Hayatta hiç böyle bir düşüncem olmamıştı. Ama Türkiye’de ivme kazanan, özellikle ekonomik yönden mağdur edilen vatandaşların güven duymaya başladığı CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel’in, bu Gaziantep’te kendi partisine niye el atmadığını doğrusu merak ediyorum… Bunları yazarken hiç kişisel davranmıyorum, sadece CHP’nin Gaziantep’te niye o kadar usta ve liyakatli, tecrübeli insanları saf dışı bırakıp, sadece genel merkezle ilişkisi iyi olanları yetkilendirdiğini bir türlü anlayamıyorum…

Bunların başında il Başkanı Vakkas Açar ve onun çevresindeki bazı isimler geliyor… Hiç kimse kusura kalmasın, Vakkas Açar öncesi de CHP Gaziantep iyi yönetilmiyordu. Buna rağmen yerel seçimlerde partili partisiz insanlar merkez ilçe Şehitkamil’e yönelmiş ve uzun yıllar sonrası seçimin kazanılmasını sağlamıştı. Ne var ki, kısa sürede bu ilçede kıyametler koparıldı. Koparanlar yine partililerdi. Hatta il ve ilçe teşkilat başkanları adeta belediyeyi kendileri yönetecekmiş gibi tavırlar sergilemiş, üst düzey partililerle birlikte başkanı nefes aldıramayacak noktaya getirmişti. O da yeter artık deyip önce istifa etmiş, sonra AK Partiye geçmişti. Tabii bunu, hakkında birçok usulsüzlük dosyası bulunduğu ve kesinlikle başının belaya gireceği iddiasıyla bunlardan kurtulmak için yaptığı söylendi. Yine de neresinden bakılırsa bakılsın, Umut Yılmaz şimdi 40 yıllık AK Partili gibi çalışır oldu. Hatta bir keresinde kendisiyle konuşurken, “AK Partiden gelen talepler oluyor mu, sıkıntın var mı?” dediğimde “Hayır abi çok şükür nefes aldım burada” demişti…

CHP GENEL MERKEZİ GAZİANTEP’İ HİÇ ANLAYAMADI

Neyse bunları hatırlatmadaki maksadım, CHP’nin genel merkezce hatta buna Kemal Kılıçdaroğlu dahil, Gaziantep’i asla anlayamadığı, aslında çok da anlamak istemediğini rahatlıkla söyleyebilirim… Çünkü bu şehre ne zaman genel merkezden müfettiş veya yetkili bir isim gelse, gerçekten CHP’yi bilen ve çözümler önermek isteyenlerle asla görüşmemeleri hep dikkatimi çekmiştir. Hep kendi bildikleri tanıdıkları kişilerle temas etmiş, onlardan aldığı bilgilerle, ellerine tutuşturulan tepsi tepsi baklava ve fıstıklarla Ankara’nın yolunu tutmuşlardır. Tabii gitmeden önce çok da iyi ağırlandıklarını eklemeliyim… Aslında bunları Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan iken de yazmıştım. Hatta okumuştu bile. Ama yine bildiğini okumaya ve Gaziantep’i kendi kaderine terk etmeye devam ettiler… Yani anlayacağınız bir zamanlar CHP’nin kalesi olan Gaziantep şimdi, eski Başkan Hayri Sucu’nun dediği gibi Adıyamanlı bir kişinin ellerine bırakılmıştır… Tabii ki, bu benzetmeye pek fazla katılmasam da partililerin büyük bölümünün bu görüşte olduğunu da görmezden gelemem…

GAZİANTEP'TE CHP’NİN KAZANINDA ZEBANİYE GEREK YOK

Aslında doğrusu söylemek gerekirse, Hayri Sucu döneminde de küçük olsun benim olsun politikası izlenmiş, partiyi büyütme konusunda gençlere, kadınlara, eğitimcisine, akademisyenine, sanayici ve iş adamına kadar fazla şans verilmemiştir. Bu şansı sadece Avukatlar bulmuş ve CHP hiçbir partide olmadığı kadar Avukatların ilgisini çeken parti olmuştur. Yine de Hayri Sucu döneminin vasat da olsa, sonraki dönemlerin CHP’sinden iyi yönetildiğini söylemeliyim. Yoksa geçmişine bakıldığında CHP’de ne efsane başkanlar görev yapmıştır şaşar kalırsınız. Bir ara bunları isim isim yazmış ve son yıllarla kıyaslamıştık…

Gaziantep’teki CHP niye benziyor biliyor musunuz? Tam öbür dünyadaki cehennem kazanına… Ben bir ara bu kazanı Gazianteplilerin kazanı olarak da örneklemiştim aslında. Ama şimdiki CHP’nin kazanının başında bir tek ZEBANİ’yi göremezsiniz… Hikaye şu; Öte dünyada cehennemde diğer şehirlerin kazanlarının başında mutlaka bir ZEBANİ bulunur ama bizim Gazianteplilerin kazanında bulunmazmış. Adamın birisi ölmüş ve cehenneme gönderilmiş, Zebani başı o adamı kendi şehrinin kazanına götürecekmiş, ama adam bakmış ki, her kazan başında bir Zebani var ve elindeki tokmakla kafasını çıkarana vurup çıkmasını engellediğini görmüş Biraz daha gitmiş ve bir kazanın başında Zebani görmeyince, merak etmiş sormuş; “bu kazanın başında niye Zebani yok” diye. Zebani Başı da “orası Gaziantep’in kazanı, bu kazana Zebani koymaya gerek yok, çünkü biraz kafasını çıkaranı Antepliler hemen ayağından tutup aşağıya çekiyor” demiş… İşte şimdi bunu şu anda CHP’nin kazanına benzetiyorum… Birisi bir adım öne çıksın, bir şeyler yapmaya kalkışsın anında onu yok etmeye çalışan bir zihniyet hakim…

AK PARTİ’YE BUNDAN BÜYÜK İYİLİK YAPILAMAZDI

Aslında Gaziantep CHP için yazacak o kadar çok şey var ki, inanın hangi birini yazacağımı şaşırmış durumdayım. İl Başkanının büyük GAFI’nı bir kenara koyacak olursak, Şehitkamil’in ilçe başkanının istifaya giden yollarının hangi taşlardan örüldüğünü, hangi çukurlardan, hangi topraklardan geçildiğini söylemeye ne gücümüz ne takatımız kalıyor. Ama şu il başkanının çocukların Mehter marşını çalmasına birkaç arkadaşıyla sırtını dönmesi her şeyin üstünü kapatmaya yetiyor aslında… Vallahi de billahi de AK Parti böyle bir ortam yaratmak istese mümkün değil yaratamazdı. Ama CHP il başkanı onlara bu ortamı altın tepside sundu… Hep derim CHP’de kim göreve gelse, partinin tecrübeli isimlerini, abilerini hatta buna üst akıl diyelim kimseyi takmıyor, kendi bildiklerini okuyor. Sayın Vakkas Açar da bunu yapanların sonuncusu… Farklı bir tarzı var, bu tarz kendi kişisel tarzı olabilir ama büyük sorumluluk gerektiren il başkanlığı görevini yapan birisi olarak bu kadar keyfi ve sonunun ne getireceğini hesaplamadan yapılan şey ne olursa olsun, partiye büyük zarar getirecektir… İşte nedense bunlar görülmüyor…

YENİÇERİYİ VE MEHTERANI OSMANLI KAPATMIŞ, ATATÜRK AÇMIŞTI

Nitekim de oldu. İnternet siteleri, sosyal ve ulusal medya, televizyonlar olayı aldı çocukların mehter marşını söylemesinden CHP’nin rahatsız olduğuna hatta mehter düşmanlığı yaptığına götürdü. Çünkü Vakkas Açar CHP’yi temsil ettiği için böyle yapıldı. Baksanıza Mehmet Tahmazoğlu hemen ertesi günü fırsattan istifade caddelerde Mehter marşı çaldırarak yürüyüş yaptırdı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bile konuyu ele alıp CHP’yi yerden yere vurdu. İşte bir sorumsuzluk, bir iş bilmezlik, hatta buna tarih bilmezliği de katarım, bu hata CHP’ye pahalıya mal oldu. Oysa CHP’nin Yeniçeri Kültürü ve Mehter takımla ilgili Mustafa Kemal Atatürk kaynaklı bir gerçeği vardı. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk'ün Yeniçeri kültürü ve Mehter takımı ile ilişkisi, tarihsel bir saygı ve kültürel mirasın korunması çerçevesinde şekillenmiştir. Bu ilişki, Atatürk'ün askeri ataşelik döneminden cumhuriyetin ilanına kadar uzanan farklı anılarda ve kararlarda görülmektedir.

Bu da Sofya Ataşemiliterliği ve Yeniçeri Kıyafeti en önemli belge olarak tarihte yerini almıştır. Osmanlı’nın 1826'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla (Vaka-i Hayriye) birlikte kapatılan Mehter takımı, yaklaşık 110 yıl sonra bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kültürel mirasın korunması amacıyla yeniden kurulmuştu. Bu aynı zamanda Mehteran ve Tarihsel Miras, yani Mehter takımı, Yeniçeri Ocağı ile özdeşleşen ve II. Mahmud döneminde yasaklanan köklü bir askeri bando geleneğidir. Atatürk, bu kurumu modern Türkiye'nin tarihsel köklerinin bir parçası olarak görmüş ve yaşatılmasına önem vermiştir. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk, 1914 yılında Sofya Ataşemiliteri iken katıldığı kostümlü bir baloda, İstanbul'dan özel olarak getirttiği Yeniçeri kıyafeti (veya iddialara göre bir Yeniçeri zabiti kostümü) giymiştir. Bu davranış, onun Osmanlı askeri tarihine olan ilgisini ve Balkanlar'da Türk tarihinin ihtişamını gösterme arzusunu yansıtan manevi bir üstünlük kurma çabası olarak değerlendirilmektedir.

ÖZGÜR ÖZEL VAKKAS AÇAR’A TEŞEKKÜR EDİP GÖNDERE BİLECEK Mİ? VEYA???

İşte biraz tarih okunsa, Atatürk’ün Osmanlı’nın kaldırdığı Yeniçeri ve Mehteran takımının yeniden kurulmasını sağladığı görülecektir. Ne yazık ki, şimdi Vakkas Açar beyin hamlesiyle CHP mehtere karşı bir parti olarak sunuluyor, üstelik masum çocuklara sırtını dönen bir il başkanı ve yöneticileri olarak tarih sayfalarında yerini alıyor… Ben daha fazla yazıp söylemek istemiyorum. Sadece gözüm CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e çevrili bekliyor. Oysa daha ilk günde yapacağı tek şey, Sayın Vakkas Açar’a teşekkür edip göndermek olacaktı. Bu aynı zamanda CHP’ye yönelik tepkileri azaltacak, böyle bir talihsiz olayın Atatürk’ün partisinde asla kabul görmeyeceği gösterilecek, halkın yanlış bilgilendirilmesinin önüne geçilecekti… Dahası Sayın Vakkas Açar’ın da partiye daha fazla zarar vermek istemiyorum diyerek görevden affını da isteyebilirdi… Yine de bu hamleyi bekliyoruz elbette, hem Özgür Özel’den, hemde Vakkas Açar’dan…

İYİ HAFTALAR