Türklerin Orta Asya'dan Anadolu'ya taşıdığı, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı devletlerinden günümüze miras kalan, UNESCO'nun da "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" listesine aldığı çini sanatı kadınların ellerinde geleceğe aktarılıyor. Çini sanatını yaşatmak için Şahinbey Belediyesinin Türkiye'nin en büyük ikinci camisi olan Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi'nde kadınlara yönelik açtığı kursa, kadınlar yoğun ilgi gösteriyor.
ÜRÜNLER ÇOK DEĞERLİ
Birçok sanat dalına yönelik kursun bulunduğu Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi'ndeki kurslar, büyük ilgi görüyor. Kadınlar, seramikten yaptıkları kahve fincanları, tabaklar, tablolar ve hediyelik plaket gibi ürünleri sabırla boyayarak sanatsal ürünler ortaya çıkarıyor. Kadınların ürettiği ürünler büyük ilgi görüyor. Çini sanatının Osmanlı tarafından günümüze ulaşan bir sanat olduğunu belirten kurs çini sanatçısı ve eğitmeni Özlem Karabüber, "Çini sadece bize mahsus, Türk'ün öz sanatıdır. Çini sanatı Mezopotamya ve Orta Asya kökenli pişmiş toprağın işlenmesiyle oluşan Türk kültüründe Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde zirveye ulaşan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Türklerin en önemli süsleme sanatıdır. Ben de bu sanatı öğrenmek için kursiyerlikten başladım. 2006 yılından bu yana bu sanatın içerisindeyim. Amacım bu geleneksel sanatımızı daha fazla kişiye ulaştırmak ve gelecek nesillerimize aktarmaktır" dedi.
EV EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYOR
Osmanlı dönemine ait çini motifler üzerine eserler yaptıklarını dile getiren Karabüber, "Çini sanatı sabır ve emek isteyen, aynı zamanda da insana huzur veren çok özel bir sanattır. Kursumuzda sadece bir el sanatı değil, aynı zamanda insanların sosyalleştiği, özellikle ev hanımlarının kendilerine zaman ayırdıkları ve üretmenin mutluluğunu yaşadıkları psikolojik olarak da kendilerini iyi hissettikleri bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Kadın kursiyerlerimiz bu kursta yaptıkları ürünleri satabiliyorlar ve bu şekilde ev ekonomilerine de katkıda bulunuyorlar" ifadelerini kullandı.
ÇOK DEĞER KATTI
Kursun en yaşlı kursiyeri 62 yaşındaki Pempe Nur Öner ise "Çini kursuna geliyorum. Bu kursu tüm ev hanımlarına tavsiye ediyorum. çünkü bu kurs aynı zamanda bir terapi kursu. Çini yapsınlar. Çini sanatı benim için çok büyük önem taşıyor ve ben çini sanatıyla tanıştıktan sonra evde tüm işleri bırakıp her gün kursa gelmeye başladım" diye konuştu.





