Mimarlık Haftası’nın yalnızca bir meslek haftası olmadığını vurgu yapan Büyükuncu, “6 Şubat depremlerinin ardından kentimizi yeniden düşünürken yalnızca ne kadar hızlı yapı ürettiğimizi değil, nasıl bir yaşam çevresi kurduğumuzu da konuşmak zorundayız. Mimarlığı kentle, kentliyi mimarlıkla buluşturmak istiyoruz” dedi.

Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi, Mimarlık Haftası kapsamında Atatürk Anıtı’nda düzenlediği törenle mesleğin toplumsal sorumluluğuna ve güvenli kentleşmenin önemine dikkat çekti. Çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunulurken, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda mimarlar, ellerindeki döviz ve pankartlarla deprem gerçeğine, güvenli konut hakkına ve mesleğin geleceğine ilişkin mesajlar verdi.

KENTLERİN ORTAK GELECEĞİ ÖNEMLİ

Büyükuncu, Mimarlık Haftası’nın yalnızca bir meslek haftası olmadığını, kentlere ve ortak geleceğe sahip çıkmak açısından önemli bir dönem olduğunu ifade etti. Büyükuncu, şunları söyledi;
“Bugün burada yalnızca Mimarlık Haftası’nı başlatmak için değil; kentimize, mesleğimize ve ortak geleceğimize sahip çıkmak için bir aradayız. Mimarlık yalnızca bina tasarlamak değildir. Mimarlık; yaşadığımız konuttan sokağa, mahalleden meydana, kentten yaşam çevresine kadar gündelik hayatımızı biçimlendiren toplumsal bir sorumluluktur. Çünkü iyi mimarlık, yalnızca iyi yapılar değil; daha sağlıklı, daha güvenli ve daha yaşanabilir kentler demektir”

KENT BÜTÜNLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKTİ

“6 Şubat depremlerinin ardından kentimizi yeniden düşünürken yalnızca ne kadar hızlı yapı ürettiğimizi değil, nasıl bir yaşam çevresi kurduğumuzu da konuşmak zorundayız. Yapı kadar mahalleyi, konut kadar kamusal alanı, yeni yapılaşma kadar mevcut yapı stokunu, hız kadar niteliği; güvenlik kadar kentin belleğini, kimliğini ve kültürel mirasını da önemsemeliyiz. Çünkü kentler yalnızca binalardan oluşmaz. Kent; insanıyla, mahallesiyle, sokağıyla, kamusal alanıyla, kültürel mirasıyla ve doğasıyla bir bütündür”

YAŞANABİLİR BİR GAZİANTEP

Önemli mesajlar veren Büyükuncu, “TMMOB Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi olarak bizler; herkesin sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama ve barınma hakkını savunurken, daha dirençli, kapsayıcı ve yaşanabilir bir Gaziantep için mimarlığın ve planlamanın bilimsel ve kamusal sorumluluğunu yerine getirmeye devam edeceğiz. Çünkü nitelikli yaşam çevrelerinin oluşturulması mimarın yalnızca mesleki görevi değil, topluma karşı sorumluluğudur. Bu nedenle Mimarlık Haftası’nı yalnızca meslektaşlarımız arasında kutlanan bir hafta olarak görmüyoruz. Mimarlığı kentle, kentliyi mimarlıkla buluşturmak istiyoruz. Altı gün boyunca çocuklarımızdan mimarlık öğrencilerine, meslektaşlarımızdan kentlilere kadar farklı kesimleri bir araya getireceğiz. Çocuklarımızla hayallerindeki mahalleyi çizecek, Gaziantep’in bugününü ve geleceğini konuşacak, kentin sokaklarında ve tarihî dokusunda birlikte yürüyecek, mimarlık deneyimlerini paylaşacak ve haftamızı hep birlikte kutlayacağız”

KONUT BİR HAKTIR

Fatma Şahin ekmek fiyatında noktayı koydu
Fatma Şahin ekmek fiyatında noktayı koydu
İçeriği Görüntüle

“Çünkü biz inanıyoruz ki; Konut bir haktır. Kent hepimizin. Mimarlık hepimizin yaşamına dokunuyor. Ve daha iyi bir Gaziantep, ancak birlikte düşünür ve birlikte üretirsek mümkün. Bugün attığımız bu adımla başlayan Mimarlık Haftası’nın kentimize, mesleğimize ve geleceğimize katkı sunmasını diliyor; 5–10 Ekim tarihleri boyunca gerçekleştireceğimiz tüm etkinliklere Gazianteplileri davet ediyoruz. Katılımınız ve desteğiniz için teşekkür ediyor; tüm meslektaşlarımızın Dünya Mimarlık Günü’nü ve Mimarlık Haftası’nı kutluyoruz”