1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ

A+A-
OLASI SURİYE HAVA SALDIRISINA HAZIRLIKLIMIYIZ ?

Kısa bir süre önce kardeş gibi olduğumuz, özellikle Cuma- Cumartesi ve Pazar günleri şehrimize yaptıkları ziyaretlerle otellerimize, AVM'lerdeki mağazalarımıza, esnafımıza, baklavacımız ve lokantacımıza adeta bereket yaşatan Suriye ile şimdi kanlı bıçaklı olduk.. Maalesef herşey bıçak gibi kesiliverdi. Gaziantep'in özellikle ihracaat ekonomisi dışındakilere nefes aldıran, küçüklü büyüklü esnaf ve firmaların yaşamasını, hatta büyümesini sağlayıcı ekonomik katkıda bulunan Suriyeli vatandaşlar gibi, bu ülke ile ticari ilişkide bulunan Gaziantep ve Kilis esnafı da mağdurları oynuyor..

Elbette ülkeler arasındaki ilişkiler her zaman istenildiği gibi yürümez.. Doğru veya yanlış.. Ülkeyi yönetenlerin aldığı kararlara mutlaka saygı duyacağız.. Ancak bunu ülkenin bütünü olarak değerlendirmek zorundayız..

Maalesef şu anda Türkiye'de, Suriye konusunda halkın önemli bölümü iktidarın kararlarına katılmıyor.. İşte asıl düşünülmesi gereken nokta burada yatıyor..Uçağımızın düşürülmesi, ardından yaşanan gelişmeler, şu ana kadar muhalefeti Suriye konusunda ciddiye almayan Sayın Başbakan'ın hemen liderleri toplantıya çağırma girişimleri filan derken, beni asıl başka bir şey kaygılandırmaya başladı..

Olası savaş veya bir saldırıda sınıra en yakın şehir olarak biz Gaziantepli'ler ne yapacağız.. Örneğin bir hava saldırısında, veya kimyasal bir füze hareketinde, Gaziantep olarak hazırlık için hangi noktadayız.. Sivil Savunma ne gibi tedbirler alıyor. Acil durumlar için hazırlıklarımız varmı.. Sığınaklar dahil, stoklarda maske varmı? Hastanelerimiz böyle durumlar için hazırlık yaptı mı?

Yani teker teker yazmaya gerek yok.. Hepsini sıralamaya kalkışırsak alır başını gider.. Ama gerçekten merak ediyorum, Gaziantep kenti, komşumuz Suriye ile olabilecek en küçük bir çatışma veya saldırı için hazırmı ? Bunu birinci derecedeki yetkili Sayın Valimize sormak istiyorum elbette..

GAZİANTEP'TE YAŞARKEN GÜRÜLTÜYE MAHKUM EDİLMEK

Türkiye'nin geceli gündüzlü gürültü yapma konusunda en özgür şehri neresi deseler  tereddütsüz "GAZİANTEP"derim.. Sabah erkenden başlayan gürültüleri bütünüyle değerlendirmek gerekir. Trafikte, apartmanlarda, sokaklarda, işyerlerinde, yani aklınıza gelebilecek her yerde gürültü yapıyoruz.. Tatil günleri de öyle..İnşaatlar harıl harıl çalışıyor..Sokak araları, apartman çevreleri, site içleri artık düğünüyle çeyizi ile gürültü gerektiren ne varsa iç içe oldu..

Zaten geceleri asla sınır tanımıyoruz.. Allahı var emniyet çaba gösteriyor ama bir yere kadar..

Çünkü bu sorunu çözebilmek için uygulama yöntemleri yüzeysel.. Temel çözümleri ise görmezden geliyorlar.. Kararlı olabilmek birazda siyasi sıkıntı yaratıyor gibi.. Ehh.., son zamanlarda bu siyasi olayı yargıda bile çok net şekilde hissettirdikleri için, emniyet olarak da atacakları adımlarda kontrollü olmak zorunda hissediyorlar..

AHMET UZER GÜRÜLTÜYE EL ATSIN, KESİNLİKLE ÇÖZÜLÜR

Bu konuya bugün farklı bir yaklaşım getiriyorum.. Ve yaklaşımdan cesaret alarak "Keşke"diyorum,  "keşke AK Parti İl Başkanı Sayın Ahmet Uzer, yargı için  toplumda kafa karışıklığına yol açan konuşmaları yerine, Gaziantep'te vatandaşların huzuruna ve gürültü kirliliğine yönelik çözümler için ciddi önerilerde bulunsa da kafa aydınlığı yaratsa" diye ekliyorum bazen.. Artık şuna kesinlikle inanıyorum;  Eğer Sayın Uzer, bu şehirde geceleri havai fişek dahil, silah atmalar, korna çalmalar, düğün konvoylarının gece yarısını geçtikten sonra klakson sesleriyle zaten sıcaklardan yatamayan insanlara uykuyu zindan etme teşebbüsleri konusunda tek söz etsin, inanın 3 günde her şey düzelir.. Buna tüm Gaziantepliler gönülden inanıyor artık.. Çünkü Sayın Uzer'in ağzından çıkan her şey en kısa zamanda gerçekleşiyor..Gaziantepli'ler bunu geçtiğimiz hafta net bir şekilde görmüştür çünkü..

BU ŞEHRE İYİLİK YAPILMAK İSTENİYORSA

ELEKTRİK KABLOLARI YERALTINA ALINSIN

Gelelim bir başka konumuza.. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Şahin, Gaziantep'e hizmet için, sorunları çözme adına, ortak hareket edilmesi gerektiğini söyledi Kent konseyi toplantısında.. Bu arada kendisine yönelik eleştirilere rağmen görevini başarıyla yaptığına inandığını da ekledi.. Önce, şahsımız adına bir şey isteme alışkanlığımız ve becerimiz olmadığını, ne istiyorsak şehir adına istediğimizi burada birkez daha hatırlatmak istiyorum..

Ve bununla birlikte Sayın Fatma Hanım'a çağrıda bulunarak "Gaziantep'e yapacağınız en büyük iyiliklerden birisi de, elektrik kablolarını yeraltına alabilmek için tüm çabanızı gösterin"diyorum..

Çünkü artık bu şehirde bir fırtınada, aşırı yağmurlarda elektrik kabloları ve trafoları peşpeşe kopuyor patlıyor.. İnsanlar gece gündüz perişanlık çekiyor.. Bir ağacın devrilmesi sonucu meydana gelen arızaların tamiri saatler sürüyor.. Tedaş'ın ne kadar özverili çalıştığını bilmesem Sayın Fatma Şahin gibi Ali Akbağ'a bağırıp çağıracağım ama, onların cansiperane çalışmalarını görünce, ağzımı açamaz oluyorum.. Onun için Sayın Fatma Şahin, Milletvekillerimiz, Valimiz vede Sayın Ahmet Uzer başkanımızdan, birçok bölgede direklerde olan  elektrik kablolarını yeraltına indirme harekatı başlatmasını istiyoruz..

KALE AYDINLATILMALI

Geçen hafta yazdım, tekrar hatırlatıyorum.. bu yönde inanılmaz telefonlar ve mailler aldım. Zaten bazı teşebbüsler olmuş.. Ama nedense askıya alınmış.. Bu işi Büyükşehir'in sırtına da yüklemek istemiyorum. İl Özel İdare'nin birçok konuda olduğu gibi göremediğim ve hizmete yönelik yeterince hissedemediğim varlığını, hiç değilse kale işinde görmek istiyorum.. Biliyorsunuz gazete olarak "KALE ÇÖKÜYOR"demesiydik, Asım Güzelbey'in çabasının bir noktaya kadar gidebildiğini, ondan sonrasının il özel idarenin inisiyatifinde olduğu vurgulamamış olsaydık, Mehmet Erdoğan, Halil Mazıcıoğlu ve Derya Bakbak bu işe el atmasaydı, İl Özel İdaresi genel Sekreteri Cafer Yılmaz'ın varlığını fotoğraflarda göremeyecektik.. Sayın Cafer  Yılmaz bu konuda bizi bilgilendirmesini bekliyoruz..

TRAMVAY KIRMIZI IŞIKLARDA BEKLEYECEK

Geçtiğimiz haftalarda gündeme getirmiş, ve kent merkezinde özellikle bazı bölgelerin kavşaklarında Tramvay yüzünden araç sürücülerinin haksız yere bekletildiğini ifade etmiştik. Bunun içinde "Tramvay niye kırmızı ışıkta beklemiyor"demiştik..Büyükşehir Genel Sekreteri Fuat Özçörekçi bu önerimizi dikkate değer bulmuş.. Ve hemen harekete geçmiş.. Bana verdiği bilgide, Metro'dan başlayıp vilayete kadar olan güzergahtaki kavşaklarda Tramvay artık kırmızı ışıklarda duracak..Böylece trafik akışına sekte vurmayacak..

SAYIN VALİ'NİN GAZİANTEP YEREL

BASINI HAKKINDA BİLGİSİ VARMI

Gaziantep yerel basınında son dönemlerde ilginç gelişmeler yaşanıyor. Basın İlan Kurumu bağlantılı gelişmelerde gazetelerin tirajları, abone durumları ve bayi satışları konusunda denetimler yapılıyor. Hatta sessizce gece yarısı baskınlar düzenleniyor, buna bağlı olarak ana bayi ile satış bayileri denetime tabii tutuluyor..

Biliyorsunuz Basın İlan Kurumu, yerel gazetelere resmi ilanlar verir. Bu ilanları yasa hükümlerine göre yapar, ayrıca ilan almak için gerekli olan koşulların yerine getirilip getirilmediğini kontrol amaçlı denetime tabii tutar.. Kanunlara, mevzuata ve belirtilen kriterlere uymayan yerel gazetelere ilan vermez, bazen de ceza keser.. Kısaca tarifi bu..

Bunlar içerisinde öncelikli kriter tirajdır.. Bunun alt sınırı 500 adete düşürülmüştür. Tabii bu 500 içinde kesinlikle 250 adedi bayilerde satılmak zorundadır.. İşte son denetimde, yani baskında Gaziantep yerel basını çok kötü yakalanmıştır.. Çünkü çok çok büyük kısmının basın ilan kurumuna verdiği satış raporunda yalan beyanda bulundukları ortaya çıkmıştır.. Daha anlaşılır şekilde "biz bayilerde 1000 adet satıyoruz"diyenlerin bayilerde 10 tane bile satmadığı ortaya çıkmıştır. Üstelik ana bayiye 1000 gazete yerine sadece 100-150 gazete verdikleri tesbit edilmiştir.. Bu gelişmeler sonrası yaşananlar ise daha gülünçtür.. Burada yazmaya dilim varmıyor, tam traji-komik bir görüntüye girmiştir.. Eğer Basın ilan kurumu bu komediye göz yumacaksa, işini düzgün yapanlara karşı güvenilirliği ciddi sarsıntıya uğrayacaktır..

Bu işin farklı yönü.. Acaba diyorum, Gaziantep gibi metropol bir kentin valisi olan Sayın Erdal Ata'nın bu gelişmelerden bilgisi varmıdır. Veyahut şehrimizde bulunan Basın İlan Kurumu Şube Müdürü ile görüşme yapmış, yerel basın hakkında bilgi almışmıdır.. Diğer vilayetlerde Valilerin özellikle Basın İlan Kurumu ile sıcak ilişkilerini bildiğimden dolayı bunu hatırlatmayı kendime görev sayıyorum.. Tabii bu arada Sayın Fatma Şahin başta olmak üzere tüm milletvekillerimizin bu konuda ne kadar bilgisi olup olmadığını da doğrusu merak ediyoruz..

TEŞEKKÜR EDERİM ÇOCUK...

Gazetemizde bir süre çalışan, hep birlikte yardım edip yuva kurdurduğumuz, kimlik verdiğimiz, ama kişilik veremediğimiz, şimdi başka bir yayın organında gazetecilik yaptığını sanan bir çocuk var.. Müsaadenizle köşemden bu çocuğa teşekkür etmek istiyorum..

Bu çocuk ayrılıp gittiğinden itibaren bazılarını memnun etme adına, belli aralıklarla bana hakaretler ediyor, hem gazetesinde hemde sosyal medyada akla hayale gelmeyen, şahsımla ilgili yalanları peşpeşe söyleyip yazıyormuş..

Haliyle okumuyorum ama bana dostlarım ve çalışanlarımız iletiyor.. Bu güne kadar O'nun büyüğü olduğum için, bana anlatılanları dinledikten sonra  tüm bu yaptıklarına kızmıyor, tam aksine hoşgörüyle karşılıyordum..Hani Hazreti Eyüp sabrı varya aynen onun gibi bir şey..

Çünkü nihayetinde bu çocuğu kandırıyorlar, o da kendisini kandıranları memnun etmek için benim aleyhimde yazarak para kazanıyor.. Bu tipler her dönem olmuştur, bundan sonra yine olacaktır.

Şimdi gelelim teşekkürümün sebebine.. Bu çocuk son günlerde yazdıklarıyla geçmişim hakkında, aslında çok doğru bir tesbitte bulunmuş.. Çünkü, kendine göre  belki hakaret belki küçümseme, belki de aşağılama düşüncesiyle benden bahsederken sürekli "BERBER"diyormuş..

Bunu duyunca öfkeleneceğimi belkide geçmişimden utanacağımı sanmış olacakki,  habire böyle yazıyormuş..  Oysa tam tersi ben çok mutlu oldum.. Ayrıca bu çocuğa bana böyle bir fırsatı yarattığı için teşekkür etme ihtiyacını hissettim..

Düşünün bir kere, bir BERBER çocuğu olarak, hemde yıllarca rahmetli babamın berber dükkanında çalışmış, esnaflığın ruhunu yakalayabilmiş, üstelik bununla gurur duyan birisi için böyle yazılmasından daha güzel ne olabilirdi ki..

Ya bu çocuk beni küçümseme veya aşağılama adına, şahsım için başka başka şeyler yazsaydı..

Örneğin Berber diyeceğine  "EROİNCİ + KUMARCI" deseydi..

İşte bu vesileyle, bu çocuğa teşekkür ediyor, rahmetli babamdan gelen berberlik ile gurur duyduğumu söylüyor, ayrıca alın teriyle namusu ve şerefiyle helal para kazanan  Berberler dahil tüm esnaflara selam ve saygılar sunuyorum..

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.