yaşındaki bir kız çocuğuna abisi ve amcası tarafından tecavüz edildikten sonra intihar etmesi olayı var ki, resmen midemiz bulanıyor… Bir intihar mı cinayet mi vakası daha var. Hamile genç bir kadının ölümüyle birlikte ailesi cinayet ihtimalli tüm belgeleri toplamış ama bunların dikkate alınmayıp takipsizlik kararı var... Yani var oğlu var...
KONSER BAHANE Mİ?
Ne var ki bazı çevrelerin, bazı dernek ve sendikaların böyle şeyler umurlarında değil… Son konser olayı bunun en belirgin örneğini teşkil ediyor… Biz ne dertteyiz, millet ne dertte, bir sendika öncülüğünde adına STK denilen dinci örgütler sanatçılar konserde açık giyiniyor ahlakımızı bozuyor diye şehri ayağa kaldırıyor. Yani bu açıdan bakacak olursak, özellikle hedef olan kadınlar örtününce her şey düzelecek, ekonomi uçacak, hırsızlık dolandırıcılık bitecek, tecavüzler sona erecek… Yeter ki açık saçık kadın sanatçılar sahneye çıkarılmasın. Aslında bunun işareti çok şeyleri ortaya çıkarıyor… Ön plana alınan şey çıplaklık, kılık kıyafet… Ama arkasında yatan gerçek, yaşam tarzı ve sosyal yaşama müdahale… Atatürk'ün "özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir" diyerek bu ülkeye sağladığı demokrasinin yerine, özellikle namus gerekçesiyle genç kızlarımızı baskı altına alma ve namus bekçiliğine soyunma provaları… İşte tehlike burada… Bakmayın siz konser bahanesine, hatta Türk bayrağını savunma gösterisine…İşte o sanatçı kız konser sırasında açtı bayrağımızı ve durumun hiç de öyle olmadığını belgeledi…

HER ŞEY KABUL AMA BUNU YAPMAYACAKLARDI
Bu olayı önemsiyoruz, çünkü bu şehir Gazilerin şehri, bu toprakları düşman istilasından kurtarma adına canlarını veren şehitlerimizin şehri… Bizim namus bekçiliğimizi nereden geldiği belli olmayan, Gaziantepli olup olmadığını bilmediğimiz kişilerin yapmaya kalkışmasına izin veremeyiz. Kimse kusura bakmasın, Gaziantepliler kendi namusunu kendisi korur… Antep savunmasında Şehitkamil bunun en somut örneğidir çünkü… Geçen gün yazdım, herkesin görüşüne saygımız var diye… Ama bizler Gaziantepliler olarak o görüş ve düşüncelere saygı duyarken, onların bu kentin insanlarına kendi yaşam biçimlerini dayatmaya kalkışmaları niyetlerinin başka olduğunu gösteriyor…
Açıkça ayrımcılık yapılmaya, insanları birbirine düşürmeye çalışılıyor… Kaldı ki bu şehrin sinir uçlarıyla oynanmaya kalkışılması son derece tehlikeli… Oysa konser öncesi doğru yanlış görüşler belirtilmiş, dile getirilmiş ve düşünceler açıklanmış, eyvallah… Ama ondan sonrası neyin nesi arkadaşlar? Çoğu Gaziantep plakalı olmayan araç ve motosikletlerle yollara çıkıp gövde gösterisi yapmak, dahası kendilerine gösterilen alanı beğenmeyip konserin yapılacağı yere gidip insanları tahrik etmek, özellikle çocukları korkutmanın amacı nedir? İşte sorun burada… Yoksa bundan sonra olacakların provası mıdır yoksa? İşte asıl mesele burada sevgili okurlarımız… Adam çıkmış namustan bahsediyor, üstelik bizim gazi ve şehit olan babalarımızın düşmana karşı memleketi kurtarma adına verdiği mücadele benzetiyor bu davranışlarını…
HALKIN CEVAP ARADIĞI SORULAR DA VAR
Bu arada beni arayan insanların takıldığı bir nokta da şu; şehirde 5-10 kişi kendi haklarını aramak için açık alanda bir şey söylemeye kalkıştığında polis veya jandarmanın hemen anında müdahale ederek gözaltına alındığını, ama bu çok hassas konuda niye seyirci kalındığını soruyor… Bende onlara gereken tedbirin alındığını söylesem de, karşılık olarak konser kapısına kadar gelenlerin orada herkesi tedirgin yaratması ve tahrik etmesine niye göz yumulduğunu söylediğinde verecek cevap bulamıyorum…Daha sonra bunları çekilen videolarda gördükten sonra “haklısınız” demekten başka sözüm olmuyor… Aslında bu işin cevabını biliyorum ama mevcut şartlarda bazılarının ellerinin kollarının bağlı olduğunu üzülerek belirtmeliyim…
GAZİANTEP STK'LARI İVEDİ ŞEKİLDE YENİLENMELİDİR
Son sözüm; Önce son anda olsa da şehrimizin önemli meslek grupları ve STK’ların uyarı niteliğindeki açıklamaları sevindirici. Bundan sonra aynı refleksi bu şehrin huzurunu bozmaya niyetlenenlere, özellikle kızlarımıza, kadınlarımıza yönelik kılık kıyafet dayatması yapma niyetiyle namus ve ahlak bekçiliği yapmak isteyenlere ve Gaziantep’in yaşadığı ekonomik başta olmak üzere onlarca sorunlarının çözümü için de göstermelerini bekliyoruz. Aslında son dakikaya kadar susan, hatta şehir ile ilgili çok önemli sorunlarda seslerini çıkarmayan bu STK’lardan bazılarının başkanları ve yönetimleri iyice hantal bir yapıya girdi diye düşünüyorum. STK’nın yönetimine girenlerin sadece kimlik ve makamla yetinmemesi gerekir. Temsil ettiği kitlelerin ve yaşadıkları şehrin sorunlarında var olduklarını göstermelidir…Çünkü hepsinin çoluğu çocuğu var bu memlekette... Ne var ki, son yıllarda adı var kendileri yok gözüken bazı STK’lar ne etliye ne sütlüye karışır oldular. Baksanıza bu olayda bile içlerinden bazıları uyarıp harekete geçirmese sesleri çıkmayacaktı… Bence Gaziantep STK’larının olağanüstü değişime gitmelerinde, heyecanlı, aktif ve şehrin sorunlarının çözümünde yol gösterici ve uyarıcı niteliğine kavuşma zamanı gelmiştir…

BİLGİ: "Sinir uçlarıyla oynamak", bireylerin veya toplumların hassas olduğu, duygusal tepki verme ihtimalinin yüksek olduğu konuları (değerler, inançlar, etnik kimlik, bayrak vb.) kasıtlı olarak kaşıyarak tepki ölçme, huzursuzluk çıkarma veya provokasyon yaratma eylemidir. Bu durum, toplumsal barışı bozmayı ve kaos ortamı oluşturmayı amaçlayan bir manipülasyon tekniği olarak değerlendirilir.

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR