Vergi sisteminde kayıt dışı ekonomiyle mücadele, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın uzun yıllardır öncelikli başlıklarından biri. Ancak teknik imkânların sınırlı olması, denetimlerin hem yaygınlığını hem de derinliğini kısıtlıyordu. Bu alanda yapılan manuel denetimler zaman alıyor, sistem dışına çıkanları gerçek zamanlı yakalamak neredeyse imkânsız hâle geliyordu. İşte bu tabloyu kökten değiştiren yeni bir yapay zekâ hamlesi: Maliye Bakanlığı, sahte fatura ile mücadelede artık KAŞİF adını taşıyan yeni nesil bir analiz sistemi kullanıyor. Teknolojiyle şekillenen bu yeni dönemde, vergi denetimi artık sadece insan gücüyle değil, akıllı algoritmalar tarafından da yürütülüyor.
KAŞİF Nedir, Neyi Değiştiriyor?
KAŞİF, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın teknoloji birimi GİB Teknoloji ile TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nün ortak çalışması sonucu geliştirildi. Amacı, sahte belge düzenleme faaliyetlerini sadece geçmişe dönük değil, gerçek zamanlı biçimde tespit edebilmek. Gerçekte mal veya hizmet teslimi yapılmadan düzenlenen, halk arasında "naylon fatura" olarak bilinen belgeler, kamu gelirlerinde büyük kayıplara yol açıyor. Bu kayıpların önüne geçmek için geliştirilen KAŞİF, sadece veriye değil, mükellef davranışlarına da odaklanan bir sistem. Daha önce kullanılan Sahte Belge Risk Analiz Programı (SARP) ve Riskli İade Takip ve Analiz Programı (RİTAP) gibi yazılımlar, kural tabanlı çalıştıkları için sınırlı kalıyordu. KAŞİF ise yapay zekâ destekli, öğrenebilen ve sürekli gelişen bir model.
Günde Milyonlarca Mükellef Tarama Kapasitesi
KAŞİF’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, her gün yaklaşık 4 milyon mükellefin verisini analiz etme kapasitesine sahip olması. Bu muazzam analiz gücü, yalnızca vergi beyannamelerini değil; fatura kayıtları, çalışan sayıları, tahsilat bilgileri, üretim kapasitesi, ithalat-ihracat hareketleri, banka işlemleri ve hatta sektörel verileri de içeriyor. Sistem, bu büyük veri yığınını anlık olarak tarıyor ve içindeki anomalileri yapay zekâ yoluyla ortaya çıkarıyor.
Bu analizler sadece sayısal değil; KAŞİF aynı zamanda mükelleflerin davranış kalıplarını, işlem döngülerini ve geçmiş performanslarını da dikkate alıyor. Böylece klasik sistemlerde gözden kaçabilecek detaylar, algoritmik analizle görünür hale geliyor. KAŞİF, her yeni veriyi kendine entegre ediyor ve öğrenmeye devam ediyor. Bu yönüyle sürekli gelişen bir dijital denetmen gibi çalışıyor.
Tespit Edilen Usulsüzlükler Çok Çarpıcı
Sistemin devreye alınmasından bu yana tespit edilen usulsüzlükler, KAŞİF’in etkinliğini açıkça ortaya koyuyor. Henüz faaliyete başlamasının beşinci gününde 50 milyon liralık fatura kesen bir şirket, sistem tarafından riskli olarak işaretlendi. Bir başka olayda, ücretli çalışan bir kişinin adına farklı vergi dairelerinde kurulan yedi şirketten altısının sahte belge düzenlediği ortaya çıktı. Bu şirketler aracılığıyla 246 milyon liralık naylon fatura kesilmişti.
Son üç ayda herhangi bir faaliyeti olmayan 2.550 mükellefin toplamda 276 milyar liralık sahte fatura düzenlediği de sistem tarafından tespit edildi. Bu veriler, önceden aylarca süren saha denetimleriyle belki de hiç fark edilmeyecek düzeneklerin artık birkaç saat içinde dijital olarak çözülebildiğini gösteriyor. KAŞİF bu anlamda bir tür erken uyarı sistemi işlevi de görüyor.
Erken Uyarı Mekanizması ve Yaptırımlar
KAŞİF yalnızca tespit yapmakla kalmıyor; oluşturduğu risk profillerini anında Vergi Denetim Kurulu’na ve ilgili vergi dairelerine iletiyor. Bu sayede hızla yerinde yoklama yapılıyor, gerekli durumlarda vergi incelemesine başlanıyor. Şayet yapılan denetimlerde, şirketin gerçek bir ticari faaliyeti olmadığı tespit edilirse, o mükelleflerin vergi kaydı komisyon kararıyla sonlandırılıyor. Böylece kamu zararı oluşmadan önlenmiş oluyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de bu sürece dair yaptığı açıklamada, “Kayıt dışılıkla mücadelede yeni bir döneme girdik. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi gibi yeni teknolojilerle artık kayıt dışı tüm faaliyetleri anında tespit ediyoruz” sözleriyle sistemin önemini vurguladı. Bu çağrı, mükelleflere doğrudan mesaj niteliğinde: kayıtlı kalın, çünkü yapay zekâ artık her şeyi görüyor.
Mali Müşavirler Açısından Yeni Dönem
KAŞİF’in hayata geçmesi, sadece vergi mükelleflerini değil, aynı zamanda mali müşavirleri de doğrudan etkiliyor. Artık mali müşavirler yalnızca beyanname hazırlayan kişiler değil, aynı zamanda müşterilerinin tüm finansal hareketlerini vergi uyumu açısından değerlendiren danışmanlar konumunda. Sistem, beyanname ile işletme faaliyeti arasında oluşabilecek en küçük uyumsuzluğu bile analiz edebiliyor.
Bu noktada mali müşavirlere düşen görev; hizmet verdikleri işletmelerin ticari faaliyetlerini yalnızca muhasebeleştirmekle kalmayıp, işlem mantığı, ticari tutarlılık ve faaliyet döngüsü açısından da yönlendirmeleri gerekiyor. Şirketlerin gerçek faaliyetlerinin belgelerle birebir örtüşmesi, artık yapay zekâ sistemleri karşısında olmazsa olmaz bir gereklilik. Aksi hâlde, sadece vergi cezası değil, daha ağır yaptırımlarla karşılaşmak mümkün.
Vergi Uyumunda Dönüşüm Zamanı
KAŞİF, vergi uyumu sürecini baştan sona değiştiren bir paradigma sunuyor. Yapay zekâ destekli bu sistem, yalnızca sahte faturaların önüne geçmekle kalmıyor, aynı zamanda dürüst mükellefler için daha adil ve rekabetçi bir vergi ortamı oluşturuyor. Vergi sistemine olan güveni artıran bu gelişme, uzun vadede hem kamu maliyesini güçlendirecek hem de ticari ahlakı yeniden inşa edecek.
Özetle, Maliye’nin KAŞİF hamlesi bir tercihten öte zorunluluk hâline gelen dijital denetim çağının güçlü bir örneği. Bu yeni düzende herkesin sorumluluğu artıyor. Vergi mükellefleri, faaliyetlerini kayıt içinde yürütmeli; mali müşavirler ise sadece muhasebeci değil, aynı zamanda stratejik birer rehber gibi hareket etmeli. Unutulmamalı ki, artık beyan yeterli değil, davranışlar da denetim altında. KAŞİF izliyor, sistem analiz ediyor.
Peki siz ne kadar hazırsınız?