1. YAZARLAR

  2. Tamer Abuşoğlu

  3. GAZİANTEPİN SOSYO-KÜLTÜREL GEÇMİŞİNDE LAKAPÇILIK VE KASAPLIK ALT KÜMESİNE AİT LAKAPLAR (1)
Tamer Abuşoğlu

Tamer Abuşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

GAZİANTEPİN SOSYO-KÜLTÜREL GEÇMİŞİNDE LAKAPÇILIK VE KASAPLIK ALT KÜMESİNE AİT LAKAPLAR (1)

A+A-

İsimler, tarih boyunca benzetme ve yakıştırmaya dayalı lakaplar ve müstehar karşılıklarla varolmuştur. 

Lakaplar, kimi zaman kişilere ait isimlerin ve soy isimlerinin dahi önünde yeralmış, toplum içindeki tanınır olma durumu başlı başına bir benzetme sanatı olan lakaplarla hüküm bulmuştur.

Her koşulda, cilt rengi, boy, kilo, mensubiyet ya da kişiye ait öne çıkmış meziyetler bu lakapların takılmasında belirleyici olmuştur.

Türkler, yiğit, korkusuz ve gözü pek kişileri deli adıyla tanımlamışlardır.

Şeyh Edebalinin Nasihatnamesindeki Ey oğul!… Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler tanımlaması bu manada bir hükmi karşılıktır.

Yine Gaziantepte dillere pelesenk olan deli sevilmiş, densiz sevilmemiş deyimi de bu düşünceyi tamamlaması açısından önemli bir toplumsal imgedir. 

Delisi ve velisi had safhada olan bu sosyo kültürel doku, itikatlı yiğitliği sosyo-tarihsel minvelde Alperenlik olarak tanımlamıştır.

Lakapların ve takma isimlerin nelere ve niçinlere öykünerek takıldığını fazlaca analize koyulmadan, Gaziantepin yakın geçmişine katkı sağlayacağını umduğumuz bu kısmi araştırmayı yakın çağın şahitlerinden biri olarak yine bu şehrin sosyo-kültürel tarihine armağan etmeyi tehir edilemez bir görev sayıyoruz.

KASAPLARA AİT LAKAPLAR:

Yakın geçmişe müracaat etmeden önce, uzun bir ömrün bilgi birikimine sahip olan babamdan duyup dinlediğim eski kasaplara ait zihnimde kalan bir kaç lakap erbabını yad edelim.

Halepli Selmo, Berdo Mahmut (Mahmut Güneri), Cindarın oğlu Abdo, Gabulum Memik, Maap Ökkeş (Vahap Ökkeş-Ökkeş Kötüoğlu), Lallo Heyri (Hacı Mehmet Ali Abuşoğlunun Dedesi), Beddeş Arap (Bektaş Arap), Tabo Ökkeş (Deli Bey, Ökkeş Tabo), Erik Mamed (Tahir Efendinin oğlu Mehmet Başaslan), Avşar Arap, Kazım Ali (Hacı Ali Abuşoğlu).

Henüz soyadı kanunu çıkmadan önce Türklerde de, tıpkı Araplarda olduğu gibi ailede sonradan gelenler (yaşça küçükler) ya babalarının ya da ailedeki öne çıkmış etkin kişilerin adıyla anılırlardı. 

Hacı Mamed adlı bir zabitin oğlu olan dedem Kara Kazımdan (Kazım Abuşoğlu) sonra gelenlerden kardeşinin Kazım Ali, oğlunun Kazım Mamed adıyla anılması gibi.

Hacı Nuru (Nuri Serin), Elif Yüzlü Mamed, Bozo (Bozo Boyunsuz), Yetim Mustafa, Daş Memik, Zelil Ökkeş, Ölü Memik, Adanacı Memik (Memik Kent), Sakallı Mahmut, Büyük Avşar Hasan, Emlik Mamed (Mehmet Kanbağlı), Masut Mamed (Mehmet Kuzukesen), Kırmızı Memik (Memik Çakır), İsa Memik (İsalar adıyla da bilinen ailenin ata babası-Memik İsaoğlu), Abdi Çavuşun oğlu Abuş Mamed (Mehmet Abuşoğlu), Ali Hoca Mamed, Kötüoğlan (Kötüoğlu adıyla bilinen ailenin büyüğü). 

DEVAM EDECEK

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.