ATM’de unutulan paraya dokunmanın bedeli ağır
ATM’de unutulan paraya dokunmanın bedeli ağır
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, hukuki süreçlerin dava açıldıktan sonra değil, sorun ortaya çıkmadan önce yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Şirketlerin karşı karşıya kaldığı hukuki riskler yalnızca açılan davalarla sınırlı kalmıyor. Eksik belgelerden hatalı disiplin süreçlerine, güncelliğini kaybeden sözleşmelerden veri güvenliğine kadar birçok başlık işletmeler açısından ciddi maliyetlere yol açabiliyor.

Avukat Özlem Kurt, özellikle iş sözleşmelerinde ilk bakışta fark edilmeyen risklerin bulunduğunu belirterek, doğru zamanlama ve belgelendirmenin iş davalarında önemli rol oynadığını söyledi.

Kurt, “Doğru zamanlama, doğru dokümantasyon ve uyarı mekanizmaları işletilmediğinde iş davalarında kaybetmek kaçınılmaz oluyor. Aslında iş davası mahkemede değil, çalışırken kazanılır” dedi.

Davalarda yüzde 30'a varan iyileşme

Hukuki kontrollerin işletmeler açısından ölçülebilir sonuçlar ortaya çıkardığını belirten Kurt, ortalama bin çalışanın bulunduğu standart bir şirkette yılda yaklaşık 100 iş davası görülebildiğini ifade etti.

Önleyici hukuk sistemlerinin oluşturulması halinde dava süreçlerinde bir yıl içerisinde ortalama yüzde 30 oranında iyileşme sağlanabildiğini belirten Kurt, bunun şirketlerin mahkeme ve tazminat maliyetlerini de doğrudan etkilediğini söyledi.

Kurt, “Yüzde 30 iyileşme; ciddi bir mahkeme masrafının, kaynak israfının ve en önemlisi haksız kıdem/ihbar tazminatlarının ödenmesinin önüne geçilmesi demektir. Şirketlerin en büyük derdi, riski gerçekleşmeden önce ölçmek ve bütçelemektir. Gelecekteki dava risklerini bugünden öngörüp engellemek, işletmeye büyük bir finansal ve itibari avantaj sağlar” ifadelerini kullandı.

Eski sözleşmeler risk oluşturabiliyor

Şirketlerin karşılaşabileceği hukuki sorunların başında eksik özlük dosyaları ve hatalı yürütülen disiplin süreçleri geliyor. Bu eksiklikler iş davalarında kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra mahkeme giderlerinin de artmasına neden olabiliyor.

Hibrit çalışma ve yapay zekâ kullanımı gibi yeni çalışma biçimlerine göre güncellenmeyen sözleşmelerin de hukuki boşluklara yol açabileceğine dikkat çekiliyor.

Kurt, şirket içi yönetmelikler, yapay zekâ ve teknoloji kullanım kuralları ile objektif performans kriterlerinin açık şekilde belirlenmesinin çalışanlar açısından da önemli olduğunu vurguladı.

“Şirket içi yönetmelikler, yapay zekâ ve teknoloji kullanım kuralları ile objektif performans kriterleri netleştirildiğinde, iyi niyetli çalışanların hakkı da korunmuş oluyor. Bu sistem içerisinde korunmayan tek taraf; kötü niyetli çalışan veya kötü niyetli işverendir.”

Risk sadece iş davaları değil

Hukuki kontrollerin iş hukukuyla sınırlı olmadığını belirten Kurt, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), veri yönetişimi, siber güvenlik, ticari sırlar ve şirketler hukuku alanlarında da düzenli denetimin önem taşıdığını söyledi.

Genel kurul süreçleri ve ortaklık sözleşmelerinin hukuka uygun şekilde yürütülmemesi de özellikle kriz dönemlerinde şirket yönetimini zor durumda bırakabilecek başlıklar arasında gösterildi.

Çalışan hataları veya teknik altyapı eksiklikleri nedeniyle yaşanabilecek veri sızıntılarının ise idari para cezalarının yanı sıra şirketlerin marka değeri ve itibarı açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi.

Türkiye Gazetesi