1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. YİNE FARKINI ORTAYA KOYDU
YİNE FARKINI ORTAYA KOYDU

YİNE FARKINI ORTAYA KOYDU

“Şehrin sanayileşme başarısı sığınmacıların sırtından olmadı. Gaziantep Tüfekçi Yusuf’tan bu yana sanayi kentidir”

A+A-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki’nin geçtiğimiz günlerde “Suriyeliler olmasa Gaziantep Sanayici çöker” şeklindeki açıklamasına Gaziantep sanayicisi, ihracatçısı, iş adamları hatta odalar, borsalar, dernekler, esnaf birlikleri sustu ve her zaman olduğu gibi bilgi nitelikli açıklamasıyla Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım cevap verdi. Tuncay Yıldırım bu açıklamasıyla Mehmet Özhaseki’nin yanlış bilgilendirildiğini ve Gaziantep’in sanayi kültürünün Tüfekçi Yusuf’a ve daha eskiye dayandığını söyleyerek, kentin sanayileşme başarısının sığınmacıların sırtından olmadığını dile getirdi. 

Ticaret Odası, temmuz ayı olağan meclis toplantısında gündem “Geçici Koruma” altında bulunan yabancıların bölgenin sosyoekonomik geleceğine etkileri oldu. GTO Meclisinin ortak sesi ise geleceği olası tehditlerden koruyacak bir politika oluşturulması gerektiği oldu. Yıldırım Gaziantep’in sanayi kültürünün Tüfekçi Yusuf’a ve daha eskiye dayandığını söyleyerek kentin sanayileşme başarısının sığınmacıların sırtından olmadığını belirtti. 

DÜN SANAYİ KENTİ OLMADIK

Yıldırım, “Gaziantep gibi bir sanayi kenti olan Kayseri’nin evladı Sayın Özhaseki de çok iyi bilir ki biz dün sanayi kenti olmadık. Başarımız geçici korumamız altında olan sığınmacıların sırtından değildir. Suriyeli kardeşlerimizin hiçbir katkısı yok diyemeyiz ancak “sanayiyi onlar ayakta tutuyor” ifadesi inanıyorum ki yanlış bilgilendirme neticesinde söylenmiştir. Başarımız, tarihi İpek Yolu üzerindeki şehrimizin köklü ticaret kültürüne, Antep Savunmasında İmalat-ı Harbiye Fabrikası’nda kendi cephanesini üreten Tüfekçi Yusuf’a dayanmaktadır. Gaziantep 100 yıldır sanayi kentidir, kendi girişimcisi, kendi sermayesi, kendi emekçileri ile beraber 100 yıllar boyunca da sanayi kenti olmaya ve küresel ekonomide başarılara imza atmaya devam edecektir. Geçen yıl Gaziantep'te 300 fabrikanın açılış töreninin ardından tesislerin yeni olmadığına ilişkin iddialar karşısında nasıl ki Gaziantep OSB'nin kapıları açık buyurun dediysek bugün de OSB’deki 240 bin çalışanın kaçı Suriyeli gelin bakın diyoruz. Bizim değerli siyasetçilerimizden duymak istediklerimiz merkezi bütçeden belediyelere ayrılan paya şehrimizde yaşayan Suriyeliler için de bütçe eklendiği, Hatay, Kilis, Şanlıurfa gibi bu yükü taşıyan şehirlere özel teşvikler uygulandığı yönünde açıklamalardır.”

ŞARTLAR EŞİTLENMELİ

“Gaziantep sanayisini onlar ayakta tutmuyor ama önlem alınmazsa Gaziantep sanayisi için tehlike oluşturabilirler” diyen Başkan Yıldırım, Suriyeli firmalarla şartların eşitlenmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, “GTO üyelerinin yaklaşık %10’unu Suriye uyruklu firmalar. Ancak bu firmalar bizim üyelerimiz gibi devlete karşı yasal sorumluklar noktasında sıkı denetlenmiyor. Ve bu durum maalesef haksız rekabete neden oluyor. Rekabet şartlarının eşitlenmesini istiyoruz. Herkes vergisini ödemeli, istihdamları kayıt altına alınmalı.” Şeklinde konuştu.

BU SORUN MİRAS BIRAKILMAMALI

“Suriyeli sığınmacılara yönelik bir çözüm planımız yokken şimdi de Afgan sığınmacılar gündeme gelmeye başladı. Geleceğin belirsizliği ne yazık ki toplumu artık fazlasıyla yormuş durumda” diyen GTO Başkanı Yıldırım, çocuklarımıza miras olarak böyle bir sorun bırakmak istemediğini ifade etti.  Yıldırım, “Nüfusumuzun dörtte birini oluşturan, ekonomik ve sosyal her anlamda hayatımızın içinde olan bir grup var. Yüksek bir doğum oranları var. Şehrimizdeki Suriyelilerin yaşlarına baktığımızda %30’u 14 yaş altında. Önümüzdeki 10 yılda, devam eden yıllarda ne olacak, bu süreci nasıl yöneteceğiz bilmiyoruz. Bilmediğimiz için ne yazık ki mülteciler konusu içinden çıkılmaz devasa bir sorun olarak çocuklarımıza miras kalacak. Ama ben çocuklarıma böyle bir miras bırakmak istemiyorum. Kültürel dokumuzun, demografik yapımımızın, güvenliğimizin tehlikede olmadığını bilmeye ihtiyacımız var.” Şeklinde konuştu.

TÜRKİYE AVRUPA’NIN İLERİ KARAKOLLUĞUNU ÜSTLENEMEZ 

Avusturya Başbakanının Afgan sığınmacılar için doğru yer Türkiye sözlerine de değinen Başkan Tuncay Yıldırım, “Bu sözler söylenebiliyorsa dış dünyanın bu sorumluluğu paylaşmaya niyeti yok demektir.  Ama Türkiye Avrupa Birliği’nin ileri karakolu görevini üstlenemez. Eğer göç bir insanlık dramıysa bunu tüm dünyanın kucaklaması gerekir” dedi. 

AFGANLAR İÇİN ULUSAL PLANA İHTİYAÇ VAR 

Afganistan'dan gelmesi muhtemel kitlesel göçe Suriye’den gelen göçteki gibi hazırlıksız yakalanmamak için ulusal bir plana ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yıldırım şunları söyledi: “Hem Türkiye’deki geçici koruma altındaki insanların geleceklerini daha net tasavvur etmeleri hem de bizim toplumumuzun bu insanların ekonomik bir külfet, güvenlik ve demografik açıdan bir riskten kurtaracak bir plan lazım. Artık bir Göç Bakanlığı kurulması elzemdir. Zira mülteci sorunu ülkemiz için sadece Suriyelilerden ibaret değil. Afganlısı, İranlısı, Iraklısı, Nijeryalısı… derken her geçen gün artan yabancı göçüne mazur kalıyoruz. Ülkemiz Avrupa’ya geçiş noktası olarak görüldüğünden ve Avrupa’nın da “mültecilerin kalacağı en iyi yer Türkiye” bakış açısında. Bizim bu süreci yönetecek bir Göç Bakanlığına ihtiyacımız var. Artık Göç İdaresinin çözebileceği bir boyuttan çıkmış durumda.”

GERİ DÖNÜŞ SÜRECİ BAŞLATILMALI  

Uluslararası fonlar ile güvenli bölgelerde geri dönüşleri için gerekli altyapı çalışmaları yapılmalı diyen Yıldırım, “Geçici koruma demek ülkelerindeki tehlike devam ettiği sürece can güvenliklerini sağlamaktır. Artık geri dönüş sürecinin de başlatılması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için Dünya Bankası ve uluslararası fonların yapacağı katkı ile terörden arındırılan bölgelerde barınma ve üretim merkezleri oluşturmalıyız” dedi.

TEYMUR AŞI KONUSUNA DİKKAT ÇEKTİ 

Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda aşının salgından kurtulmak için tek çare olduğuna vurgu yapan Teymur, aşı toplumsal sorumluluk diyerek bu sorumluluğu yerine getirmek için aşı olmayanları GTO’da kurulan Aşı Uygulaması Noktası’na davet etti.  Teymur, “Bilim insanları pandemiden kurtulmanın tek yolunun aşı olduğunu söylüyor. İnsanlığın bir kısmı bu döngüden kurtulmak için aşı oluyor tüm kurallara uyuyor, bir kısmı da aşı karşıtı durumundalar. Aşı olup olmamak kişisel bir seçim olmakla birlikte, bir kişinin özgürlüğü başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Yani ortada küresel boyutta bir sorun varsa ve aşı dışında farklı bir çözümü yoksa kişi hem kendi sağlığı için hem de diğer insanların sağlığı için aşı olmalı diye düşünüyorum. Vaka sayılarının daha fazla artması demek, yeniden işyerlerimizin kapanması, okulların açılmaması eski günlere dönmemiz demek. Ancak bu kısıtlamaları ne ekonomik ne de psikolojik olarak kaldıracak durumda değiliz. Bu döngüden çıkmanın tek yolu herkesin aşılanmasıdır” dedi. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum