1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ

A+A-
GAZİANTEPSPOR'A YAPILANLARI İÇİNE SİNDİREN VAR MI ?

2 Haftadır Gaziantepspor ile ilgili yorum yapmıyorum..Yapmayacağım da..Çünkü ben yıllardır, aylardır ve son olarak haftalardır yazıyor, uyarıyor ve kenti yönetenleri, hatta "Antebin sahibiyim" diye gezinenleri dikkatli olmaya çağırıyorum.. Hedef oluyorum, saldırıya uğruyorum, hakaretler yiyorum, iftiralara maruz kalıyorum.. Dahası Savcılık tarafından ifadem bile alınmadan doğruca mahkemelere veriliyorum..  Ne acı ki, şu ana kadar yaptığım uyarıların tümü teker teker gerçekleşti... Bundan sonra da Dany'nin satılmasıyla birlikte diğer gizli planlarda gerçekleşmeye devam edecektir.. İşin en acı tarafı ise; bu hafta yapılacak duruşmada, MAĞDUR edilmesine ve müşteki konumuna karşın

GAZİANTEPSPOR'U SAVUNACAK bir AVUKATIN bile olmayışıdır..

Tam tersine Gaziantepspor'u bu duruma getirdiği iddia edilenleri  savunmak için ise, yine şu anda kulübü yönetenlerin, belki de kulübün parasıyla  çok sayıda AVUKAT tutmuş olmasıdır..

Aslında, belki de Sayın Bakanımız Fatma Şahin'in gönderdiği açıklamada "Gaziantepspor bizim sevdamızdır. Bazı konular vardır ki, uhulet ve suhuletle ele alınması icap eder. Biz heyecanımızı tribüne taşırız; ama bu konuyu soğukkanlı ele alırız; çünkü Gaziantepspor'un kılına zarar gelsin istemeyiz"demesinde, bizim göremediğimiz ve anlamadığımız şeyler vardır...

SON SÖZÜM; Bir Gaziantepli ve özellikle yılların  bir spor adamı olarak son sözüm; Bu şehirde Gaziantepspor'a yapılanları içine sindiren varmıdır ?

RIDVAN FADILOĞLU DA ARTIK FAZLA OLUYOR !..

Belediyeler hizmet yapmakla yükümlüdür. Halkın oylarıyla seçilen Başkanlar da o hizmetleri farklı boyutlarıyla hayata geçirmekle sorumludur.. Tabii hizmetler de çeşitlidir.. Bazıları varki, küçük çaplıdır ama oldukça işe yararlar. Örneğin Sosyal tesisler, parklar, pazaryerleri, küçük spor salon veya merkezleri, çevre düzenlemeleri, taziye evleri gibi.. Bunun yanı sıra çeşitli sosyal-kültürel, etkinlikler, konserler, organizasyonlar, seminerler hizmetin süsleri niteliğini taşır..Sorumluları da vardır, onlar da belediye sınırları içerisinde imar, alt yapı, çevre gibi önem arzeden ve birinci derecede vatandaşı ilgilendiren sorunların bazıları..

Ama tüm bunlar, kentin önemli bir eksikliğini gidermede, tarihe geçmede, hatta kenti sembolize edecek, fotoğraflara girecek, akıllara kalacak  kadar nitelikli ve büyük olanlar ile kıyaslanamaz..

İşte asıl hizmet bu düşüncelerin hayata geçirilmesinde yatar.. Yani kentin çehresini ve görüntüsünü değiştirmekle eşdeğer olanlar.. Hafızalarda kalan, önemli bir ihtiyacı gideren, sosyal ve kültürel yönde sembol  niteliğinde olanlar..

HAFIZALARA YERLEŞEN PROJELERİ

KİMLER YAPTI VEYA YAPIYOR

Hemen hafızamı zorluyorum, aklıma ilk gelen Asım Güzelbey'in bu şehre kazandırdığı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor.. Daha sonra Planetaryum dedikleri Gezegen evi.. Biraz daha zorluyorum kendimi ve Antep evlerinin hayata döndürülmesi, kültür yolu ile bakırcılar çarşısının değişimini hatırlıyorum.. Parklar derken 100. yıl parkındaki değişimler elbette Gaziantep'in çehresini değiştirecek projeler, ama ben o kadar büyütmüyorum..

Şahinbey'e bakıyorum, büyük olarak ilk aklıma gelen Ömer Can'ın başlattığı Şahinbey parkına Mehmet Tahmazoğlu'nun teleferikle renk kattığını görüyorum..

ŞEHİTKAMİL TARİHE İMZA ATIYOR

Ama Şehitkamil'e gelince iş değişiyor.. Kısa adı ŞKM olan, Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi zaten başlıbaşına müthiş bir proje.. Gaziantep'in yıllardır sığınacak bir limana olan ihtiyacını gidermenin haşmetiyle hepimize göz kırpıyor.. Yüz akımız oluyor.. Hele o büyük salon Gaziantep'e gelen herkese gururla gösterebileceğimiz, etkinlikler yapabileceğimiz seviyede  oluşu gerçekten gururumuzu okşuyor..Şehitkamil gibi bir ilçe belediyesinin böylesine büyük ve haşmetli bir projeye imza atması asla küçümsenemez, görmemezlikten gelinemez..

Biz ŞKM'nin gururuyla yetinirken, birde baktık ki, Dülük ormanının bakımsız  izbe bir köşesi CENNETE dönüştürülmüş.. Aslında buna Dülük ormanının tamamı bakımsız ve berbattı demeliyim.. Geçtiğimiz hafta içinde davetine icabet edip gittiğimde, gezip gördüğümde, o havayı koklayıp kendimi bambaşka bir atmosferde bulunca, söylediğim ilk söz " Sayın Rıdvan Fadıloğlu sende artık fazla oluyorsun"demek oldu..

Hani bir söz vardır, "Anlatılmaz yaşanır"diye.. İşte ben bunu gördüm Dülük ormanında adına BİYOLOJİK GÖLET denilen yerde.. Şehrimizde Gaski Göletimiz de var elbette.. Henüz kıymetini bilemediğim Rum kale ve çevresindeki doğa harikasını de eklemeliyim.. Ama Dülük'teki Biyolojik Gölet bir mucize gibi, Çölün ortasında adeta insana Vaha gibi geliyor.. Ve öyle bir hava yaratılmışki, kendinizi bambaşka bir ortamda buluveriyorsunuz.. Binbir çeşit çiçek ve güllerin süslediği, fıskıyelerin dans ettirdiği suların yarattığı serinlik, çevre düzenlemesi, insanların oturup dinlebileceği bir ortam ve muhteşem görüntü.. "Kim" diyorum "bu fikrin babası?", Rıdvan Fadıloğlu ve gizli mimar Murat Özgüler birbirinin yüzüne bakarak mütevazi şekilde "hepimiz, yani Şehitkamil Belediyesi"diyor.. Adeta paylaşma olgusunu ön planda tuttuklarının mesajını veriyorlar..

"BURASI GAZİANTEP Mİ" DEMEK İÇİN DÜLÜK'E GİDİN LÜTFEN

Önce hatırlatma yapayım.. Önce Asım Güzelbey tarafından gerçekleştirilen Türkiye'nin en büyük Mozaik Müzesi.. Şimdi de Rıdvan Fadıloğlu imzalı Türkiye'nin yine en büyük Biyolojik Göleti..

Dün açılış töreni yapılan Dülük Biyolojik Göleti için fazla bir şey söylemek istemiyorum, çünkü yaşamak en doğrusu olacaktır.. Atlayın arabanıza gidin görün, inan sizlerde benim gibi şaşıracaksınız.. Ve kesinlikle "Burası Gaziantep'mi"diyeceksiniz..

Bir şey var daha söyleyeceğim Rıdvan Fadıloğlu'nun fazla oluşuyla ilgili.. Yarı Olimpik kapalı yüzme havuzu yaptırıyor ve bitmek üzere.. Oraya da gittik, inceledik.. Kaliteye, özene, engelliler için yapılanlara bakınca inanın çok duygulandık..Bin kişilik seyirci kapasiteli 8 kulvarlı ama engelliler için tedavi amaçlı havuzları görünce, hele birde gidip kazan dairelerine bakınca, yine Fadıloğlu'na döndüm ve o da sanki ne söyleyeceğimi fark etmiş olacak ki, gülerek "tamam tamam galiba fazla oluyorum, ama bizim işimiz vatandaşa hizmet etmek değilmi?" demek zorunda kaldı..

Evet.. Yolların bozukluğundan, çarpık yerleşim alanlarının çirkinliğinden, artık utanacak hatta isyan edecek hale geldiğimiz trafik çilesinden, kısmen de olsa uzaklaşıp bu güzellikleri görmek insanı azıcık da olsa rahatlatıyor..

Belediyecilik ruhunun canlandırıldığı, yeniliğin, modern kent anlayışının vücut bulduğu, Tüm ülkenin gözlerinin Gaziantep'e çevrilmesinde önemli rol oynadığını düşündüğüm Celal Doğan'ın ardından, Gaziantep'in böyle önemli projelerle tanışmasını ve tanıtılmasını gururla anlatmayı kendime bir görev sayıyorum..

Tüm bunlara karşın, Belediyelerimizin başarılı hizmetleri yanında eksik bıraktıklarını hatırlatma, eleştirme ve uyarma görevimizin aynen devam edeceğini de hatırlatmak istiyorum..

GELELİM  ELEŞTİRİLERE...

İsterseniz tam da burada hemen bir eleştiri getireyim de bu gazetenin üstlenmiş olduğu misyonun bütünlüğü tamamlayalım... Özellikle tatil günlerinde, insanlara hayatı zindan etmeye kimsenin hakkı olmadığını peşin olarak söyledikten sonra, sabah sabah makine gürültüsüyle uyanmanın nasıl bir psikoloji yarattığını söylememe gerek varmıdır acaba ?

Bu kentte yaşayan ve huzur arayanlar,  geceleri silah, havai fişek atmalardan ve düğün konvoylarının klakson seslerinden ne zaman kurtulacaktır acaba ?..Emniyet, Belediyeler, çevre ve gürültüden sorumlu olan hangi kamu kuruluşuysa Oooooo.....

Bu iş öylesine zivanadan çıkmış kı, kimse vatandaşı iplemiyor..Bakın işte dün sabah insanlar makine gürültüsüyle uyanıyor.. Sosyal medyada isyan edecek hale geliyor.. Hiç fazla yorum yapmadan dün Twitter'de yapılan yorumları okuyalım yeter..

İşte bunlardan birincisi:

"Gaziantep beni şaşırtmaya devam ediyor! Pazar günü bile insanların dinlenme haklarının olduğu düşünülmüyor! İş makinaları tak tak çalışıyor! Zabıtaya telefon acacağım ama muhtemelen pazar günü olduğu için ulaşamam, ulaşsam bile gelir sadece bakar giderler! Daha önce çok yaptım!!!! bu kadar hızlı büyüyen bir sehrin bazı seylerinin değişmemesi insanı üzüyor. Değişmeli, değiştirilmeli. Bunlar ileride problem. Sabah erkenden 7tepe, 255. Sokakta inşaat temeli kazılıyor. Tam 2 haftadır civar gürültüden perişan. Üniversite ögrencilerinin sınav haftası! Kişisel olarak Gaziantep'te ufak da olsa bazı seyler değişsin diye o kadar çabalıyorum ki vurdum duymazlikk beni üzüyor.. Barcelona'a  Belediyesi Genel sekreteri aynen şunu söylemişti:"işlerimizi vatandaşdan gelen şikayetlere göre planlarız" Bakıyoruz, bizimkilerin iş planlarında vatandaş yok!  Üstelik Vatandaş şikayet ederse suçlu olur...

Twitter'de yorumlar devam ediyor:

-Pazar günleri inşaata izin verilmemeli, insana verilen değer bu kadar olmamalı, ne kadar acil olabilir ki ???

-Hocam Üniversite kütüphanesinin önünde çim biçen adama bile nazımız geçmiyor inşaat firmalarına nasıl geçsin...

Ve bu arkadaşlara cevabım şöyle oluyor:

-Gecemiz sabahimiz, öğle ve akşamımız gürültü üzerine kurulmuş. Bu Gaziantep'in kaderi olmamalı. Gaziantep'in en büyük şanssızlığı, kenti yönetenlerin kentte yaşayanların sorunlarına duyarsız kalmasidir..  Ben o inşaatı sıradan bir vatandaş yapmış olsa anında zabıtaların baskınına uğrayacağına adım gibi eminim..

Evet..Bu kentte yaşıyor isek, kenti yönetenlerden duyarlı olmalarını, hatta buna sorumlu olmalarını beklemek, vatandaşlar olarak hakkımızdır..Vali'den başlayıp, Belediye Başkanlarına, Milletvekillerimize elbette ki dert yanacak, iyi ve güzel şeyler yaptıklarında onları övecek, ama yanlışlarda ise mutlaka uyaracak ve çözüme yönelik öneriler sunacağız..

DÜZELTME: Geçen hafta Kalyon Kavşağıyla ilgili yazımın konularından birisi olan trafik kazalarında bir dalgınlık sonucu kavşaktaki kazada hayatını kaybeden rahmetli Milletvekilimiz Hikmet Çelebi'nin soyadını, yanlışlıkla "Çetin" yazmışım..Bu arada  Cuma Bekem adlı duyarlı okurumuzdan ayrı bir bilgi geldi ve eski Kilis belediye başkanı Ekrem ÇETİN'in oglu Cemil ÇETİN'in de Kalyon kavşagında 05 nisan 2001 tarihinde trafik kazasında vefat ettiğini söyledi..





Hepinize İYİ haftalar


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.