Eğitim yılı başlıyor, sosyal medya paylaşımımda kısadan bir özet geçmiş ve Sayın Vali Kemal Çeber’in eğitimcilerle yaptığı toplantıda söyledikleriyle ilgili bir değerlendirme yapmıştım biliyorsunuz. Demiştim ki;

“Pazartesi eğitime start veriliyor. Vali Kemal Çeber üst düzey eğitim yetkililerini toplamış ve neler yapılması gerektiğini anlatmış. Hatta eğitimcilere çok güzel örneklerle nasihat eder gibi yol göstermiş.

Bunlar duymak istediklerimiz. Ama asıl mesele görmek istediklerimizde. Çok değil okullar açıldıktan sonra öğrenci ve veliler açısından ne gibi sıkıntılar yaşanacak, kılık kıyafet işi nasıl olacak, kitap defter ve malzemelerde ki fiyatlarda vicdansızlık sınırı nerede duracak. Okulların öğrencilerden isteyeceği temizlik vs. Rakamlar ne olacak? Kantinlerde fiyatlar kadar hijyene ne kadar önem verilecek. Tuvaletler yine girilmez mi olacak? Ve daha bunlar gibi devlet okullarıyla özel okullarda nasıl özel tarifler çıkacak hepsini göreceğiz.”

İşte bu değerlendirmem sonrası Gaziantep eğitimine büyük katkıları bulunmuş, her yönü ile tecrübe abidesi olan bir ağabeyimiz, bana Gaziantep’in mevcut yapısıyla birlikte olması gerekenleri harika bir anlatım ve tavsiyelerle dolu şekilde kaleme almış. Haliyle bu tespit ve önerileri okuyunca, “işte tam haftaya bakışlık bir yazı” diyerek sizlerle paylaşmaya karar verdim. Buradan itibaren ben değil usta eğitimcimiz konuşacak, heydi hep birlikte okuyalım:

GAZİANTEP EĞİTİMİNDE YENİ BİR YOL HARİTASINA İHTİYACIMIZ VAR

Sorunları konuşmaktan çok, çözümleri hayata geçirme zamanı

Gaziantep; sanayisi, ticareti, girişimci ruhu, genç nüfusu ve güçlü hayırseverlik kültürüyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biridir. Son yıllarda eğitim alanında yeni okul ve dersliklerin kazandırılması, hayırseverlerin eğitim yatırımlarına verdiği destek ve okullaşma konusunda atılan adımlar önemli ve değerlidir.

Ancak eğitim, yalnızca okul ve derslik sayısından ibaret değildir.

Bir okulun duvarları, sıraları ve teknolojik donanımı ne kadar iyi olursa olsun; o okulda öğretmen kendisini değerli hissetmiyorsa, öğrenci kendisini güvende hissetmiyorsa, okul yöneticisi sürekli idari ve fizikî sorunlarla mücadele ediyorsa eğitimde istediğimiz kaliteyi yakalamamız mümkün değildir.

Bu nedenle Gaziantep’in artık nicelikten niteliğe geçmesi gerektiğine inanıyorum.

1. OKULLARDA GÜVENLİK

Bugün okul yöneticilerinin önemli sorunlarından biri okul güvenliğidir.

Okul giriş-çıkışlarının kontrolü, okul çevresindeki riskler, öğrenci güvenliği ve zaman zaman yaşanan istenmeyen olaylar, eğitim yöneticilerinin asli görevlerinin yanında ciddi bir sorumluluk oluşturmaktadır.

ÇÖZÜM: Her okulun öğrenci sayısı ve bulunduğu bölgenin risk durumuna göre güvenlik personeli planlaması yapılmalı; okul çevresinde Emniyet, belediye ve Millî Eğitim Müdürlüğü arasında sürekli koordinasyon sağlanmalıdır.

2. YARDIMCI HİZMETLER VE TEMİZLİK PERSONELİ

Temiz ve sağlıklı bir okul, eğitimin temel şartlarından biridir. Ancak birçok okulda temizlik ve bakım hizmetlerinin sürdürülebilirliği konusunda yöneticiler ciddi güçlüklerle karşılaşabilmektedir.

ÇÖZÜM: Öğrenci sayısına göre okullara kalıcı ve yeterli sayıda temizlik personeli tahsis edilmelidir. Okul yöneticisinin gününün önemli bir bölümünü temizlik personeli bulmak, eksik personelin işini organize etmek veya fizikî sorunları çözmek için harcaması doğru değildir.

3. ÖĞRETMENİN MORALİ VE MESLEKİ İTİBARI

Eğitimin merkezinde öğretmen vardır. Öğretmen kendisini değerli, güvende ve saygın hissettiğinde öğrencisine daha güçlü dokunur. Bu nedenle Gaziantep’te öğretmenlerin çalışma şartlarını, motivasyonlarını ve beklentilerini ortaya koyacak kapsamlı bir “Gaziantep Öğretmen Memnuniyeti Araştırması” yapılmalıdır. Öğretmenin üzerindeki gereksiz bürokratik yük azaltılmalı, eğitim dışındaki görevler mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.

Çünkü öğretmenin en değerli sermayesi zamanıdır. O zamanı evrakla değil, öğrencisiyle geçirmelidir.

4. OKUL YÖNETİCİLERİNİN YÜKÜ AZALTILMALI

Bir okul müdürü bugün yalnızca eğitim liderliği yapmıyor.

Güvenlik, temizlik, personel, servis, veli, bina, bakım, sosyal etkinlik, yazışmalar ve onlarca farklı sorunla aynı anda ilgileniyor. Bu tablo, okul yöneticisinin eğitim liderliği görevinden uzaklaşmasına neden olabiliyor.

ÇÖZÜM: Okul yöneticilerinin asli görevi yeniden tanımlanmalı; özellikle öğrenci sayısı yüksek okullarda idari ve teknik destek personeli artırılmalıdır.

5. EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ

Gaziantep büyüyen ve gelişen bir şehir. Ancak şehirdeki bütün çocukların eğitim imkânları aynı değil. Bir çocuğun hangi mahallede doğduğu, hangi okulda eğitim gördüğü veya ailesinin ekonomik imkânlarının ne olduğu onun eğitim geleceğini belirlememelidir.

ÇÖZÜM: Dezavantajlı bölgelerdeki okullara daha fazla öğretmen, rehberlik hizmeti, sosyal etkinlik, kütüphane, spor ve sanat imkânı sağlanmalıdır.Eğitimde eşitlik, herkese aynı şeyi vermek değil; ihtiyacı olana daha fazla destek verebilmektir.

6. REHBERLİK HİZMETLERİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Bugünün öğrencisinin yalnızca akademik desteğe değil, psikolojik ve sosyal desteğe de ihtiyacı var.

Devamsızlık, akran ilişkileri, teknoloji bağımlılığı, sınav kaygısı, aile problemleri ve davranış sorunları erken fark edilmediğinde daha büyük problemlere dönüşebiliyor.

ÇÖZÜM: Okullardaki rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli ve risk grubundaki öğrenciler için erken müdahale sistemi kurulmalıdır.

7. EĞİTİMİ SADECE SINAVLARA HAPSETMEMELİYİZ

LGS, YKS ve diğer sınavlar elbette önemlidir. Ancak eğitim sisteminin nihai amacı yalnızca yüksek puan alan çocuklar yetiştirmek olmamalıdır.

Çocuğa; ahlak, sorumluluk, empati, vatan sevgisi, üretme, paylaşma, sanat, spor ve bilim sevgisi de kazandırmalıyız. Çünkü iyi bir doktordan, iyi bir mühendisten, iyi bir hukukçudan önce iyi bir insan yetiştirmek zorundayız.

8. GAZİANTEP’TE MESLEKİ EĞİTİM YENİDEN ELE ALINMALI

Gaziantep bir üretim ve sanayi şehridir. Bu büyük ekonomik potansiyelin eğitim sistemiyle daha güçlü buluşturulması gerekiyor. Meslek liseleri ile sanayi kuruluşları arasında daha güçlü ve sürekli iş birlikleri kurulmalı; öğrenciler teorik eğitimin yanında gerçek üretim ortamlarını tanımalıdır. Gaziantep’in hangi alanlarda yetişmiş insan gücüne ihtiyacı olduğu belirlenmeli ve mesleki eğitim buna göre planlanmalıdır.

9. HAYIRSEVERLERİN DESTEĞİ STRATEJİK HALE GETİRİLMELİ

Gaziantep’in en büyük avantajlarından biri hayırseverlerinin eğitime olan ilgisidir. Bu değer mutlaka korunmalıdır. Ancak hayırsever desteğini yalnızca okul binası yapmakla sınırlamamalıyız. Kütüphaneler, bilim ve teknoloji laboratuvarları, spor salonları, sanat atölyeleri, özel eğitim alanları, öğrenci bursları ve sosyal projeler de desteklenmelidir. Hayırseverlik kültürünü “bina yapmaktan eğitim ekosistemi oluşturmaya” taşımalıyız.

10. OKUL–AİLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Çocuğun eğitimi yalnızca okulun sorumluluğu değildir. Öğretmen, okul yöneticisi ve veli aynı hedef doğrultusunda hareket etmediğinde öğrencinin gelişimi olumsuz etkilenmektedir. Veliler okula yalnızca bir problem olduğunda değil, öğrencinin gelişimini birlikte değerlendirmek için gelmelidir. Okul–aile iş birliği, eğitim politikalarının temel unsurlarından biri haline getirilmelidir.

GAZİANTEP EĞİTİM VİZYONU 2030

Bütün bu sorunların çözümü için Gaziantep’e özgü, siyasi dönemlerden bağımsız, uzun vadeli bir “Gaziantep Eğitim Vizyonu 2030” hazırlanmasını öneriyorum.

Bu vizyonun temel başlıkları şöyle olabilir:

1. Güvenli okul

2. Mutlu ve itibarlı öğretmen

3. Güçlü okul yöneticisi

4. Başarılı ve mutlu öğrenci

5. Güçlü rehberlik sistemi

6. Fırsat eşitliği

7. Güçlü mesleki eğitim

8. Bilim, sanat ve spor

9. Güçlü okul–aile iş birliği

10. Hayırseverlik ve eğitim yatırımlarının stratejik planlanması

Bu hedefler yalnızca bir rapor olarak kalmamalı; her yıl ölçülebilir göstergelerle takip edilmelidir.

SON SÖZ

Gaziantep eğitimde önemli mesafeler kat etmiştir.

Hayırseverlerimizin, öğretmenlerimizin, okul yöneticilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın büyük emekleri vardır. Şimdi yapılması gereken geçmişte yapılanları küçümsemek değil, geleceğin eğitim sistemini daha güçlü kurmaktır.

Çünkü eğitim bir ilin yalnızca bugünü değildir.

Eğitim, Gaziantep’in 10, 20, hatta 50 yıl sonrasıdır.

Bugün okullarımıza yaptığımız her yatırım, yarının Gaziantep’ine yaptığımız yatırımdır.

Bu nedenle artık şu soruyu daha yüksek sesle sormalıyız:

“Gaziantep’te kaç okul yaptık?” sorusunun yanına, “Bu okullarda nasıl bir eğitim ortamı oluşturduk?” sorusunu da koyabiliyor muyuz?

Bence asıl mesele budur.

Ve Gaziantep’in çocukları için artık yalnızca daha fazla okul değil; daha güvenli okullar, daha mutlu öğretmenler, daha güçlü yöneticiler, daha bilinçli veliler ve geleceğe hazır daha donanımlı gençler yetiştirme zamanıdır.

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR