Face book’a şöyle bir göz gezdirirken Zeki Müren’in ölüm gününün 24 Eylül olduğunu gördüm. Demek 24 yıl olmuş…Çoktandır ekrana çıkmıyordu,sonra bir hanım kızımız onu ikna etmiş ekrana çıkmaya.Aynı gece, bir dosta davetliyiz. Bodrum’a 40 km. Koru köyü var. Evi orada. Aynı zamanda işyeri Çiçekçi. Gazi’den devredaşmışız. Çoluk çocuk aşağıda ekran başında , biz dostumla oda içindeki yükseltide demleniyoruz. Zeki Müren ekrana çıktı çıkacak biraz da merakla bekliyor sohbetliyoruz. Dostum da TSM meraklısı. Sohbet sırasında :“ Bir bestem var, yaparken de, halen de Zeki Müren’e göndermeyi ya da ithaf etmeyi düşündüm, ama bir türlü içim elvermedi..” dedim.-Niçin ? diye sordu dostum.- Sözleri….-Söyle bakalım ne varmış sözlerinde? Şarkının sözlerini okudum. Sözler de bana ait:DAYAN KALBİM BİR SEN KALDIN BANA YARZATEN ŞURDA ÜÇ BEŞ GÜNLÜK ÖMRÜN VARE Y YAĞMUR, EY RÜZGAR VE EY YAĞAN KAROKŞAYIN GEÇERKEN KABRİMİ BENİM(2)KAYAN YILDIZ ARTIK BİR BAŞKA DİYARNE YAĞMUR,NE RÜZGÂR, NE DE YAĞAN KARÖLÜMSÜZ, GÖLGESİZ EY HATIRALAROKŞAYIN GEÇERKEN KABRİMİ BENİM (2)Şarkıyı çaldım söyledim. Arkadaşım: “Şarkı güzel ama,sözleri gerçekten üzüntü verici olabilir diye düşüncesini söyledi. Bu arada ben de : Prof. Dr . Necmettin Yıldırım’ın da şiir kitabını verdiğini ondan da iki şiir bstelediğimi, ancak doktor vefat ettiği için besteleri göremediğini söyledim. Arkadaşım da, “ Tabii beyefendi bizim gibi garibanlara şarkı besteleyecek değil ya, Zeki Müren’lere, Profesörlere beste yapar..” diye bana takıldı. Bu arada Tv.de Zeki Müren’e ilk mikrofonu hediye edildi, bir ara yanındaki kızın elini tuttu Zeki müren ve kendini kaybederken ekran karardı. Az sonra da ekrandan Zeki Müren’in vefat ettiğini öğrendik. Üzüldük,ölüm üzerine sohbet kayıverdi.Bir ara arkadaşım bana eğilerek fısıldradı: “ Kaya sakın bana beste falan yapma ha !”