1. YAZARLAR

  2. DR. ALİ YILMAZ

  3. Yaşasın “Yerli ve Milli” Olduk!
DR. ALİ YILMAZ

DR. ALİ YILMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Yaşasın “Yerli ve Milli” Olduk!

A+A-

Meral Akşener, IYI Parti’nin kuruluş aşamasında çok sancılar çekti. Çünkü siyasal rakibi ve işbaşındaki iktidarın en güçlü müttefiki MHP lideri Devlet Bahçeli tarafından dışlanmış ve tehdit edilmişti. 

Kazandığı MHP kongresi uyduruk bir mahkeme kararı ile elinden alınmış, AK Parti iktidarı tarafından tüm faaliyetleri ya engellenmiş ya da kısıtlanmıştı. Ancak zor şartlarda kurulan İYİ Parti, yıllar geçtikçe büyüdü, iktidar adaylarının en güçlüleri arasına girdi.  

O günlerde tehdit edilen, küçümsenen ve haksız bir şekilde FETÖ ile irtibatlanan Akşener; önce Bahçeli, sonrasında da Erdoğan tarafından “milli ve yerli ilan edildi. Çünkü köprünün altında çok sular akmış, IYI Parti milliyetçi ve muhafazakâr insanlar başta olmak üzere toplumun tüm kesimleri tarafından bir umut ışığı olarak görülmeye başlanmıştı. Hatta Bahçeli, İP ya da İPSİZ diye aşağıladığı İYİ Partililere, “yuvaya dönün” çağrısında bile bulundu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Endonezya'da gazetecilere yaptığı açıklamada, “İYİ Parti, bunlarla(6’lı masa) aynı çizgiye düşmesi tabii düşündürücü… Onlar niye bunlarla aynı masaya düşüyor veyahut aynı konuma geliyor? Temenni ederiz ki bunlar da bir dönüşüm yapmak suretiyle gerek bu masayı terk etmek gerekse milli ve yerli bir duruş sergilemek üzere konumunu yeniden gözden geçirir" dedi. 

Şimdi birçok kişi şaşkınlık içerisinde, “niye böyle konuştu?” diye sorup tartışıyor. Bu konuyu defaten yazmış biri olarak söylüyorum ki; gelen anketler ve kamuoyu yoklamaları AK Parti için iç açıcı değil.  

Seçime gidiyoruz ve AK Parti ile birlikte MHP de kan kaybediyor. Sadece AK Parti ve MHP mi kaybediyor? İktidarın tabansız ortakları Vatan Partisi ve Büyük Birlik Partisi de kaybediyor. Daha doğrusu iktidarın ayakta kalabilmek için bu partililerin yandaşlarına bahşettiği makamlar ve ballı maaşlar gidiyor. 

İktidarın devlet bütçesinden adrese teslim ihaleler ile zenginleştirdiği, hem siyasi ve hem de ticari ortaklar kayıp ediyor. (Onlardan bazıları paralarını yurtdışına transfer etse de…) 

Başka kaybedenler de var. İktidarın yanlış icraatlarına ya da hukuksuz talimatlarına makam ve çıkarı uğruna imza atan… Devlet raporlarına geçmiş, Sayıştay'ın 'düzeltin' demesine rağmen yanlışı düzeltmeyen ve suçu önlemeyen… Böylece halkın vergilerinden oluşan bütçeyi zarara uğratan bürokratlar ve yöneticiler kaybediyor.  

Çünkü yargılanacaklar! 

Herkesin bildiği ama sesini çıkaramadığı, ayyuka çıkmış yolsuzluk iddiaları var. Bir kısmı usulen soruşturmaya tabi tutulmuş… Bir kısmının üstü kapatılmış… Bir kısmı da itiraf edildiği ve ihbar edildiği halde görmezden gelinmiş… Meclis’e sunulan ve muhalefet tarafından "araştırılsın" denilmesine rağmen, AKP-MHP oylarıyla soruşturulmasına izin verilmeyen onlarca önerge ve dosya var. Bu dosyalarda ismi geçenler ve dosyaları kapatanlar kaybediyor! 

Onca insanı; haksız yere hukuki hiçbir gerekçeye dayanmadan suçlayanlar… Terör örgütleri ile bir ilgisi olmadığı halde kendilerinden olmadığı için ya da muhalif fikirleri nedeniyle KHK’yı giyotin olarak kullananlar… Dürüst ve çalışkan memurları “önümüze takoz olmasınlar” diye pasif hale getirenler kaybediyor! 

En fazla da Süleyman Soylu kaybediyor! 

Milli ve yerli olmak, toplumun çıkarını her şeyden üstün tutmaktır. Millet hakkı korunmadan dindarlık ve milliyetçilik olabilir mi? 

Yasakları artıran, yoksulluğu körükleyen ve yolsuzluğu olağan hale getiren iktidar; gidişatın sıkıntılı olduğunu görüyor. Lakin eli kolu bağlı olduğundan bir şey yapamıyor! Bu nedenle bir can simidine ihtiyaç var. O nedenle Akşener ile diyalog kapısını açık bırakmak istiyor. Tıpkı HDP ile görüşmelerin perde arkasında olduğu gibi. 

Birçok yorumcu ve yazar, Erdoğan: "İYİ Parti'yi yanına çekerek 6'lı Masa'yı dağıtmak istiyor" görüşünde. Olabilir mi? Niyet okuyucu değiliz ama “siyasette yanına alamadığını karşına almayacaksın” anlayışı ile hareket ediliyor olabilir. Ancak geçmişte İYİ Parti hakkında yaptıkları suçlamalar nedeni ile sözleri inandırıcı olmaktan çıkıyor. 

İktidar şu ana kadar siyasetini çatışma, kutuplaştırma, ayrıştırma ve öfke dili üzerine kurdu. Yani iletişim ve diyalog yerine, çatışmayı… Siyasi rekabet yerine rakibini şeytanlaştırmayı seçti. Her iki durumda da öne çıkan şey şudur: KAYBETTİ ve İYİ Parti’yi anahtar parti durumuna getirdi. Peki, Erdoğan’ın davetine Akşener ne cevap verdi? ,  

"Sayın Erdoğan anladığım kadarıyla seçime dair derin bir endişe içerisinde. Dolayısıyla da her sabah kalktığında bu endişenin çözümü için adımlar atmaya kalkıştı. Bu sabah uyanmış. Böyle bir çözüm bulabilirim herhalde diye düşünmüş. Bu defa da HDP üzerinden her zaman yaptığı gibi bizi o konuda dürtmeye kalkışmış. Milletimizin geleceğinin heba edildiği, ortaya sürüldüğü bir kumar masasında hiç olmadık. Bundan sonra da olmayız."  

Bu cevap İYİ Parti tabanında beğeni ile karşılandı ve lidere olan bağlılığı artırdı. İYİ Parti çatışmanın ve öfkenin yanına niye gitsin? Millet İttifakı, yani 6'lı Masa bazı eksiklik ve aksaklıklarına rağmen;  iletişim, diyalog ve istişare üzerinden çalışmalarını yürütmektedir.  

Gazeteci Barış Yarkadaş’ın yazdığına göre,  “Erdoğan'ın sözleri seçim sonrası ittifak için. Zira Sayın Erdoğan, 2023 seçimlerini kazanacağına inanıyor. Bu sözler ve bu çağrı, 2023 seçim sonrasına uzanan bir bakış açısı.  

Eğer AK Parti Meclis’teki sandalye sayısını kaybeder ve bugünkü muhalefetin çoğunluğu olursa, Sayın Erdoğan yeniden seçime gidebilir. Bu sözler, ittifak değiştirme, ittifak geliştirme adımları olabilir. AK Partililer Meclis'i kaybedeceklerine inanmışlar.” 

Bana göre bu Erdoğan’ın çevresi tarafından çıkarılan bir algı operasyonu. “ AK Partiye oy vermeyeceğim ama Reis başka… Oyum tabi ki, ona!” bu söylemi kamuoyunda bilinçli olarak yayıyorlar. 

Bu iktidar iyi başlamış, 20 yılın sonunda finali kötü bitirmiştir. Zira sağlıkta, tarımda, dış politikada, iç politikada, eğitimde, sanayide, terörle mücadelede… Kısacası karada, havada, denizde her yerde çuvallamıştır. En önemlisi de Ekonomi de… İktidarları tencere götürür!  

Başkasının alın terini ve emeğini çalanlar, kısa yoldan zengin olmak için, hak ve hukuk tanımayan köşe dönücüler ne yapacak? Yukarıda yazdım, tekrar yazıyorum, KAYBEDECEKLER! Hak hukuk ve adalet yeniden tesis edilecek, devletin kaynakları mutlu bir azınlığa değil, halka dağıtılacaktır. 

IYI Partiyi millet yerli ve milli etti. Millet İYİ Partiyi iktidara davet ediyor. Bu saatten sonra sizin vereceğiniz “yerli ve milli” unvanınıza ihtiyaç yok. HDP ile yola devam edin! 

“Yağma Hasan'ın böreği diye, 

Hakkın olmayanı sakın yeme. 

Haram mala el sürenler, 

Sanma gider ileriye.” 

Önceki ve Sonraki Yazılar