Her mevsimiyle ayrı bir güzellikte olan Gaziantep'im geçtiğimiz hafta yağan karla ciddi sınav verdi. Biraz araştırma yaptım ve en büyük karın 1940 yılında yağdığını, o yıllarda mahalle sakinlerinin soba külleriyle yerde donan karın erimesine vesile olduklarını okudum... Bir sonraki en büyük karın 1968 yılında yine aynı şiddetle yağdığını öğrendim...

2022 yılının Ocak ayında ise Gaziantep'te etkili olan kar yağışının resmi kayıtlara göre son 10 yılın en yüksek oranı olarak kayıtlara geçtiği bilgisine ulaştım.. Kar yağışıyla birlikte büyük sıkıntıların yaşandığı, yolların kapandığı o yıllarda Başkanı Fatma Şahin, kar yağışı sırasında 'yolda kalan ve sıkıntı yaşayan' Gazianteplilerden özür dilemişti..

Ancak bu kez derslere iyi çalışılmıştı. Çünkü Gaziantep 2025 yılının son günü başlayan ve 2026’nın ilk gününe kadar devam eden kar yağışında aksaklıklara rağmen verdiği sınavda başarılı oldu.

CHP Milletvekili Melih Meriç’in kar yağışından itibaren soluğu sokakta aldığı, 3 gün boyunca soğuğa ve kara aldırış etmeden, ana arterler, Şahinbey ve Şehitkamil’de ilçelerinde nokta atışı yaparak büyük alkış aldı. Açık yollar için teşekkür etti, sıkıntı yollarla ilgili uyarısını yaptı. Meriç bir anlamda yaptığı yorumlarla yol gösterdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti, karşılık olarak ‘teşekkür’ aldı. Yani Meriç’i partisi dışında herkes kutladı… CHP’ye kalan ise, kendi vekilini yok sayıp, aksine belediyeleri ağır eleştiri yağmuruna tutması oldu.

Bunun adına da muhalefet dedi.. Asıl hatayı da burada yaptı. Oysa vekilinin yanında yer alıp, her noktayı birlikte gezip, artıları ve eksileri yüze gelseydi işte o zaman ‘en büyük alkışı’ alırdı.

Ama sırf “muhalefet partisiyiz. Bizim işimiz eleştiri” diye tutturunca ortaya çıkan tablo “Bu CHP Gaziantep’te ne zaman düzelir” sorusunu da akıllara kazıttı.

İKİ BELEDİYE YETKİLERİ BİRBİRİNİN ÜZERİNE ATARSA?

Evet Gaziantep kar yağışı ve şiddetli soğukla sınandı.

Hala hava buz.. Kar yağışıyla birlikte teyakkuza geçen belediyeler ana yolları açık tutmak için büyük çaba sarfetti. Ama maalesef bir şey unutuldu… Kaldırımlar ve yayalar..

“Şiddetli kar yağışı var, üstelik don. Lütfen aracınızla trafiğe çıkmayın’ uyarısı yapan mülki amirler, belediyeler araçsız yola çıkanların nasıl yürüyeceğini hesap edemedi.

Yolların tertemiz, kaldırımların buz küpüne döndüğü şehrimde ve hala bir çalışmanın yapılmayıp, resmen kendi kaderine terk edildiği ana ve ara sokaklardaki kaldırımlar maalesef kötü durumda.

Sabah evimin yakınındaki sağlık ocağına gitmek için çıktığım ama düşe kalka, zorla vardığım sağlık ocağı yolu inanın ki kötü durumda. Resmen buz pistine dönmüş, tutunarak gidilen ara yola hiç el atılmamış.

Bir diğer nokta ise Gazetemizin bulunduğu iş merkezinin arka kısmı. İnsan eli değmemiş, makine girmemiş, kar donmuş ve yol buz pistine dönmüş. Bina sakinleri Şehitkamil Belediyesini aramış, onlar da topu Büyükşehir’e atmış. Büyükşehir aranmış o da topu Şehitkamil’e atmış. Bizim sağlık ocağının ana ve ara yolunda da aynı durum yaşanmış. Şehitkamil Büyükşehir’e, Büyükşehir Şehitkamil’e…

Ya okullara ne demeli ? Maalesef okulların yüzde 90’ı kara ve buza teslim edildi. Bırakın temizlenmeyi, ısıtma sistemini bile çalıştırılmayan okullar oldu.

Çocukların kayak yaparak girdiği okul bahçelerindeki manzara maalesef can sıktı.

Ana yolların temizlenip, kaldırımların, ara sokakların ve okulların unutulduğu Gaziantep’imde ‘ bu temizlik sınıfta kaldı’ dedirtti.

ŞEHİTKAMİL MECLİSİ ARTIK KAVGA VE TARTIŞMA MECLİSİ OLDU

Mehmet Bozgeyik'in belediye başkanlığı dönemindeki meclisler çok heyecanlı olurdu. Yani gitmek için sabırsızlanırdım. Tartışmalar, atışmalar, gündemlerin derin sorguları. Yani iyi haber çıkar, elimiz dolu dönerdik. Mehmet Bozgeyik iyi yönetirdi meclisi. Evet kavgaya karışır, itirazları söyler, gerektiğinde masaya yumruğunu vururdu. Ama asla hakaret etmezdi.

Yıllar yıllar geçti, başkanlar değişti…

CHP uzun yıllardan sonra kazandığı ilçeyi mecliste belediyede kaybetti.

CHP ile oyları alan Umut Yılmaz AK Parti’ye geçti, bazı meclis üyeleri Yılmaz’ın arkasından gitti. Sonuç CHP'nin mecliste 25 olan sayısı 15’e düşerek mecliste iktidarını kaybetti.

İşte ne olduysa ondan sonra oldu ve her iki taraf için savaş başlatıldı.

Mecliste hakaretler, bağırmalar, aşağılamalar, tehditler… Neler neler ?

Her meclis bir olay, her meclis bir tartışma.

Aslında ortak fikir Şehitkamil ilçesi. CHP’lilerin doğruyu bulma adına verdiği ama ibrenin hep ters tarafa döndüğü Şehitkamil meclisleri artık gerçekten yoruyor..

Hele birde Umut Yılmaz ve Ersin Atar’ın arasında hemen hemen her mecliste yaşanan tartışma, hakaret can sıkıyor…

Bir belediye başkanı meclis üyesini dışarı çıkartmak için zabıta çağırıyor, çıkartmazsa görevden alacağını söylüyor..

Meclis üyesi mafya iddiasını anlatıyor, 1 milyon dolar verdiğini söylüyor, belediye başkan senin için 10 dolar vermem diyor.. Atar konuşuyor, Yılmaz susturuyor. Atar konuşmaya devam ediyor, davalar açılıyor, ses kayıtları ortaya çıkıyor, zabıta geliyor, müdür çağrılıyor, müdür meclis üyesinin yanına gidiyor, CHP Grup başkan vekili Mehmet Sucu ayaklanıyor, uygulamanın doğru olmadığını söylüyor, başkan bağırıyor… Sonra geri adım atılıp, mecliste zabıtalar dışarı çıkarılıyor.

Meclisi yöneten başkanın kimliğine uygun hareket etmesi, meclis üyelerinin de artık ilçeye hizmet için tartışmaları gerektiğine inanıyorum.

Çünkü korku filmi gibi izlenen meclisler artık kimseye inandırıcı gelmiyor..