1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ATEŞ BUZ'U BİLİRMİSİNİZ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ATEŞ BUZ'U BİLİRMİSİNİZ

A+A-

Adına “Ateş Buz”deniliyor.. İlk kez duyanlar için söylüyorum, bu Metamfetamin adlı sentetik bir uyuşturucu türü.. İnanılmaz tehlikeli ve şu anda Gaziantep’te su gibi alenen açıkta satıldığı ileri sürülüyor.. Anlatılanlara göre, Öğrenciler, gençler, büyükler, kızlar erkekler Ateş Buz modasına takılmışlar.. Fiyatı oldukça pahalı olunca, kızların önemli bölümü fuhuş yoluyla temin etmeye, erkeklerin çoğunluğu ise hırsızlığa teşebbüs etmeye başlamışlar. Son dönemlerde Gaziantep’in belası haline gelen Ateş Buz için nasıl tedbir alınır bilemem ama, ben “TEHLİKE KAPIDA”diyebilirim..
 
Doğrusu adı basit gibi gözüktüğünden çok önemsenmiyor bu illet.. Hatta çoğumuz özellikle anne ve babaların haberi yok bundan.. Ama bir gerçek varki, şu anda Gaziantep’te kızlı erkekli, öğrenciler dahil kullanıcı sayısında müthiş bir artış olduğu söyleniyor.. Kokain’den, Eroin ve esrar’dan, hatta Bonzai’den daha tehlikeli ve zararlı olan Ateş Buz’u kullananlar yasa dışı herşeyi gözü kara yapıyorlar..
 
BU SESE KULAK VERMEK LAZIM
 
Geçenlerde bir okurum anlattı ve “Gaziantep’te su gibi satılıyor, fiyatı oldukça da pahalı ama alıcı buluyorlar. Şu günlerde hırsızlığın çoğalması da bu yüzden. Okul civarlarında, kenar semtlerde istediğin kadar bulabilirsiniz”diye konuşurken inanın duyduklarıma inanamadım.. Sonra iş yerine hırsız giren telefon satan bir arkadaşım aradı o da, hırsızların kesinlikle Ateş Buz kullandığını iddia etti..
Ve çok samimi bir şekilde “Ökkeş bey, Ateş Buz’u şehrin her bölgesinde kullanıyorlar. Benim olduğum ve yakınlardaki bölgeler olanKayaönünde, Ceyranlı kuyuda, Karşıyaka’da, Hacıbaba’da Ateş Buz’u kullanmayan yok. O kadar rahat hareket ediyorlar ki, Parklarda satıyorlar. Şimdi Gaziantepde bu moda ve eroinden pahalı” diyerek,özellikle gençleri alıştırmak için önce bedava verdiklerini, sonra da parayla sattıklarını, buna alışan gençler de para bulmak için herşeyi yaptıklarını söylüyor bu okurum..
 
 
BUNLARI BİLİN YETER
 
Bizim İsa Altun var yazarımız.. Mesleği polis ama Türkiye’de yıllardır bu uyuşturucuyla mücadelede gecesini gündüzüne katıp, aileleri uyarıyor.. Kitap yazıyor, televizyonlara radyolara çıkıyor ve bu tehlikeye dikkat çekiyor.. Bende İsa'dan ve bana gelen şikayetlerden etkilenerek bu konuyu araştırdım ve maalesef korkunç bir tablo ile karşılaştım..
Gördüm ki, Metamfetamin adı verilen ve  ATEŞ BUZ denilen illetin etkisi, alındığından itibaren yaklaşık 12 saat sürüyor.. Normal bir insan vücudunun salgılayabildiği dopamin miktarının yaklaşık altı kat fazlasını pompalıyor ve direkt olarak beyinden etkilemeye başlıyor. kalp atışları hızlanıyor, insanların kendilerini hiç hissetmedikleri kadar güçlü, deli cesareti denebilecek derecede cesaretli ve güzel hissetmelerine yol açıyor.. Açlık hissi ve su ihtiyacı uyandırmıyor. Bazıları için 12, fazla alındığında 24 saat boyunca yorgunluk hissettirmiyor. Haliyle etkisi geçince tekrar alma ihtiyacı hissediliyor. Böylece bağımlısı olunuyor ve asıl sorun da ondan sonra başlıyor..
 
ÖLÜME DOĞRU İLK ADIM
 
Ateş Buz’un etkisiyle artan dopamin miktarı kişinin sanrılar görmesine sebep oluyor. Olmayan sesler duyuyor, olmayan insanlar görmeye başlıyorlar... Bu kişiler hissettikleri müthiş mutluluğu ve öz güven duygusunu tekrar yaşayabilmek için hap almaya devam ederler. Bu isteklerini durduramazlar. Ancak bir süre sonra aşırı dopamin salgılandığından beyin nöronlarını kapatır, dopamin üretimini kesin olarak durdurur ve o müthiş etkiler hissedilemez noktaya gelir. Hissedebilmek için daha fazla methamphetamine yani Ateş Buz’u  almaya ihtiyaç duyarlar. Ancak bu hiç bir işe yaramaz. Çünkü bu noktadan sonra etki süresi içinde derilerinin üzerinde böcekler gezdiğini zanneder ve o böcekleri çıkartmak için vücutlarını oyarlar. Oydukça böceklerin daha da içeriye kaçtığını sanıp daha çok oyarlar. Bunun sonucu olarak vücutlarının her yerinde yara izleri vardır. Ciddi kilo kayıpları yaşanır. Çok kısa bir sürede ciddi anlamda yaşlanırlar. Ateş Buz’un Dişler için gerekli olan salgıyı durdurduğundan, dişlerde ciddi anlamda bakteri üretimi olur, bakteriler diş minelerini yer ve dişlerini kaybederler. Dişlerini fırçalamazlar çünkü ellerindeki bütün parayı bu zehire akıtırlar. Ve aklınıza daha ne kadar kötü şeyler geliyorsa, hepsini yaşarlar..
 
EMNİYETE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
 
Mutlaka bu konuda çalışıyorlar. Mutlaka tehlikenin farkındalar.. Ama ben yine de sorumlu  bir vatandaş olarak dikkatlerine sunuyorum.. Müdür Sayın Erhan Gülveren’in böyle konularda ne kadar hassas olduğunu bildiğimden, uyuşturucu satıcıları konusunda mevcut denetim ve kontrollerini daha da arttırıp, şehrin dört bir yanını takibe alacağını umuyorum.. Hatta Sayın Müdürümüze bunun için gerekirse şehrin birçok yerlerine bilbordlara afişler asarak aileleri uyarıcı duyurular yapmasını öneriyorum. Gazeteler, televizyonlar, ve radyoların bu durum için sorumluluk duygusuyla hareket edeceklerine inanıyorum. Acele ediyorum çünkü Ateş Buz'u kullananların sayısının artması demek, bu şehir için ciddi bir tehlike demektir..
 
BU SPOR MEKTUBU BAŞKA MEKTUP
 
Biliyorsunuz, bu köşeye sık sık okur mailleri gelir ve bende elimden geldiğince yayınlamaya çalışırım..  İşte bunlardan birisi daha. Ferhat Bayındırlı ismindeki bir okurum yollamış..  Ama bu spor konulu.. Fakat yerinde tespitler, sporseverlerin duygularına tercüman olan hislerle dolu olunca, sizlerle paylaşmayı görev saydım. Gelin hep birlikte okuyalım..
 
Sayın Özekşi. Öncelikle belirtmek isterim ki yerel yazar anlamında takip ettiğim ve takip etmeye değer bulduğum tek kişisiniz. Haftalık yazılarınızı yıllardır ilgi ile okuyorum. Şehrimizin bir çok derdini dile getirip  çare olmaya çalışıyorsunuz. Bunu yaparken de gördüğüm kadarı ile hiç bir siyasi otorite, kurum ve kuruluşun etkisi altında kalmadan tecrübelerinizi aktarmaya çalışıyorsunuz. Yani diğer gazetecilerin yaptığı gibi kaleminizin mürekkebi birileri tarafından doldurulmuyor. Öyle olsa sizinde şimdi medya plazalarınız ve arsalarınız olurdu muhakkak.
Lafı fazla uzatmadan konuya girmek isterim, 2000 yıllarda Gaziantepspor’a gönülden bağlı bir şekilde maçlara gider binbir güçlükle kapılardan geçer, büyük bir heyecanla maçları takip eder ve takımımızla gurur duyardık her türlü neticede. Dedim ya gönül bağımız vardı şehrimizin takımıyla. Gel gör ki sonra ki dönemlerde ne gönül bağı kaldı ne de futbol heyecanı. Bununda en büyük nedeni yeni gelen yöneticilerin futbola ve spora uzak olan kişiler olması Gaziantepsporu futbol kulübü gibi değil de aile şirketi gibi yönetmeleridir.
 
GAZİANTEPSPOR’A GÖNÜL VERENLERİN BAĞI KOPMUŞTUR
 
Şunu belirtmek isterim ki şehrimizde bir çok futbol severin düşündüğü gibi Gaziantepsporu Gaziantepli bir başkan yönetmeli düşüncesine karşıyım. Nasıl ki İstanbul takımlarını bir Rizeli bir Trabzonlu bir Diyarbakırlı yönetebiliyorsa Gaziantepsporu da bir Suruçlu yönetebilir. Tıpkı Chelsea yi bir Rus iş adamının yönettiği gibi, veya PSG yi bir Katarlının yönettiği gibi.. Ama şuna kesinlikle karşıyım, seçimlerde karşıma kim çıkarsa çıksın kazanamaz çünkü bütün delegeler kendi adamlarım ve benim kontrolüm dışında hiç bir üye kaydı yapılamaz mantığı, Gaziantepsporu yönetenlerle, Gaziantepspora gönül verenlerin bağını koparmıştır.
Böyle olduğundandır ki Gaziantepsporu kızıl kardeşlerin elinden ne şehrin Valileri nede belediye başkanları kurtaramamıştır. Defalarca söz vermiş Kızıl başkan bırakacağım diye amma ve lakin Gaziantepsporun prestiji kendi şirketinin prestijinin  çok üstünde olduğu için bir türlü bırakamamıştır.. Yani tamamen duygusal sebepler.
 
BÜYÜKŞEHİR İÇİN DE BİRKAÇ SÖZÜM VAR..
 
Sonra yeni bir umut doğdu, madem sen bize kulübü vermiyorsun bizde yeni bir takım yaratırız umudu. İlk etapta bizleri de heyecanlandırdı bu umut. Adı da Büyükşehir Gaziantep oldu ve bir çok süper lig ekibinde olmayan sponsor desteğini arkasına aldı. Yani hem belediyenin tüm imkanları seferber edildi hem de şehrin ileri gelen iş adamlarının desteği alınmış oldu. Bizde tribünlerde yerimizi aldık, bu maç oldu bu maç olacak, bu sene gitti bu sene olacak, Teknik adamların biri gitti biri geldi. Futbolcuların 3 gitti beşi geldi.. Bizler de Süper lige çıkma hayalleri kurarken ligin ilk yarısında düşme hattının bir tık üzerinde kalmasının şaşkınlığını yaşadık.. Aslında çok da şaşırmamak lazım Sayın Özekşi.. Umarım Gaziantepspor şehirle bütünleşecek bir hamle, Büyükşehir ise sporseverlerin gönül vereceği takım haline dönüşür.. Saygılarımla..FERHAT BAYINDIRLI
 
Hepinize iyi haftalar
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum