İl yöneticileri ile birlikte pazarı dolaşan Öztürkmen, hem gıda fiyatlarındaki artışı gözlemledi hem de vatandaşın fiyatlara olan tepkisini sordu. Öztürkmen, vatandaşın pahalılıktan, esnafın ise talep azlığından şikayet ettiğini belirtti.

Kuraklık ve sel gibi doğal felaketlere dikkat çeken Öztürkmen, Gaziantep’te son yıllarda iklim kaynaklı yaşanan mağduriyetleri hatırlattı. Öztürkmen, gıda enflasyonunu ve yoksulluğu rakamlarla ortaya koydu. Öztürkmen, ““Tarımsal girdi fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 30,28, aylık bazda ise yüzde 3,41 yükseldi. Küresel gıda fiyatlarında yükseliş yeniden hız kazanırken, enerji maliyetleri, savaşların ticaret hatlarında yarattığı baskı ve tarımsal üretimdeki sorunlar yeni bir gıda enflasyonu dalgası riskini büyütüyor. 2026 yılı başından bu yana uluslararası buğday fiyatları yüzde 30'dan fazla arttı. Asya'nın önemli pirinç ihracatçılarında fiyat artışları, yüksek stoklara rağmen yüzde 10-13 arasında gerçekleşti.”

AÇLIK SINIRI 37 BİN 801 TL

Konukoğlu ve Ünverdi'den yeni dönem için ilk adım
Konukoğlu ve Ünverdi'den yeni dönem için ilk adım
İçeriği Görüntüle

Öztürkmen, “Eylül ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 37 bin 801 TL’ye yükselirken, net asgari ücret 28 bin 75 TL’de kaldı. Böylece açlık sınırı ile asgari ücret arasındaki fark 9 bin 726 TL’ye ulaştı. Türk-İş’in araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış, yani mutfak enflasyonu, eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,10 oldu. On iki aylık değişim oranı yüzde 35,14, yıllık ortalama artış yüzde 39,78 oldu.”