Dikkat ettiniz mi bilmem ama Gaziantep’te son günlerde dikkat çeken silahlı olayların yaşanması hiç hayra alamet değil. Biz Gaziantep huzur şehri olsun diye çırpınırken, eli silahlı kişiler bu şehirde kimseyi umursamadan rahat bir şekilde adam vuruyor, yaralıyor, öldürüyor. Bıraktım önceki haftaları ayları yılları, bir hafta içinde yaşanan olaylar öyle es geçilecek olaylar değil. Son olarak her birinin 20’den fazla suç dosyasının olduğu iki kişinin silahlı saldırıda ölüm ve yaralama olayı, bu şehirde can ve mal güvenliği kalmıyor diyenleri haklı çıkartacak noktaya gelmiştir, özellikle bunun bilinmesini isterim

Hele birisi daha var ki, Gastronomi şehrinin en önemli mekanlarından birisine kurşunlar sıkılması... Neyse ki orada ölen veya yaralanan yok. Ama içerde oturan yerli yabancı insanların o an neler düşündüklerini ve nasıl korktuklarını gözünüzün önünden geçirin lütfen…

Bence o kurşunlar Bayazhan denilen yere değil, Gaziantep gastronomisine, huzuruna güvenliğine sıkılıyor. Tarihi bir mekanda faaliyet gösteren işletmenin kurşunların hedefinde olması, düşündürücüdür. Kaldı ki burası son yıllara kadar elit kesimin gittiği bir mekandı. Ama sordum biraz, kiminle konuşsam buraya gitmekten vazgeçtiklerini söylemeye başladı. Bu kurşunlanma olayı ne kadar araştırıldı bilemem ancak bence burayı işleten arkadaş şapkasını önüne koyup düşünmelidir. Biz Gaziantep’te turistlerin ilgi göstereceği, tarihsel yönüyle Gazianteplilerin de buralarda eğlenip, yemeklerini yiyip, müzik dinleyecek mekanların sayısının artması gerektiğini söyleyenlerdeniz. Zaten iki elin parmağı kadar faaliyet gösterecek noktaya gelen Gaziantep’te bunlardan birisinin adli bir vakaya karışmasını son derece üzücü buluyorum.

HAVALİMANI İÇİN GELEN ŞİKAYETLERDE İNANILMAZ ARTIŞ

Biliyorsunuz geçtiğimiz haftalarda İstanbul’a giderken bir cafe’nin çay, kahve ve su fiyatlarını paylaşmıştım. Gerçekten bu durumdan ne kadar çok şikayetçi varmış inanamadım. Olay ulusal mecralara kadar sıçradı. Tabii ben tek olaya taraflı bakmadım ve bu firmaların fiyatları yüksek tutmasını DMHİ’nin ihalede kiraları uçurduğunu da dile getirdim. Ama ne olursa olsun, yine de işletmelerin vur deyince öldürdüğünü mutlaka söylemeliyim…

BÜYÜKŞEHİR BİZLER İÇİN HAVALİMANINDA CAFE AÇAMAZ MI?

Bu kadar olaydan sonra aklıma Büyükşehir’in havaalanına bir cafe açarak yolculara ucuz kahve ve çay satması fikri geldi. Sordum soruşturdum, havalanında yolcu beklemede Büyükşehir bünyesinde bir yerinin olduğunu öğrendim. Eğer doğruysa, o zaman kendi kendime bu fiyatlarla çay, kahve hatta su içemeyecek olan vatandaşlar için Sayın Fatma Şahin bu yerde örneğin, “Haydi Büfe”gibi bir işyeri açamaz mı? diye sordum. O sorumu da buraya taşımaya karar verdim. Sahi öyle bir büfe olamaz mı? Orada kös kös oturacağımıza, boğazımız kuruyacağına en azından maddi gücümüzün yeteceği kadar kahvemizi, çayımızı, hatta suyumuzu içsek kötü mü olur?

KİMSE YANLIŞI SAVUNMAMALI

Havaalanından başladık öyle de devam edelim. Bizim Leyla Özekşi Polat, pahalı fiyatların ötesinde asıl sorunu gündeme getirdi. Dubai dönüşünde gördükleri yaşadıkları ne varsa yazdı. İyi de etti, çünkü meğer insanlar böyle bir yazıyı bekliyormuş. İnanılmaz derecede telefon ve mesajlar geldi. Daha bilmediğimiz sorunlar dile getirildi. Tabii ayrıca havalimanı müdürü aramış, haliyle kendini savunmuş. Ancak var olan gerçeği müdürün sözlerinden değil, vatandaşlardan ve bizim gördüklerimizle yaşadıklarımızla dile getirmek zorundayız. Leyla Özekşi’de bunu yapmış zaten. Bir şey daha öğrendik bu yazıdan sonra Allah var tüm yetkililer müdürü aramış… Haliyle onlara verilen bilgiler ile bizim gördüklerimiz örtüşmez. Özellikle bilinmesini isterim….

HAVALİMANINDA OTOPARK İŞKENCESİ

Havalimanı ile ilgili vahim bir durum daha var. Biliyorsunuz liman yapılırken özellikle araçlar için otoparkın önemi olduğunu yazmıştım o dönemlerde. Bunun için de binanın altına otopark yapılması gerektiğini ve aracıyla gelenlerin buradan yukarıya çıkmasının çok önemli olduğunu dile getirmiştim. Nitekim öyle de oldu ve alta otopark yapıldı.

Ne var ki, bu otopark kullanılmıyor. Niye kullanılmıyor? Kime sorsak doğru dürüst cevap alamıyoruz. Bu durumda bakın neler oluyor? Ben dahil yüzlerce binlerce yolcu, aracını yer olarak akıl almaz bir alanda yapılan otoparka bırakıyoruz. Oradan yürüyerek alana geçiyoruz, Dönüşte de aynı şekilde elimizde valizler çantalar sürüye sürüye yaklaşık 500 metre ötedeki otoparka götürüyoruz. Hele kışın çekilen çile inanılır gibi değil. Yağmur da yağsa kar da olsa, mutlaka ıslanıyoruz. Dahası yaşlıları, çocukları hastaları, ayağı kayıp düşünleri söylemiyorum bile…

EĞER VIP MÜŞTERİLERİ HALKIN YAŞADIKLARINI YAŞAMAZSA BU SORUN ÇÖZÜLMEZ

Geçenlerde yazdım özellikle Sayın Valimize. Kimseye haber etmeden lütfen vatandaş gibi otoparka aracınızı koyup, elinizde valiz o yüksek merdivenden çıkın ve terminale girin, aynı şekilde dönüşte yine bunu yapın diye. Hatta bu sözüm Milletvekilleri ve Belediye Başkanları için de geçerli. Bir deneyin arkadaşlar, bir görün bu vatandaşların, bıraktık pahalı çay kahve içmelerini, pis tuvaletlerde nasıl ihtiyaç gidemek zorunda kalıyor, saatlerce bağaj bekliyor hepsine şahit olun…Valla yapın bunları, sadece aracınızla gittiğinizde otoparka gidip oradan yaya olarak elinizde valiz ve çantayla önce yolun ortasından geçip, sonra merdivenlerden (neyseki yürüyen merdiven var) yolcu salonuna girin. Oradan kuyruğa geçin. Üzerinde ne kadar metal eşye varsa çıkartın, sonra uçağa binişte tekrar aramadan geçerken yine üzerinizdekini çıkartın, o zaman bu satırların azarı dahil onbinlerce innsanın neler çektiğini bizzat görün…

Gelelim son noktaya… Peki VIP yolcuları ne yapıyor? Alanın solundaki modern binaya geçiyor, araçlarını oraya parkediyor, orada bir güzel çaylarını kahvelerini içiyor saati geldiğinde tahsis edilen bir araçla uçağa biniyor. Şimdi bu insanlar, vatandaşın neler çektiklerini nasıl bilsin? Bilemez tabii… Demem o ki, lütfen bu yazdıklarıma kırılıp alınganlık göstermeyin. Ben halkın çektiği sorunu dile getiriyorum. Kızım da bunları ayrıntılı biçimde dile getirmişti. Bizlere kızmayın öfkelenmeyin…Bu aksaklıklar nasıl giderilir, nasıl düzeltilir onun çalışmasını yapın lütfen…

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR