1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ

A+A-
Müthiş direniş

Bu kadar mücadele ve dirençten sonra eğer galibiyet gitseydi gerçekten yazık olurdu..İlk yarısı için bir şey demiyorum.. Çünkü iki takım da futbol adına bir şey vermedi.. Gaziantepspor ev sahibiydi ama haddini bilerek oynadı ilk 45 dakika..

Trabzonspor sıradan bir takım haline dönmüş.. Eski havasında değil..Bu takımın iç sorunları artık sahaya yansıyama başlamış.. Kolay kolay düzeleceğini de sanmıyorum..

 Gaziantepspor ise iki maçta sıfır puan ve sıfır gol baskısını üzerinden atmak için galibiyete rakibinden daha çok inanmıştı..İkinci yarıda asıl maç İbricic'in kırmızı kart görmesinden sonra oldu..Yardımcı hakemin orta hakemi Süleyman Abay'a konuşurken "İbricic bana o... çocuğu"dedi şeklindeki ifadesi dudaklarından açıkça belli oluyordu..

Bilemiyorum tabii..İbricic buna niye teşebbüs etsin, ama gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bıraktığı gibi, önümüzdeki 2 maçta da yalnız bırakacağı kesin..Oysa ileriye oynayan bir futbol mantalitesiyle kendisine bu takımda ihtiyaç duyulacağı artık ayan beyan ortada.. Doğru ise, yani küfür etmiş ise, böyle bir hatayı nasıl yapar anlamış değilim..

Yaklaşık yarım saat 10 kişi oynayan Gaziantepspor'un direnişi gerçekten takdire değerdi..Futbolcuların hepsi ellerinden geleni yaptı. Serdar Özbayraktar ise hepsinden daha fazlasını yaptı..Trabzon'un modası geçmiş doldur boşalt düşüncesini Hikmet Karaman'ın hamleleriyle işe yaratmayan Gaziantepspor'un, bu galibiyeti helaldir..

RİSKLİ KENT OLDUK MAALESEF ...

Gaziantep olarak 20 Ağustos tarihinden itibaren özellikle turizm yönlü güvenilir il konusunda ciddi manada yara aldık.. Kimse kimseyi böyle değil diye kandırmasın lütfen.. Antep dışına çıktığınızda bunu net şekilde gözlemiyorsunuz. Son yıllarda Doğu şehri imajından uzaklaşan ve güvenlik yönünde hiç tereddüt yaşanmayan Gaziantep'in, bu bombalama sonrası o imajına ciddi bir darbe vurulmuştur..Bunun böyle olmadığını anlatmak için hepimiz çaba gösteriyoruz elbette..

Ama o bomba ve buna ilaveten aylardır devam eden Suriye olayı ile kim olduklarını bilemediğimiz sığınmacı adı altındaki kişilerin her geçen gün çoğalmaya başlaması, maalesef Gaziantep'i tedirgin edecek hale dönüştürmüştür.. Bu gerçeği birçok tuzu kurular kabul etmeyebilir.. Onları anlarım elbette. Çünkü kent yaşamından uzak, kiralık ev nedir, sokakta caddede, parklarda can güvenliği nedir fazla bilmezler..

ŞEHİRDEKİ GERÇEĞİ HERKES GÖRÜYOR KİMSE BİRŞEY SÖYLEMİYOR

Sınır kenti olmamız bir yana, tahminlerin ötesinde hesapsızca kente gelen ve sığınmacı denilen ama ne olduklarını bir türlü anlayamadığımız insanların her köşe başında görünür olması, kentte herkesi endişelendirmektedir.. İnsani yönden ele aldığımızda gerçekte mağdur olan çok sayıdaki Suriyeli'ye herkes kapısını açacaktır. Nitekim yıllar boyu Halep ve çevresiyle Gaziantep dahil sınır illerimizde akrabalık bağları mevcuttur.. Bunlara zaten herkes kucağını açmıştır..Ama kampların dışında elini kolunu rahatlıkla sallayarak sınırdan geçip şehrimize gelenlerin kontrolden çıktığını görmek, Gaziantep'in yarınları için endişe teşkil etmektedir.

Şehirde fırlayan emlak fiyatları, bunu fırsat bilenlerin adeta karaborsaya düşürdüğü kiralık evlerin gerçekten ihtiyaç sahipleri yerine, Suriye'den gelen ve kim oldukları bilinmeyen yüzlerce hatta binlerce kişiye verilmesi, bu şehir için ciddi manada sorundur.. Mülteci mi, sığınmacı mı, Suriye rejimine karşı savaşma adına görev yapanlar mı, gizli ajanlar mı, yani ne olduklarını bilemediğimiz insanların Gaziantep'te olması, kamplardan rahatlıkla çıkıp şehre gelmeleri, bu kentte yaşayanların güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir..

GAZİANTEP'İN KİMYASIYLA OYNANMAK İSTENİYOR

Gelelim madalyonun öbür yüzüne.. Bunları dile getirmek, telaffuz etmek hepimizi üzüyor elbette.. Ama gerçeklerin üstünü örtmeye çalışmanın da, bu kente iyilik olacağını düşünenler ancak kendisini kandırır, bunu da bilmek gerekir.. Net şekilde söylemem gerekirse; Gaziantep'in barış, dostluk ve huzur kenti söylemleri artık kimseyi ikna etmiyor..Bu kentin kimyasıyla oynanmaktadır.. Önceden "GÖÇ" denilen ve hoşgörü çerçevesinde kent yaşamıyla bütünleşmesi beklenen kitlelere şimdi "KÜRT"denilmeye başlanmış ve ayrımcılık noktasına getirilmiştir..Oysa bu kentin yerlileri, yıllar boyu asla Türk-Kürt ayrımcılığı yapmamıştır.. Üstelik Kürt olmak utanılacak veya ayıplanacak bir şey değildir.. Benim de birçok Kürt dostum vardır içlerinde..  Ancak hiç birisine bu zamana kadar asla etnik yönden bakmamışımdır.. Kürt hatta Alevi, Çerkez dahil ne olduklarını aklıma bile getirmemişimdir.  Zaten kendini bilen Gaziantepli'ler, bu kişiler kente zarar verici noktaya gelmedikleri sürece ayrımcılık yapmazlar.. Bu söylediklerim çerçevesinde Gaziantepli'nin bakışı budur.. Ne zaman ki, Kürt kimliği altında terör örgütüne destek verilir, illegaliteye yönelir, şehri huzursuz eder, ayrımcılık yapmaya kalkışılırsa, o zaman herkes tavrını koyar..

BU ŞEHRİN YARISI ASLA KÜRT DEĞİLDİR

Sayın Hüseyin Çelik'in bir televizyon programında "Gaziantep'in yarısı Kürt'tür"dediği iddiaları, (ben dinlemediğim için iddia diyorum) şehrin ülkedeki ve dünyadaki imajını farklı noktalara götürmüş ve Gaziantep'in artık bir KÜRT şehri gibi algılanmasına yol açmıştır..

Oysa Gaziantep Türk ve Kahramanlık şehridir.. Toprakları uğruna, vatanları uğruna Şehit düşen Şahinbey'lerin ve kendisi de bir Kürt olan Karayılan'ların şehridir.. Sanayisiyle dünyaya ses veren, müteşebbis ruhuyla yoktanı vareden, Marka şehir imajıyla örnek gösterilen, son yıllarda tarihi ve kültürel yönlü inanılmaz performansı ile yerli yabancı turistlerin ilgisini çekecek kadar cazip hale gelen, kentteki sosyal yaşam kalitesiyle birçok illeri kıskandıran bir şehirdir Gaziantep.. En önemlisi BARIŞ şehridir..

Ve bu şehirde çeşitli vesileler ile gelmiş  Kürt işadamları mevcuttur..Üstelik başarılı olmuş istihdam sağlamıştır.. Birçoğunu kendim biliyorum, Onlar yatırımlarıyla kentin ekonomisine katkı sağlamakta, sosyal ve kültürel olarak çeşitli roller üstlenmekte, önemli pozisyonlarda yer alacak kadar sorumluluk içinde hareket etmektedir.. Zaten onlar kendini Gaziantepli olarak görebilmekte, hatta bazıları "Gaziantepliyim"diyebilmektedir.. Yani Kürt olan ama PKK ile, illegalite ile asla bağı bulunmayan binlerce insanımız vardır Gaziantep'te.. 

AKLISELİM KÜRT VATANDAŞLARI DA RAHATSIZ

Şimdi böyle bir realite karşısında ayrımcılık yapılmaya kalkışılması, "Gaziantep'in yarısı Kürt'tür" şeklindeki söylemlere yönelmek, bana göre kente yapılmış en büyük kötülüktür olacaktır.. Kaldı ki, Sayın Hüseyin Çelik bunu söylemişse eğer "Gaziantep'in yarısı öyle Kürt filan da değildir" çünkü istatistiki veriler öyle söylememektedir..

Göç vardır, ama bunların hepsini Kürt olarak kabul etsek bile rakamlar Gaziantep'in genel nüfusu itibarıyla  yüzde 15-20 arasında kalır.. Böyle bir realite ortada iken, kentteki duyarlı insanları tahrik olabilecek davranışlara girmek Gaziantep'in Barışcıl yönünü kaşımakla eşdeğerdir.. MHP İl Başkanı Sayın Mehmet Yıldırım'ın da söylediği gibi, "göçle gelenlere kapımız açıktır. Ama gelenler de şehirle uyum sağlamak zorundadır" Şimdi böylesine ince bir noktada, şehirde Türk-Kürt ayrımcılığını dile getirip, insanları germek ve kutuplaşmaya yol açıcı söylemler içinde bulunmak, asla iyiniyetle değerlendirilemez.. Kaldı ki, bu söylemlerden şehrimizdeki aklıselim Kürt vatandaşlarda rahatsız olmuştur..

UMARIM ASIM GÜZELBEY'İN MESAJI İYİ OKUNUR

Umarım, bu tür söylemlere kimse teşebbüs etmez.. Ve yine umarım ki,  kış uykusuna yatmış veya bu zamana kadar sorunları görmezden gelme hastalığına tutulmuş olan  Gaziantep'teki STK'lar, ile şehrin önde gelen isimleri, hatta sahibi yerine konulanlar harekete geçer ve özellikle siyasilerin sağduyulu davranması yolunda mesajlar verir.. Unutulmasın ki, Burası Gaziantep başka yerlere benzemez..

Ve yine umarım ki, Asım Güzelbey'in Kent Konseyinde vermiş olduğu mesaj iyi okunur..Dünyada ilk yazılı barışın gerçekleştiği Antep topraklarında herkes barış içinde yaşamaya devam eder.. Sınırın ötesine de barış getirilir .. Ki Sayın Güzelbey özellikle bunu işaret etmektedir..

GÜRÜLTÜ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Vali yasakladı, emniyet açıkladı.. Tedbirler alındı araya Ramazan girdi ve azaldı. Hemen hemen de kayboldu..Bir ramazan davulcusu gürültü yapan olarak kaldı. Ona da geleneklerimiz çerçevesinde saygı duymak zorunda kaldık..Gel gelelim ki, ramazan bitti bayramı geçirdik, gece yarısı gürültüleri ile yeniden tanıştık..Havai fişek zaten iflah olmaz bir bela oldu bu kentin başına..Öyle saat 10'muş, sessizi atılacakmış filan hepsi sadece söylemlerde kaldı. Vallahi kimse polisi filan tınlamıyor arkadaş.. Gece saat 12 olmuş hala fişek atılıyor. Düğün konvoyları da hızını kesmedi..Artık saat 01'lerde cirit atıyorlar. Gelinle damad beyi götürenler, hangi bölgeden geçiyorlarsa, orayı ayağa kaldırıyorlar. Bu nasıl bir kültür, bu nasıl ahlaksızca bir iş vallahi anlamadım..Düğün salonlarında oynadıkları ve gürültü yaptıkları yetmiyormuş gibi, şehri de ayağa kaldırıyorlar. Zaten sokaklarımız düğün salonları gibi maşallah.. Ancak köylerde yapılan bu uygulama şimdi şehrin göbeğinde hergün yapılır hale geldi.. Sitelerin bahçeleri de öyle..Son sesine kadar açılan hoparlör gece yarılarına kadar susmuyor..

NİYE EN AZ GÜRÜLTÜLÜ ŞEHİR GÖRÜNÜYORMUŞUZ, BİLİYORMUSUNUZ ?

Hafta içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın gürültü ile yaptığı denetim sonuçları çıkmıştı.. Bakanlık içinde Gaziantep'in de olduğu bir kaç ili 'en sessiz' il olarak belirledi. Yani bizim yaşadıklarımız ve söylediklerimizin aksine "GAZİANTEP SESSİZ KENT"dedi.. Haberi gördüm dondum kaldım..Ama içeriğine bakınca, neden böyle bir tesbit yaptıklarını öğrenince kahkayı patlattım.. Meğer 81 ilde gürültü ölçümü yapan Bakanlık denetim sayısı ve kesilen cezaları esas almış.. Haliyle denetim yapılmayan ve ceza kesilmeyen iller temiz görülmüş... Böylece Gaziantep başta olmak üzere, Bursa, Aydın, Balıkesir, Eskişehir, Kayseri, Mersin, Osmaniye, Şanlıurfa, Trabzon ve Yalova en gürültüsüz il olmuş.. Bunun Türkçesi nedir biliyormusunuz sevgili okurlar.. Gaziantep'te yıllardır vatandaşın yalvarışlarına, bizim yakarışlarımıza karşın gürültü ile ilgili yetkili kurum ve kuruluşlar harekete geçmemiş.. Ceza yazmamış, tedbir almamış..Vay ki, vay !..

TELEFONLARIMIZ DİNLENİYOR AMA ?...

Telefonum çalıyor, açma düğmesine bastığım anda, çok kısa bir şekilde polis telsiz sesi geliyor.. Sizlerde oluyormu bilmem, ama yaklaşık 1 aydan beri benim cep telefonumda oluyor.. Sebebini bir türlü öğrenemedim.. Birkaç dosta söyledim, "dinleniliyorsun" dediler.. Benim için dinlenmek mesele değil.. Memleketi satmıyorum, illegal iş yapmıyorum, kimseleri dolandırmıyorum, tehdit şantaj işlerinden anlamam, karı kız işleri için aklımı peynir ekmekle yemedim.. Yani her şeyim apaçık ortada.. Onun için ne kadar dinlerse dinlesinler.. Ama aylar önce yazdığım gibi, bu dinlemelerden bazı cümleleri kopyalayıp suçlama adına bazı yerlere yapıştırırlarsa, o zaman işler değişir tabii.. Bir ara Cumhuriyet Başsavcısına söylemiştim bu telefon dinleme işlerini.. Ama bu dinleme yöntemi farklı galiba..Şamil Tayyar'ın dediği gibi "önleyici istihbarat adı altında" Savcılık bilgisi olmadan telefonlar dinlenebiliyormuş..Yine söylüyorum, telefonlarım şeffaftır, konuştuklarım belirli insanlar ve birde yakın dostlarım.. Eğer dinleniyorsa, memlekette dinlenecek o kadar adam dururken boşuna benim için zaman harcamasınlar..

VATANDAŞ ŞİKAYETLERİ

Fırsat buldukça yayınlamaya çalışıyorum.. Bu seferki, biraz ilgimi çekti..Şikayet eden kişi adı soyadını ve telefon numarasını yazmış.. Haksızlığa uğramasa böyle bir yola başvurmaz, bana yazmazdı. Madem tek çare olarak bana yazmış, o zaman bende bunu yayınlamak durumundayım..İlgili firmanın açıklaması olursa onu da yayınlarım..

ÇİLEK MOBİLYA MAGAZASINDAN ŞİKAYET VAR

Sayın Ökkeş Özekşi.. 03.07.2012 tarihinde Sanko AVM Çilek Mobilya magazasından 7 parça ürün siparişi verdim ve parasını da kredi kartı ile peşin ödedim. Siparişlerimin Ağustos ayının 27. günü teslim edileceği belirtildi. Ancak Ramazan Bayramina 15 gün kala Çilek Mobilya magazasından aradılar ve ürünlerin hazır olduğunu teslim etmek istediklerini belirttiler.. Bende hazırlığımı Ağustos ayının 27. gününe göre yaptığımı belirterek Ağustos ayının 27'sinde getirilmesini istedim. Ne varki Ağustos ayının 27'si geldiğinde bana ürünü eksik teslim ettiler. Bunun üzerine ilgili kişileri arayarak bilgi istedim. Bayram nedeniyle ürünün geciktiğini Ağustos ayının 27'sinde yükleme işinin yapıldığını birkaç gün içerisinde ürünün teslim edileceği ifade edildi. 29 Ağustos günü Sanko avm Çilek Mobilya mağazasını aradığımda ürünün geldiğini ifade ettiler bende kendilerinden bugün getirip kurmalari için ricada bulundum. Ancak fabrikadan Gaziantep'e gelen kamyon da ürün olmadığını daha sonra arayarak benimle dalga geçerek bildirdiler. Benimle telefonda sizi müşteri hizmetleri arayacak gibi kandırmacalarla teselli etmeye kalktılar. Benim çocuğum bunların müşteriye verdikleri değersizlik yüzünden mağdur oldu ve ben bu mağduriyeti gidermek için Çilek Sanko mağazası ile görüştüm beni dikkate almadılar. Şu anda beni sallıyorlar, yok sizin ürünü İstanbul da bulduk kargo ile istettik gelecek gibisinden oyalamalarla beni teselli etmeye kalktılar.. ÜRÜN SLP-1704 MOBİLYA BAZA. SAYIN ÖKKEŞ BEY BEN O KADAR UGRAŞMAMA RAĞMEN BENİ DİKKATE ALMIYORLAR SİZDEN BU KONUDA YARDIMINIZI BEKLİYORUM ŞİMDİDEN İLGİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER.

Gürkan Öksüzler Telefon: 05335645287  E-posta Adresi: goksuzler@hotmail.com

Hepinize iyi haftalar
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.