Dünyanın en yükseğinden tutun da, en lüks ve rekor kıran binalarıyla tasarımın sınırlarını zorlayan Dubai maceramız çok sayıda anı, dostluk ve kurulan bağlarla sonlandı.
Öncelikle, şaşasıyla herkesi büyüleyen Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentine, Gaziantep için çok büyük bir şans olduğuna inandığım Zeugma Tour Yönetim Kurulu Başkanı Figen Akan’ın teşvik etmesiyle ve farklı bir ortamda bulunmamın yararlı olabileceğini göz önünde bulundurarak gitmiş olmanın mutluluğunu yaşadığımı belirtmek istiyorum.
Öncelikle müsaade ederseniz Figen Akan'dan başlamak istiyorum... Gaziantep’te ilklere imza atarak, kadın girişimciliğin nasıl olabileceğinin dersini veren Figen Akan, Gulfood Uluslararası Gıda Fuarına firması Zeugma Tour üzerinden ilk kez Türk Hava Yolları’ndan kiraladığı charter uçak ile Gaziantep’ten 50’nin üzerinde katılımcı ve 150 fuar ziyaretçisini Dubai’ye taşıdı.
Gaziantep Ticaret Odası’nın desteklediği ve ekibin sistemli çalıştığı bu fuar yolculuğunda konuklarıyla tek tek ilgilenen, hatta listesinde doğum günü olan yolculara hazırlattığı pasta ile uçakta kutlama yapan Figen Akan bana 'kadının gücünün' ve inceliğin ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
Uçaktaki nezaketini ve güler yüzünü Dubai’ye ayak bastığımız anda üzerine koyarak sürdüren, tüm yolcuların konaklamasından, yerleşmesine, otel odasındaki yatak sıkıntısından yemek konusuna, gezmesinden alışveriş olayına kadar her konuda bire bir ilgilenen, yaşanan en ufak olumsuzlukları kendine dert edinen Figen Akan ‘kadın isterse herşeyi yapar’ gerçeğiyle yüzleştirdi. Hiç bir aksaklığına meydan vermeyen, tüm fuar katılımcılarına iki ayrı fuar alanına yaptığı ziyaretlerle varlığını hissettiren Akan, tecrübesini bir kez daha konuşturdu.
Yıllardır özellikle Gıda fuarları konusunda hassas ve titizlikle çalışarak fuar turları düzenleyen Akan’a sadece Ticaret Odası’nın destek vermesi ‘diğer odalar nerede’ sorusunu aklıma getirdi. Ticaret Borsası ve Sanayi Odası’nın böyle organizasyonlarda yanına alması gereken Figen Akan gerçeğini yabana atmamaları gerektiğini belirtmem gerekiyor.
Unutmadan bize Dubai’de eşlik eden Rehber ekibine teşekkür etmeden geçmeyeceğim. Özellikle bizim grubun rehberi olan Gülten Yıldırım enerjisiyle, anlatımıyla ve koordineli çalışmasıyla herkesi büyüledi. Eğer yolunuz Dubai’ye düşerse tercih edin diyor bu bölümü kapatıyorum...
DUBAİ YOLLARI VE KURALLAR
Gelelim gözlemlerime... Dev gökdelenleriyle dünyanın ‘en’lerini içinde barındıran Dubai bizim gibilerin hasret kaldığı kurallarıyla dikkat çeken çok sayıda milletin barındığı ışıltılı bir şehir.
Bir kere yolları pırıl pırıl… Ayakkabı olmadan gezilebilecek kadar hemde…
Tuvaletler inanılmaz.. Öyle bir sistem var ki, kullanılan tuvalet sonrası hemen temizlik yapılıyor ve herkes temizlik sonrası girebiliyor. Üstelik kurallara uyuluyor.
Trafik yoğun ama yayalar öncelikli. Araçlar tek bir yaya dahi bile olsa yol veriyor sonra devam ediyor.
Dikkatimi çeken bir şey de 5 günlük Dubai ziyaretimde polis görmemiş olmam. Nedenini sordum, "herkes kuralları biliyor ve gerek kalmıyor" cevabını aldım. Dahası kimse yüksek sesle konuşmuyor, öyle zırt pırt korna çalmıyor. Asla açık alanda alkol tüketilmiyor. Sokakta yürürken sigara içen yok.
Herkes belirlenen kurallara uyuyor ve kimse itiraz etmiyor. Çünkü cezaların ne olduğunu biliyor.
FUAR GERÇEĞİ VE ÜRÜNLER
Yıllardır gelen haberlerle takip ettiğimiz Gulfood Uluslararası Gıda Fuarı’nın canlı canlı görmek beni inanılmaz heyecanlandırdı. Son derece sistemli ve görkemli bir fuar alanı. Yani Gaziantep’te düzenlenen fuarlarla alakası yok. Karekod okutmadan girilmeyen bir sistem yapmışlar. Üstelik katılımcılar ve ziyaretçilerde mutlaka yaka kartı bulunması zorunlu. O kadar nizami ki... Hangi ülke nerede (yeni fuar alanı için) buluyorsun. Ürün ürün kodlama yapılmış ve stantlar belirlenmiş. Yağ firmaları bir bölümde, yumurtacılar başka bir bölümde, un işiyle uğraşanlar da daha ayrı bir bölümde. Ama hepsi nizami ve tertemiz...
İki ayrı fuar alanında düzenlenen Gıda fuarında Türkiye’den katılan firmalarını görmek ayrı bir gurur verdi. Hele hele Gaziantep firmaları… Kendilerini hemen belli ediyorlardı. Gaziantep’in tescilli ürünü baklava ve fıstık ezmesi hemen hemen her Türk firmasının ikramı olarak sunuldu.
Bilken Yumurta, Özmen Un, Özmermer Un, Baharoğlu Bulgur, Meray Kuruyemiş, Banetti, Mutlu Makarna, Kadooğlu Yağ, Turna Yağ ve niceleri… Heybeleri dolu dolu yüzleri gülerek ayrıldılar diye düşünüyorum.
ZEYTİNYAĞI VE ZEYTİN GERÇEĞİ
Dünyada sofralık zeytin üreten önemli ülkeler İspanya, Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Fas, Yunanistan ve İtalya fuarda yerini almıştı. Türkiye’de özellikle zeytin yağı konusunda önemli bir yere sahip olan Gaziantepli firmaların diğerlerini görünce sadece üretmekle yetindiğine şahitlik ettim. Ürünü pazarlama konusunda büyük adımlar atan diğer ülkelerin aksine Gaziantep sınıfta kaldı. Adamların zeytinyağını sergiledikleri şişeler bile ayrı bir özellikte. Oysa Gaziantep’in Nizip ilçesi Zeytinyağı konusunda çok iyi. Ama maalesef yenilik konusunda kendilerini geliştiremeyen, sadece satmak üzerine kurulu sistemleriyle devam ediyor. Hele bir de yeşil zeytinle yapılan mezeler.. Resmen beni ye ve al üzerine odaklanmış. Çeşit çeşit mezelerle süslenmiş stantları görünce ‘Bizim ürümüzle neler yapmışlar” dedim.
Gaziantepli zeytinyağı ve zeytin üreten firmaların yenilik konusunda dersine iyi çalışması gerekir. Çünkü bir ürünü pazarlamanın en iyi yolu çeşitlilik…
Bu sadece bir ürün için geçerli olmamalı. Gaziantep’ten çıkan, dünyanın en lezzetlisi denilen tüm ürünler için yapılacak arge çalışması inanıyorum ki ciddi yol alınır. Ürünümüzü sahiplenmek demek, biz demek…