Şahin, “Gaziantep’te bir minarenin taşından Gazze’ye uzanan bir tarih var” dedi.
Yaklaşık 105 yıl önce Fransız işgal güçlerinin Antep’in direnişini kırmak için camileri ve özellikle minareleri hedef aldığını anlatan Şahin, şunları söyledi: “Çünkü biliyorlardı ki minare, ezan, ezan ise milletin inancı, umudu ve direnciydi. Minareleri susturarak bir şehri susturabileceklerini sandılar ama Antepli susmadı, teslim olmadı. Bugün Gazze’de yaşananlara baktığımızda aynı acı gerçeği görüyoruz. Camiler yıkılıyor, minareler hedef alınıyor, ezanların yükseldiği mabedler bombalanıyor”
ZULMÜN DİLİ DEĞİŞMİYOR
“Zalimlerin isimleri değişiyor, coğrafyalar değişiyor ama zulmün dili değişmiyor. Ömeriye Camii’nin taşlarına saplanan o 17 mermi, bugün ibret-i âlem olsun diye koruma altına alındı. Çünkü onlar yalnızca mermi değil. Bir milletin imanına, istiklaline ve direnişine sıkılmış kurşunların izleri. Gaziantep’in taşları bize bugün Gazze’yi anlatıyor ve tarih bize şunu söylüyor: Zulüm baki değildir. Ezan susmaz. Mabetler yeniden yükselir. Mazlumun ahı yerde kalmaz.”





