Türkiye’de yaşayan vatandaşlar olarak, bahar ayına girdik ama hala kış gibi havalardan kurtulamıyoruz. Tıpkı zamlar gibi… Yani gün yüzü ve baharı göstermiyorlar bizlere… Dahası nefes aldırmıyorlar resmen. Boğuluyoruz adeta… İşte son zam bombası Elektrik ve Doğalgaz tarifelerine yapılan yüzde 25’lik artışla geldi. Tabii ki, zamana dikkat, çünkü yazın doğalgaz kullanma oranı yok denecek kadar az olacak yani hemen kazığı hissetmeyeceğiz… Elektrikte de öyle, ama doğalgaza oranla onun kullanımı daha fazla tabii… Ne zaman hissedeceğiz bu yüzde 25’lik zammı? Kasım ayı ile birlikte faturalar geldiğinde… Ki o zamana kadar 2'nci zam gelmezse... Biz vatandaşlara şimdilik gıda fiyatlarıyla her gün bindirme devam ediyor. Piyasa o kadar başıboş ki, kör tuttuğu biz vatandaşları güzelce öpüyor…Tabii elimiz kolumuz bağlı olduğu için bu öpüşe ses bile çıkaramıyoruz… Akaryakıt zaten gaza bastığı için fren filan dinlemiyor, az kaldı mazotun 100 lira olmasına… Tüp Gaz'a dokunmuyorlardı ona da dokunmaya başladılar. Benzin zammı böyle devam ederse millet arabalarını evlerinde bırakacak duruma gelecek… Sigara fiyatlarına da paket başına 5 lira zam gelirken, ekmek fiyatı da birçok şehirde 15 liradan 17,5 liraya çıktı. Anlayacağınız yıllar önce yazdığım “bu gidişle Venezuela’ya döneceğiz” öngörüm artık gerçekleşme aşamasında. Çünkü Dünyada enflasyonda zirvelerden inmiyoruz… Allah Türk milletine acısın diyorum sadece…

OĞUL TAHMAZOĞLU'NUN BAKLAVA SATIŞI DÜŞER Mİ?

Gelelim Gaziantep’imize… Baklava olayını çok şükür bitirdik sayılır. Şehitkamil Belediye Başkanı şehrin efsanesi Antep baklavasının seviyesini düşürmekle kalmadı, kentin marka isimlerini adeta hedef gösterip Baron diyerek düşman ilan etti. Ne kendi imalatı, ne de maliyeti net bir şekilde açıklamadan, güya açıklamış gibi davrandı ve yeni partisini de akıllı şekilde arkasına alıp işi bitirdi. Hem de o baklavayı yaptırdığı firmaya amcasının fıstığını sattırdığı iddia edilse de ne olursa olsun o 660 liraya satılan baklava en çok alım gücü düşük vatandaşlar tarafından kabul gördü. Tabii bu işin devamı gelecek mi? Burası çok önemli çünkü. Eğer devam edilirse halk katında yaratılan memnuniyet halkası büyüyecektir… Tabii yine tekrar edeyim, bu rakama satılan baklavalar,hani şu hedef gösterilen ünlü firmaları asla etkilemeyecektir… Küçük baklava esnafıyla, belki Sayın Mehmet Tahmazoğlu’nun Shimall otelde baklavacılık yapan oğlunun satışlarını etkileyebilir. Ama bu konuda da Sayın Tahmazoğlu’nun özellikle iş dünyasını arayıp "baklavaları oğlumdan alın" şeklindeki bizlere şikâyet odaklı gelen iddiaları gerçekleşirse, o zaman belki Umut Yılmaz’ın 660 liralık baklavasından fazla etkilenmeyebilir… Yani sonuçta ne olursa olsun Belediyelerin bu baklava işine sarılmasında tek kazançlı tarafın biz vatandaş olduğunu da belirtmeden geçmeyeceğim. Tabii oğul Tahmazoğlu’nun fiyatını bilmediğimden ben Umut Yılmaz’ın baklavasına odaklanmış durumdayım…

ZABIT KATİPLERİN KİRLİ İŞLERİ BAŞSAVCIYA TAKILDI

Gaziantep Adliyesinde hafta sonunda ortaya çıkarılan, zabıt katipleri, avukatlar, hatta bir savcı ile bir polisin içinde olduğu uyuşturucu ve dosya çözümüne karıştığı belirtilen savcı olayı büyük yankı uyandırdı. Bir kere şunu baştan söylemeliyim; bu hepsi için demiyorum çünkü aralarında namuslu ve dürüst çok zabıt katibi var. Ama bazı zabıt katipleri savcıdan da hakimden de etkili işler yapıyor. Adliyede görev alabilmek için çalmadık kapı, görüşmedik siyasi bırakmayanlar, görevi kapınca namuslu şekilde işini yapması gerekirken, bir sürü alengirli işlere giriyorlar. Bazen iş birliği bazen Hakim ve Savcı’dan habersiz dosyalarda değişimler yapılmasını sağlıyorlar… Aynı şekilde adliyelerde zabıt katiplerini besleyen ilişkiye geçen, onlara her türlü maddi imkanı sağlayan bazı avukatlar ve maalesef bazı savcılar kirli ilişkilerin içine giriyorlar… Bunun geçmişte örnekleri çok ama bu olay tam da bahsettiğim şekilde ortaya çıkarıldı. Daha buna emniyette bazı polislerin de karıştığını söylemeden geçemeyeceğim…

GENÇ KIZIN ORTAYA ÇIKARDIĞI KİRLİ İLİŞKİ

Bu olay Zabıt kâtibi Halil İbrahim Uğurlu’nun bir aşk ilişkisiyle başlamış… Kızla adliye dışında sürekli görüşen Uğurlu zamanla onu uyuşturucuya alıştırmış. Kız bakmış olacak gibi değil, sonunda dayanamamış ve Başsavcı vekiline giderek, “Bu zabıt katibi beni uyuşturucuya alıştırdı, ayrıca sadece ben değil birçok kişiyi de uyuşturucuya alıştırıyor, karanlık işler çeviriyor” diyerek ihbarda bulunmuş. Haliyle hemen harekete geçilmiş ve teknik takip başlatılmış…Ondan sonra olay zincirin halkaları gibi sökülmeye başlanmış. Önce telefonlardaki mesajlar silinmesine rağmen yapılan teknik çalışmada 600’e yakın mesaj ortaya çıkarılmış… İşte ondan sonra bu iş uyuşturucunun ötesinde zabıt katipleri, avukatlar ve bir savcı ile polise uzanan, personelleri kapsayan ilişki ağının ortaya çıkmasını sağlamış… Başından beri olaya hakim olan üstelik stratejiyi belirleyen Başsavcı İsmail Karataş “kimsenin gözünün yaşına bakmayın babam da olsa göz yummayın içeri alın” demiş… İlk etapta zabıt katibi Halil İbrahim Uğurlu tutuklanmış.

KATİPLER-AVUKATLAR-SAVCI VE POLİSLER

Telefon mesajlarının derinine inildiğinde, birde bakılmış ki, iş sadece uyuşturucu değil, bazı katiplerin bazı avukatlarla iş takipleri yaptıkları tespit edilmiş…Bir zabıt katibiyle avukatın görüşmesinde bazı dosyaların çözümü için bir savcıya para verdikleri iddiasıyla karşılaşılmış… Hemen o zabıt katibi gözaltına alınmış ve ondan sonrası zaten kendiliğinden çorap söküğü gibi gelmeye başlamış… Haliyle o savcının hemen ifadesi alınmış, ardından Adalet Bakanlığı kuruluna gönderilerek müfettiş istenmiş…Bunun yanısıra diğer Zabıt Katibi Murat Çetinkaya’da tutuklanmış. Bu olay ile ilgili Başsavcı ve ekibi bir taşla üç değil, belki de 10 kuş vurmuş… Şu anda olayla ilgili Uyuşturucu ve rüşvet ile suçlananlar arasında, 1 savcı, 2 avukat, 1 polis, (arkası gelebilirmiş) 7 adliye personeli ve 6 siville ilgili soruşturmanın başlatıldığını öğrenmiş bulunmaktayım… Bu vesileyle Sayın Başsavcı İsmail Karataş ve ekibine elbette teşekkür edeceğiz. Ama bu vesileyle şu adliye içerisindeki özellikle zabıt katipleri konusunda titiz bir çalışma yapılması gerektiğini, hatta şüphelenilen bazılarının uyuşturucu testinden geçirilmesini söylemeden geçemeyeceğim…

NOT: Bir şey daha var söyleyeceğim… CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, bu olayla ilgili sosyal medyada doğru olmayan bilgilerle bir paylaşım yaptı. Sosyal medyada hayli ilgi gören bu paylaşımda Umut Akdoğan’ın Gaziantep’ten bir avukatın verdiği bilgilerle hareket ettiği ve gerçek durumu öğrenince yanıltıldığını çevresine söylediği öğrenildi.

GAZİANTEP BÖYLE DOLANDIRICILIK OLAYI GÖRMEDİ

Yani ancak filmlerde görebileceğim hatta senaryolarda bu kadarı da olmaz denilen büyük bir olay yaşanmış Gaziantep’te… Bunu da yine Gaziantep Başsavcılığı Koordinesinde Gaziantep Emniyet Müdürü Celal Özcan ve ekibi ortaya çıkarmış… Ortada galiba profesör unvanlı ve avukat olduğu ileri sürülen kişinin liderliğini yaptığı bir çete var… Bu çete öncelikli olarak Gaziantep Üniversitesinde gözlerine kestirdikleri profesör ve akademisyenlerin imzalarını taklit edip veya tıpatıp benzeterek imzalar atarak borç senetleriyle borçlandırmış. Yani adamların böyle bir borcu filan yok ama imzalar kendisinin gibi senetlere geçirilince, haliyle icrada işlemler yapılmış. Rakamlar öyle küçük filan değil…10-20-30 milyonlara varan borç senetleri var ortada… Şebeke o kadar profesyonelmiş ki, kendi düzenledikleri sahte imzalarla insanları borçlandırıyor sonra devreye şebekeye dahil bir başka kişiyle icra takibi başlatıyor. Bu hamleden sonra çete lideri olan kişi tuzağına düşürdüğü profesör, akademisyen ve bazı esnaflarla temasa geçiyor. Bu dolandırıcı bir avukat kanalıyla durumu öğrendiğini söyleyerek “sizin 30 milyon olan borcunuzu 15-10 milyona düşürürüm. Ben aracılık ediyorum, sen bu parayı ver ben dosyayı kapattırırım” diyor. Tabii paniğe kapılanlar bu paraları ödüyor, diğerleri ise korkudan ne yapacaklarını şaşırıp duruyor. Ama hepsi ile pazarlık yapılıyor ve dolandırıcılık işlemi gerçekleşiyor. Sonuçta Şehitkamil, Şahinbey ve Nizip İlçesi ile Malatya ‘da yapılan operasyonlarda 10 şüpheli nitelikli dolandırıcılık-resmi belgede sahtecilik suçundan yürütülen projeli dosya kapsamında gözaltına alınmış. Yapılan aramalarda tam 15 cep telefonuyla birlikte sim kartları, kameralar, tabletler, laptoplar, fotoğraf görüntüleme cihazları, sensörler, çok sayıda hazırlanmış senetler, haplar ve belge ile doküman ele geçirilmiş… Edindiğimiz bilgilere göre rakamlar çok büyük diyorlar. Sanırım bunlar açıklanınca öğreneceğiz… Sonuçta bunları öğrenince hepinize “aman ha, sakın böyle oyunlara gelmeyin, sizleri arayan veya böylesine ilk kez rastladığım dolandırıcılık olayının kurbanı olmadan mutlaka savcılığa veya emniyete başvurun” diyorum… Emeği geçen tüm yetkilileri kutluyoruz...

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR