GaziantepFK’nın Gençlerbirliğine yenilgisi çok tepki aldı.Bilhassa kenar kulübe de önemli futbolcular varken 84 dakika beklenmesi…
Ancak deplasman da GaziantepFK 3-5-1-1 oynarken rakip kendi evinde 1-4-1-4 oynuyordu.
3-4-1-1’i deplasmanlarda seçmek gerçekten büyük risk.Çünkü bu sistem de topa sahip olacaksın, kanat beklerin çok iyi olacak orta alanda pas kaliten olacak.Orta alan önemli hale gelir.
Ancak orta alanda ilk devre Melih ve Gassama çıkışlarda devamlı prese yenik düşüp top kaptırdılar.
Hatta ileri çıkarken pas yüzdelerindeki başarı oranı çok kötüydü.
%69 gibi bir topa sahip oranla oynamak çok iyi görünse dahi gol planı olmayan bir oyun tarzı başarıyı getirmezdi.
Gençlerbirliği 1-4-1-4 ile merkez pas yollarını kapattığı gibi ceza sahası yayı önünü de kilitledi
Topu GaziantepFK’ya verdi ancak açık vermedi.
GaziantepFK yan pas, geri pas,ceza sahasına girmekte zorluk çekmesi, kilit pasların sayılarının az oluşu maçı aleyhimize çevirdi.
Bilhassa Camara’nın gününde olmayışı topa kendi başına oynama isteği etkisini düşürdü.
Melih çıkıp Kozlowski oyuna girince tekniği ve görüş açısı iyi olan Kozlowski sayesinde takım biraz hareket kazanıp golü buldu.
Ancak geçiş hücumlarında ve ikinci toplarda savunmamızın yerleşimi bozulduğunda Gençlerbirliği ikinci golü çok rahat buldu.
Kaleci Zafer’in kapattığ yerden golü yemesi de şaşırttı bizleri.Kurtarılmayacak şut değildi.
3-5-1-1 sistemini iyi oynamak ancak orta alanın çok başarılı pas trafiğiyle gerçekleşebileceğini herkes bilir.
Gassama ya topu rakibe attı ya da kaptırdı.Henüz takıma adepte olmadığı fark edildi.
Maxim ise defansif yönü olmadığından oyunu kontrol ederken zorlandı…
Stoperlerimiz ise ön alan da baskıya boyun eğip adeta çıkmakta zorluk çektiler.
Oysa maçın belli bölümlerinde pas temposu yavaşlatılsa Gençlerbirliği’nin ilk devrede sahasında blok halinde kalması dağıtılıp öne çıkması sağlanabilirdi.
Blok halindeki bir takımı çözecek futbolcunun kenarda beklemesi ancak 84. dakika oyuna alınması da maçın kaderini belirlemiş oldu.
Lungoyi’den bahsettiğimi anlamışsınızdır.
Kapalı defanslar da Dragus’tan ziyade lungoyi tercihi daha doğru karar olurdu
Ve maç 1-1 iken oyuna alınabilirdi lungoyi…
Ayrıca 3-5-1-1 ile alan kullanımı iyi yapılmadı ve topa sahip olmanın da bir anlamı kalmadı
Takımımız Gençlerbirliği’nin taktik tuzağına düşüverdi.
4-2-3-1 oynanması çok daha mantıklıydı.
Ceza sahamız kontrol altında olurdu.
Aslında Gençlerbirliği sahasında bizim sistemde oynamalıydı.
Biz ise defansta daha sağlam durup ani ataklarla golü aramalıydık
Topla oynadık maçı verdik.%69 oranın bir anlamı olmalıydı.
Ve 84 dakika maçı izleyen teknik adamımızın sistem değişikliğine gitmemesi ve oyuncu değiştirmeye çekinmesi de mağlubiyetin gelmesinde önemli etkendi.
Maçın hakemininde Bayo’ya yapılan kale önündeki itme hareketine penaltı vermemesi de etkenlerden en önemlisiydi.