Gaziantep F.K evine gelen misafirlere bonkörlükte sınır tanımıyor.
Her ne kadar ligde hiç bir iddiası bulunmasa da rakiplerine ikram üstüne ikram etmeye devam ediyor. Sezon başından bu yana bir türlü defansta istikrarı tutturmayan temsilcimiz, birinci bölgede ki kişisel hatalar neticesinde evinde konuk ettiği Beşiktaş karşısında yine taraftarlarını üzmeye devam etti. Yeni bir teknik direktör ile yeni heyecan ve farklı bir futbol beklerken daha da tersine bir oyun izledik. Defans hattında Nazım Sangare ve Nıhad Mujakıc’ın rakiplerine ikramlarıya daha 21’inci dakikada iki farklı geriye düşüşümüz ve bir türlü toparlanma hazmını kabullenemeyen futbolcularımız yedek kadroyla maça çıkan Beşiktaş’ın işini bir hayli kolaylaştırdı. Geçen haftanın en çok konuşulan kelimesi “Biz antrenmanda dahi daha az yoruluyoruz” ifadesini galiba bu hafta rakibimiz telaffuz edecek. Özellikle maçın ilk yarısında Sergen Yalçın’ın öğrencileri herhalde karşılarında ismi Gaziantep F.K, rengi Kırmızı - Siyah ama görüntüsü 3’üncü lig ekibi olan bir takımla oynadılar desek yeridir. Sadece dökülen defans hattı değil, ikinci bölgede yol geçen hanı gibiydi, Beşiktaş kendi yarı alanından o kadar rahat geçişler yapıyordu ki futbolcularımız seyirci tarafında olmayı arzu etmek zorunda kaldılar. Hele hele kanatlarda Deian Sorescu ve Drıssa Camara‘yı izlerken insanın tutkulu olduğu takıma adeta kahredesi geliyor. Sahi Rumen teknik adam Mırel Radoı Camara’ya nasıl 65 dakika tahammül edebildi bir türlü anlayamadım. Geride kalan haftalarda yakaladığı pozisyonları affetmeyen Mohamed Bayo eğer futbol eğitimlerinde ‘gol kaçırma’ dersi nasıl olurun en güzel örneğini dün akşam sergilemiş oldu. Neyse ki sezonun ilk yarısında aldığımız krediler sayesinde ligde rahat konumdayız yoksa Gaziantep F.K bu futbol ile kümenin bana göre en büyük adayı olurdu. Kalan iki haftada Göztepe ve Başakşehir maçlarında bu ekibin puan alması kaf dağının aşılması ile eş değerdir.