Ne olacaksa olsa da şu Hafif Raylı denen sistem hayata geçseydi. Durakların inilecek binilecek yerlerinin belirlendiği, bir kısım yerlerin mevsim çiçekleriyle bezendiği tren hattında seferler başlayınca şehiriçi trafiği rahatlayacak mı görseydik!
Hizmete girişi tarihi, tıpkı güzergahta yapılan değişikler gibi değişen hafif raylı sisteme umut bağlayan biri olarak, alınacak sonucu merak ediyorum.
Söylendiği üzre, saatte taşınacak yolcu adedi tahmini tutturulup şehirde trafik akışı hızlanacak mı. Daha da önemlisi trafiğe bir düzen gelecek mi?
Raylı sistemde sürdürülen tamamlama çalışmalarını gördükçe, merakım bir kat daha artıyor! Kötü de olmuyor hani. Bir taraftan çakıl taşları ile doldurulan ray araları, diğer taraftan, durak ve aydınlanma montajına ilaveten çimleme adı verilen kaldırım düzenlemesi.. ister istemez sisteme sükse katıyor!
Bütün bunları niye anlatıyorum.
Şehiriçi toplu taşımada yaşanan sıkıntının çekilmez hal aldığını gördükçe denize düşen yılana sarılır hesabı, trafiğin laçkalaşmış yanlarını ortadan kaldıracak umudu ile raylı sistemin biran önce hayata geçirilmesini istiyorum!

DOLMUŞ MU, DOLMAMIŞ MI?

Günlük kazançtan başka şey düşünülmeyen şehiriçi toplu taşımacılıkta gözü tırmalayan çok şey var. Dolmuş mu dolmamış mı ciddiyetsizliği herkesi rahatsız ediyor!
Sıralamada kendisinden önce hareket etmiş bir aracın yolcusunu kapmak isteyen bir araç, şehir içerisinde olduğunu umursamadan, şehirlerarası hız tahdidiyle hareket edebiliyor. Ani duruş-kalkışlarla yolcuları biribirlerini ezme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor. Durak harici yolcu alıyor ve yolcu indirebiliyor!
Bitti mi.. bitmedi...
Şehiriçi toplu taşıma işi ayrı bir cumhuriyet gibi. Durağa geç gelen, geciktiği dakika kadar zamanında durağa giren araca ceza ödüyor. Polis ve zabıta durağa giriş-çıkışı fazla önemsemiyor olsa da bu ceza çok sürücüler için hayati derece önem arzediyor! Bilmem Dernek, bilmem bir başka organın uygulamaya koyduğu ceza sistemi o kadar ciddiye alınıyor ki sormayın. Trafikteki ani sıkışıklık ya da yol çalışması sebebiyle güzergah değiştirme zorunda kalındığını söyleyen sürücülerin mazereti kabul edilmiyor. Hak vermek istemiyorum ama, hal böyle olunca cezalı duruma düşmek istemeyen bir sürücü, trafikteki seyri allak-bulak edecek ne varsa yaparak durağa yetişmeye çalışıyor!

YA YOLCUSUNUZ, YA DEĞİLSİNİZ...

Şehiriçi toplu taşımada otobüs-minibüs ayrıcalığı yapmıyorum. Her ikisi de kendi kurallarıyla icra-i sanat ediyor!
Minibüs ve dolmuşlar için durakta bekleyenler ya yolcudur ya değildir. Onlara göre şehirde yaşlı olmanın bir değeri yok! Engelli olmak da bir anlam ifade etmiyor!
Yolcu adayı olunması yeterli. Binilen araçta sürücünün uyarısını beklenmeden ya oturulacak, ya da aracın arkasındaki boş olduğu söylenen ve bir türlü dolmayan yere doğru yürünecek. Polisin nokta denetimine yakalanmak istemeyen sürücüye yardımcı olmak için bulunulan yere çökülecek!
Yaşlı ya da bayan yolcuların inip binmesi ise başlı başına bir mesele. Her yolcu için tahmin edilen inilecek süre herkes için geçerli! Eteği takılmış, kapıya sıkışmış, bir ayağı yerde, bir ayağı aracın içerisinde kalmış sürücünün umurunda olmuyor... Dakikalara etki ettiği bahanesiyle şoförden yiyeceği zılgıt da işin tuzu-biberi...
İşte böyle bir hal almış Gaziantep'te şehiriçi trafiği.
Bunun için ne olacaksa olsa da, hafif raylı sistem bir an önce hayata geçsin istiyoruz...