Sizlere bir şey söyleyeyim mi? Artık eskiyi unutun ve yeni gelişmelere ayak uydurun. Siyasette de insan ilişkilerinde de alışverişlerde de ahlak konusunda da din iman meselesinde ve tüm ilkeleri, etik davranışları, doğruları yanlışları unutun artık… O dün bunu demiş, bugün tam tersini yapmış, bu dün söylediklerinin tam tersini savunuyormuş filan demeyin. Yani bildiğiniz tüm ezberlerinizi bozun ve hepsini çöpe atın. Kısacası alışın yani… Çünkü artık o sözlerin, davranışların bağırıp çağırmanın hiçbir anlamı kalmadı. NOKTA
GAZİANTEP NİYE BU KADAR SICAK?
Dönelim yaşadığımız gözbebeğimiz şehrimize… Havalar sıcak mı sıcak. Ben yaşamım boyunca bu kadar sıcakları yaşamadığımı söylemeliyim. İçerisi sıcak dışarısı sıcak. Coğrafi olarak Güneydoğu Anadolu bölgesinde olduğumuz için Suriye’nin ve doğunun sıcakları arasında sıkışıp kalmış durumdayız. Şehrin merkezi de çevresi de beton yığınlarıyla doldurulduğu için, benim ilkokul zamanında Dülükbaba ormanlarına diktiğimiz ağaçlar artık kentin iklimini değiştirmeye yetmiyor. Şehir de küçük olduğu için büyüyen ağaçlar etkisini gösteriyordu. Hemen hatırlatayım, Gaziantep'in eski geceleri serin olurdu şimdi o da yok... Şimdi o heyecan da kalmadı öyle toplu halde ağaç dikme uygulamalarını tekrarlayan da… Birkaç yıl önce Zeytin ağacı dikelim bazı bölgelere demiştim, maalesef söylediğimle kaldım. Tamam ufak tefek hareketlenmeler oldu ama yeterince adım atılmadı. Gaziantep merkeze genel olarak baktığımızda Burç ormanları, Erikçe tarafı dışında havadan da karadan da baksanız çoklu ağaç kaplı yeşil alanlar yok gibi… Yani sıcağı etkileyecek, şehrin iklimini değiştirecek, yağışı çekecek ormanlara ve ağaçlara sahip değiliz. Bakın 1930’larda Alman Profesör Jansen şehrimize getirildiğinde, “bu şehir rüzgârı kuzey ve kuzey-batı tarafından alıyor. O bölgelere yüksek binalar yapılması sakıncalı, şehrin hava koridoru kesilir” demişti. Bizler ne yaptık? TAM TERSİNİ… O bölgeleri yüksek binalarla çevirdik. Onun için de yazın kuzey ve batı yönlerinden esen rüzgarları artık göremiyoruz. Hepsini bırakın Sof dağından gelen rüzgar bile kesildi. Eski etkisi kalmadı yani… Bu işin daha birde kışı var, rüzgar yetersiz kalınca Gaziantep’in üstüne bulutlar çöküyor, aynen Suriye'den gelen tozlu hava gibi… Dönelim yazının başına… Elbette sıcaklık tüm Türkiye’de etkili ama biz Gaziantep’te bu kadar sıcaklık görmedik diyorsak, bu söylediklerimi dikkate alın lütfen…
TOPLU TAŞIMADA KLİMA KANDIRMACASI
Gelelim şimdi o sıcakta toplu taşıma araçlarındaki halimize… Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde tüm toplu taşımacıları uyardı ve klimaları açmalarını istedi. Hatta Sayın Fatma Şahin’de sert şekilde çağrıda bulundu. Size bir şey diyeyim mi, buna uyan araçların sayısının yüzde 25’i geçtiğini sanmıyorum. Yaşlı kadın, hamile, çoluk çocuk tıkış tıkış otobüslere biniyor, ter kokularından vazgeçtim, havanın sıcaklığı bir yana, araçların içindeki sıcaklıktan dolayı nefes alamaz duruma geliyor insanlar. Elbette klimaları açmayanların da gerekçeleri olabilir, ama hiçbir gerekçe onları haklı çıkarmaz. Dolmuşları otobüsleri bıraktık bazı taksilerde bile klimaların açılmadığı onun yerine camların açıldığı söyleniyor. Birde şoförlerin içtiği sigaranın sindiği koltuklarda o havayı teneffüs etme işkencesi var. Diyeceğim şu ki, bu iş dönüp dolaşıp yine Fatma Şahin’e geliyor. Çünkü insanlar elektrik kesilse bile ondan biliyor. Onun için Sayın Şahin bu konuda ciddi biçimde toplu taşıma araçlarını takibe almalı. Klimasını açmayanları önce uyarmalı, sonra gerekirse taşımaktan geçici olarak men etmeli. Yoksa herkes bildiğini okumaya devam eder, vatandaş da o çileyi çeker…
KARKAMIŞ BELEDİYE BAŞKANI NE DEMEK İSTİYOR ACABA?
Karkamış ilçesi Gaziantep için çok önemli bir ilçe. Ne var ki belediyeler yönünden hep sıkıntı yaşanan bir ilçemiz. Geçmiş yıllara bakın sürekli sorun sürekli didişme, sürekli partilerden istifa etme. Sonuncusu da öyle oldu. Aslında seçim öncesi adaylık tartışmalarıyla çalkanan bu güzel ilçemizde AK Parti MHP ortaklığında adaylar konusundaki anlaşmazlık sonucu CHP’nin adayı Mustafa Güzel aradan çıkmış ve başkan olmuştu. Ne var ki bir süre sonra Mustafa Güzel CHP’den istifa etti ve AK Parti’ye geçti. Tek savunduğu şey, Karkamış’ın yatırıma ihtiyacı olduğu, bunu da muhalefet partisi başkanı olarak elde etmesinin imkansızlığıydı. Sonunda AK Parti’ye geçti. Ne var ki bu ilçede beklenen hareket sağlanamadı. Geçtiğimiz günlerde yapılan meclis toplantısında Belediye Başkanı Mustafa Güzel yaptığı konuşmada bir meclis üyesine hitaben “Oteli de iptal ettik rahat ol, otel falan yaptırmıyoruz, Karkamış için ben olduğum sürece hiçbir yatırım yapmayacağım rahat olun. Ben şahsım için söyleyeyim Karkamış'a hiçbir proje yapmıyorum. 4 milyon 600 bin TL giderim var 2 milyon 600 gelen para var bunu sordunuz mu?” dedi. Ardından Arabadan Belediyesine sağlanan desteği şikayet etti. Tabii dahası var ama bunlar bile Mustafa Güzel’i anlatmaya yeter. Oysa Karkamış için Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in elinden geleni yaptığını sanıyorum. Bence bir AK Partili ilçe başkanının böyle konuşması bazı sorunların olduğunun mesajı niteliğini taşıyor.
MUSTAFA KEMAL GÜNEŞ BİR KONUŞTU İŞLER ÇÖZÜLDÜ
Biliyorsunuz KÜSGET’te çöplerin toplanmayışı, cadde ve sokakların pisliği, esnafın sorumsuzca çöpleri veya atıklarını rastgele atması, bu bölgenin hem görsel olarak hemde sağlık yönünden ciddi sıkıntılar yaşadığının belgesi niteliğindeydi. Tabii hedef de Mustafa Kemal Güneş’ti. Aylardır eleştirilere etkili ve tatminkâr yanıt vermeyen Güneş, gazetemizde Meral Kınacılar’a konuştu ve KÜSGET’te sadece kendisinin başkan olmadığını ama asıl sorumlunun da Şehitkamil Belediyesinin olduğunu açıkladı. İşte bundan sonra işler değişti ve Şehitkamil Belediyesi geniş bir temizleme ekibiyle harekete geçti. Tabii bundan sonra Umut Yılmaz Başkanın da ekiplerine talimat vererek KÜSGET’i ihmal etmemesini söylemesi şart oldu.
BİR HASTA VE YAKININ ÇİLESİ
Gaziantep’in eski futbol hakemlerinden Nail Satıl bir mail attı geçtiğimiz günlerde. Ayakkabıcılık sektöründe faaliyet gösteren Nail Satıl’ın şimdi rahmetli olan babası için yaşadıkları ve kendilerine yaşatılanları kaleme almış. Hiç ekleme veya çıkarma yapmadan sizlerle paylaşıyorum. Gerisine sizler karar verin artık:
SAYIN ÖZEKŞİ
Babamı rahatsızlığından dolayı 29 Mayıs 2025 sabahı şehir Hastanesi'ne götürdük, orada tahlil yaptılar akşam üzeri sonuçlar çıkar size haber veririz dediler. Akşam bize tahlil sonuçlarının iyi olmadığını hastaneye gelmemizi söylediler. Gece yarısı doktor serum bağladı yoğun bakıma alınması gerektiğini ama yer olmadığını, eve gidip sabaha kadar beklememizi söylediler Sabah 06, 30 gibi anneme ambulans ile sizi deva Hastanesi'ne sevk ediyoruz deyip göndermişler. İşte burada yaşamadığımız şeyleri yaşamaya başladık. Deva hastanesi acilinde anneme ücret kabul ediyoruz diye kâğıt imzalatıp yoğun bakıma almışlar. 3. gün sanırım 5000 TL istediler, ben bu paraya karşılık fatura veya bu parayı aldığınıza dair bir belge verin dedim. Biz belge vermiyoruz dediler, bende mecburen parayı elden verdim. 10 -12 gün olmuştu tam hatırlamıyorum benden 10.000 TL istediler, bende yoğun bakıma para verilmiyor diye vermedim. Bu sıralar babam mide kanaması geçirmiş ,bize telefon açtılar 2.900 TL bir ilaç alacağız devlet ödemiyor dediler bende bunu kabul ettim. Bu karmaşada Babam 22 Haziran tarihinde vefat etti. Beni de hasta taburcu bölümüne göndererek, “15.000 TL toplam ödemeniz var bunu ödeyin ölüm belgesini vereceğiz” dediler Bende çaresiz ölüm kağıdını almak için 15.000. Ödedim. Yine belge istedim vermeyeceklerini söylediler, fatura istedim “veremiyoruz” dediler. Haliyle çaresiz şekilde parayı elden ödedim ve hastaneden ayrıldım
Ökkeş bey, Şehir Hastanesindeki sorumsuzluk, gönderilen Deva hastanesinde elde para alınması ve makbuz veya fatura verilmemesi üzerine Sağlık bakanlığını aradım, oradan beni 184 numaralı SSK’ya yönlendirdiler. Benim kanaatim yoğun bakımda haksız para alıyorlar ve bunun karşılığı vergi kaçırıyorlar. Lütfen bu konuyu yazın hiç değilse benden sonra başka aileler ve insanlar mağdur olmasın.
NOT: Eğer bu konuda Hastaneler bir açıklama yapmak isterlerse yayınlayacağım.
BASIN İLAN KURUMU MÜDÜRÜNE TEŞEKKÜRLER
Balıkesir’den Gaziantep’e atandığından itibaren yerel basın için çok önemli işler yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Gaziantep Bölge Müdürü Hikmet Said Güngör, Ankara Bölge Müdürlüğü görevine atandı. 2023 yılında Gaziantep’teki görevine başlayan Güngör gerek Gaziantep’te gerekse bölge illerinde resmi ilanlar konusunda yerel gazeteleri birleştiren adımı attı ve yıllar çözülemeyen sorunlarını halletti. Yerel gazeteler ile çalışmak gerçekten çok zor. Sayın Güngör, bıkmadan usanmadan hatta gecesini gündüzüne katarak çok zorlu günler geçirdi ama Gaziantep’te tarihe geçen birleşmeyi gerçekleştirdi. Tabii ki bu başarısı Ankara’ya bölge müdürü olarak atanarak ödüllendirildi. Aslında bu konu için önceki müdürlerde çok çaba göstermişti ama sonuçlandırma konusunda gazetelerden yeterli destek alamamışlardı. Sayın Güngör'den şahsım ve gazetem olarak her zaman razıydık. Tıpkı diğer müdürler gibi sürekli istişareler yaparak yerel basının güçlenmesi ve daha iyi bir sistem içerisine girmesi için çaba gösterdik. Kaldı ki sonuçta bu Hikmet Güngör döneminde başarıldı. Gaziantep27 gazetesi ve Ökkeş Özekşi olarak Sayın Hikmet Said Güngör’e başarılar dilerken, Gaziantep’e atanan BİK Van Bölge Müdürü Arda Aşkın’a da hoş geldiniz diyoruz.
HEPİNİZE İYİ HAFTALAR