Gaziantep’teki sorunları gündeme getirmeye devam ediyorum.
Sorun binlerce ama sığınmacı ve kaçaklar artık iyice can sıkar bir hal aldı.
Şeker bayramının yaklaştığı günlerde yine sokaklar kontrolsüz genç erkek grupların toplu hareket ettiği yerlere döndü.
Gaziler caddesi tanınmaz halde. Şirinevler’de kendi aralarında kavga ediyorlar. Aydınbaba mahallesinin tamamına yakını Suriyeli. Yukarıbayır, Düztepe, Üçoklar, Gazikent, Kocatepe, Çıksorut ve çok sayıda mahallede Suriyeli ağırlığı görülüyor.
Belediyelerimiz, sürekli Suriye’nin şehirlerine bir şeyler hibe ediyor ya da inşa ediyor.
Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey belediyeleri, borç içindeyken, Şahinbey Belediyesi sürekli arsa satışa çıkarırken, Gaziantepli hizmet beklerken, kamu malını Suriye’ye harcıyorlar.
Ne için? Suriyeliler gitsin diye mi?
Gittikleri yok, gidecekleri de yok.
Bu sorun, devletin güç kullanması ile mümkündür.
Savaş var diye gelenlerin şimdi bir bahanesi kalmamıştır.
Gaziantep'teki Suriyeli sayısı, resmi verilere göre 335 binin üstünde. Gerçekte bu rakamın 500 binin üstünde. Türkiye genelinde en çok Suriyeli barındıran ikinci il Gaziantep.
"Geçici Koruma" statüsündeki Suriyelilere, geçici misafir olduklarını hatırlatmalıyız.
Türk vatandaşından, işçiden, emekliden umudu kesen AKP iktidarı, Suriyeli sığınmacılar oy kaynağı olarak gördüğü için onlara vatandaşlık dağıtıyor.
İktidar temsilcileri, Suriyelilerin dönmesini isteyenleri “yabancı düşmanlığı” ve “ırkçılıkla” suçluyor.
Oysa Suriyelilerin kendi ülkelerinde ve güvende yaşamaları, onlar için de hayırlı olandır.
Suriyeli sığınmacıların vatanlarına dönmeleri, Suriye’nin toprak bütünlüğünü muhafaza etmesi, aynı zamanda Türklerin vatanlarını kaybetmemeleri ve Türkiye’nin toprak bütünlüğünü koruması meselesidir.