Önce kısa bir bilgi... Biliyorsunuz Türkiye Kent Konseyleri Birliğinde kuruluşundan itibaren görev yapan bir gazeteciyim. Gerçekten çok emeğim var, hatta benden daha fazla Necati Binici arkadaşımızın var. İlk dönem başkanlığını yapan Necati Binici'nin kent konseylerinin birlik oluşumunda büyük katkı sağlayan kişi olduğunu söylemeliyim. Yılın belli aylarında Türkiye’nin bölgeler olarak belli şehirlerinde geniş kapsamlı toplantılarımız oluyor. Her yılda başkanımız değişiyor ve hangi il için karar alınırsa o il bir yıl boyunca dönem başkanlığını yürütüyor. Bu arada uzun yıllar Adana’da yaşayan hemşerimiz Ekrem Arslan da bir dönem birlik başkanlığı yapmış birisi. Şu anda Gaziantep Büyükşehir’de görev yapıyor. Gaziantep ekibi olarak Kent Konseyleri Birliğinin tüm etkinliklerinden mümkün mertebe bulunmaya çalışıyoruz. Ama sanırım benim için artık çok yorucu olmaya başladı ve yakın zamanda kenara çekilmeyi düşünüyorum…

Kısaca bu girizgahtan sonra geçtiğimiz perşembe günü gittiğimiz Trakya bölgesinin önemli ilçelerinden Çerkezköy’de çok ilginç gerçekle karşılaştığımızı söylemeliyim... Öncelikle 22 il ve ilçenin kent konseyleriyle ağırlığı çevre olan geniş kapsamlı toplantılara Gaziantep ekibi olarak katıldık. Önce ev sahibi Çerkezköy Belediye Başkanlığını ziyaret ettik. Sonra Kaymakam Nazmi Günlü, bilahare Tekirdağ Valisi Recep Soytürk’ü ziyarete gittik. Ardından Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar ile buluştuk…Özellikle Sayın Vali Recep Soytürk ile Kaymakam Nazmi Günlü’nün Gaziantep’e olan ilgisi ve sevgisi bizi çok gururlandırdı. Tabii nereye gitsek Gaziantepli olduğumuzu öğrenince ilk söylenen şeyin, Fatma Şahin övgüsü olduğunu belirtmeliyim… Neyse şimdi gelelim asıl söyleyeceklerime…

TRAKYA'DA SUSUZLUK KAPIDA

Doğrusu buraya gelen kadar Trakya’da su sorununun olduğunu bilmiyordum. Ama Kent Konseyi Başkanı Volkan Kuru ile birlikte Belediye Başkanı Vahap Akay ve Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin’i dinledikten sonra, Tekirdağ sınırları içerisinde yer alan 11 OSB ve 2 Endüstriyel bölgenin koskoca Trakya’da büyük su sıkıntısına yol açtığına şahit olduk… Burada parantez açayım ve Vahap Akay ve Mustafa Çetinin inanılmaz donanıma sahip belediye başkanları olduğunu söylemeliyim. İkisi de Avrupa görmüş ve yaşamış gencecik pırıl pırıl insan. İkisinin de Trakya için Avrupa standartlarında bir yönetim anlayışı sergilemek ve sistem kurmak istediklerini anlayabiliyorum ama Türkiye’deki siyasi anlayışla bunu gerçekleştirmenin imkansız olduğunu maalesef onlar gibi bende biliyorum… Onun içindir ki, kendilerinden önce Trakya’ya akın eden fabrikaların plansız, daha önemlisi yetersiz alt yapı ve çevresel faktörler ile palas pandıras kurulan fabrikaların kontrolsüz biçimde su kullanımının nasıl önüne geçilebileceği konusunda onlar da çözüm arıyor. Ama Trakya yönetimsel anlamda o kadar dağınık ki, ortak akıl konusundaki yetersizlik en büyük handikap olarak duruyor… Dahası yakın gelecekte bu bölgenin ciddi manada su sıkıntısı çekeceği kaçınılmaz gerçek olarak ortaya çıkarıyor.

DENİZİ VAR, NEHİRLERİ VAR AMA ?

Bakın Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, bu konudaki endişesini şöyle dile getiriyor ve “Geçmiş yıllarda yanlış alınan kararlar neticesinde bugün ciddi manada su sıkıntısı yaşıyoruz. Bununla birlikte gerek meskenlerden gerekse sanayi bölgelerinden çıkan atık sular da günümüzün en büyük problemlerinden biri haline geldi. Bu planlar da tüm paydaşlarımın katılımı ve ortak akıl ile oluşturulmalıdır” diyor… Oysa o bölgeye yakın Meriç nehri, Çorlu Nehri ve OSB içinde Kavakdere var. Maalesef buralardan da faydalanılma konusunda ortak hareket olmamış… Niye? Çünkü Trakya’da bir lider eksikliği var, bölgenin geleceği tehlikede ama bir araya gelip sorunları çözme konusunda adım atılmıyor. Göstermelik toplantılar sonuç vermiyor. Sanırım Milletvekilleri bu konuyu çok ciddi anlamla önemsemiyor.

TEKİRDAĞ'IN BÜYÜKŞEHİR KADIN BELEDİYE BAŞKANI HERKESİ KUCAKLAMALI

Bu sıkıntıların yaşanması elbette yeni değil, eskiye dayalı bir sorun... Ama kaldığım 3 gün boyunca görüştüğüm insanlar Büyükşehir’in kadın Belediye Başkanının sorun çözmede yetersiz kaldığını söylüyor. Hatta bir ara Gaziantep'e gelip Fatma Şahin ile görüştüğünü ve su konusunda destek istediği söyleniyor. Bunun üzerine GASKİ'den bu konuda uzman kişilerin oraya gittiği belirtildi, doğrusu bende orada öğrendim bunları. Ama eğer bu kadar şikayet ve çözümsüzlük had safhaya gelmişse sanki bölge olarak Büyükşehir Başkanının bu işe yeterince odaklanmadığı ve kendi yöntemleriyle çözmek istediği düşüncesi ağır basıyor. Oysa Candan Yüceer yıllarca Milletvekilliği yapmış tecrübeli bir isim. Buna rağmen tehlike kapıda olmasına karşın ortak hareket yönünde adım atmıyor sanki... Çünkü eskiden 100-200 metrelerde ulaşılan kuyu sularındaki derinlik şu anda 450-500 metre derinliğe inmiş durumda. Yani yeraltı bile alarm veriyor. Ama sanırım Candan Hanım Trakya’da ortak akılı sağlayıp bürokratları, sanayi ve ticaret odalarını, 11 OSB ve STK’lar ile Kent Konseylerini dikkate almıyor gibi. Bunu şundan da anlayabiliyoruz; Türkiye Kent Konseyleri Birliği bu bölgede devasa bir toplantı düzenlemiş, tam da gündem çevre ve su konusu. Ama Sayın Belediye başkanı bu konuyu değerlendirmek ve uzman isimlerle çözüm önerilerinde bulunmak isteyen Türkiye Kent Konseyleri Birliğine randevu vermek istemiyor. Sonra da gün boyunca birçok yerden Randevu için aranınca bu kez “genel sekterimle görüşsünler benim bir yakınımın cenazesi var” diye savsaklıyor. Sanırım sonradan hatasını anlıyor ki, akşam saatlerinde görüşme zahmetinde bulunuyor. Bundan da anlaşılıyor ki, ortak hareket yönlü zafiyeti mevcut...Eğer bizlere bunu yapıyorsa, o zaman şehirde bütünlüğü nasıl sağlayabilir ve liderlik yapabilir ki... Tabii başkanın bu tavrından dolayı o buluşmaya benim gitmediğimi belirtmeliyim…

GEL DE GAZİANTEP'İ ÖVME...

Demem o ki, bir şehir kolayına büyümüyor. Sanayisi kolayına örnek hale gelmiyor. Çünkü bu konuşulanları duyup bizzat yaşayınca Gaziantepli olarak ne kadar büyük işler yaptığımızı bir kez daha değerlendirdim. Hatta gözümün önüne Gaziantep OSB’si geldi. Yıllar önce aynı sıkıntıyı yaşama tehlikesini sezen Cengiz Şimşek’in büyük bir öngörüyle Fırat nehrinden su getirme fikrine en başta Fatma Şahin, beraberinde Valilerimiz Davut Gül ve Kemal Çeber ile Milletvekillerimiz el birliği içerisinde destek verip Ankara’da tüm bakanlıklarla temasa geçilmiş ve bu hayal gerçeğe dönüştürülmüştü. Böylece Gaziantep sanayisinin geleceği kurtarılmıştı. Hatta bu örneklemekten hareketle Tekirdağ Valisi Sayın Recep Soytürk’ün, “Gaziantepli tuttuğunu koparan bir şehirdir. Başkanlarıyla Milletvekilleriyle, Bürokratlarıyla Sanayicileriyle doğruca Bakanlara gider ve asla eli boş dönmezler” sözleri bu düşüncemi doğrular nitelikteydi. Elbette bunun yanında çok ciddi sıkıntılar yaşanmıyor değil, ama ben sadece Trakya örneğini vererek Gaziantep OSB’sinin ve Gaziantep’in siyasi, sanayici ve bürokrat gücünün var olan gerçeğini bu benzetmeyle sizlere aktarmak istedim.

NOT: Bizleri 3 gün boyunca en iyi şekilde ağırlayan Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay ve yardımcısı Gökay Keleşoğlu ve tüm ekibine, Çerkezköy Kent Konseyi Başkanı Volkan Kuru ve ekibine, Süleymanpaşa Kent Konseyi Başkanı Hülya Çetin ve yöneticilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Hepsine teker teker sevgilerimi yolluyorum...