Depremzede anlatıyor: 'Nasıl geçeyim? Bir, kiracıyım bana ev vermediler. Eskiden işim vardı şimdi işim yok. Kira için en az 20 bin lira istiyorlar, 15 bin lira istiyorlar, depozit istiyorlar, 3 ay peşin istiyorlar.' Kiracı bir kere perişan. İş bulamayan, düzen kuramayan. İşini bulmuş, diyor ki, 'lastikçiyim, lastikçilik yapıyorum ama nasıl eşya alacağım, nasıl depozit vereceğim, nasıl 3 aylık peşin vereceğim?' Sen bunun konteynerinin elektriğini kesiyorsun ve 'Git kiraya çık' diyorsun. Birincisi bu. İkincisi ev sahibi. Anahtarı vermişler. Gideyim yerleşeyim. Nasıl yerleşeyim? Şimdi söylediler işte. TOKİ'nin teslim ettiği evlerde en az 100 bin lira. Kimi evde 300 - 400 bin lira masraf var. Çatıdan su sızmış, parke kabarmış, kapının kolu yok... Bunlar depremzedenin anlattığı işler. Nasıl geçecek? Geçti, aidat başlıyor, elektrik başlıyor, su başlıyor, doğalgaz başlıyor. Anahtarı aldın, geçemedin. Aidat başlıyor. Aramaya başlıyorlar 'aidat borcunu öde' diye. Bunların hepsi bu kentin gerçekleri”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında deprem bölgesine yönelik ziyaretlerine Osmaniye’den başladı. Özel daha sonra Nurdağı ve İslahiye ilçesini ziyaret etti ve bilinmeyenleri gözler önüne sergiledi. CHP Milletvekilleri Melih Meriç ve Hasan Öztürkmen’in yanı sıra il ve ilçe başkanlarının tam kadro yer aldığı ziyaretlerde önemli mesajlar veren Özel, Kira mağduriyetleri, krediye erişemeyen Bağ-Kur’lular ve dükkanlarına afet desteği verilmeyen esnafların sorunlarının büyük olduğunu söyledi. İktidarın 1 yıl içinde konut sözünü hatırlatan Özel, Nurdağı’nda hâlâ binlerce kişinin konteynerde yaşadığını belirterek, “Oyu bana verin 1 yıl içinde diyordu. Ben 1. yıl geldim, yüzde 2,5’u evine girmişti. 2. yıl yüzde 30. Şimdi 3. yıl geldi, yüzde 70 anahtar almış ama çoğu hâlâ geçememiş” dedi. Konteynerden çıkamayanların durumunu anlatan Özel, “Kiracı bir kere perişan. İş bulamayan, eşya alamayan geçemiyor. Geçen de aidat, elektrik, doğalgazla baş edemiyor. TOKİ’nin teslim ettiği evlerde eksiklikler var” dedi.

BÖYLE FACİA BİR DAHA YAŞANMASIN

Nurdağı ilçe binasının önünde açıklama yapan Özel, “Depremin büyük acısının üçüncü yıl dönümünde buradayız. Hem Nurdağı'nda hem İslahiye'de, hem bütün Gaziantep’te ve 11 ilimizde depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bir kez daha hepimizin başı sağ olsun. Böyle büyük bir acıyı, böyle büyük bir faciayı bir daha yaşamamayı ümit ediyoruz. Hafta boyunca depremde hasar gören, ağır kayıplar veren illerimizde ziyaretlerde bulunacağım. Ziyaretimizin temel amacı elbette yeniden taziye ve geçmiş olsun dileklerimizi iletmek. Ama bir yandan da ülkenin ana muhalefet partisi olarak denetim görevimizi yerine getiriyoruz, eksiklikleri dile getiriyoruz. Diğer yandan ülkenin iktidar namzeti olan, iktidar olmak için seçim bekleyen; bugünden yapılacak seçime, ülkeyi yönetmeye kadrolarıyla ve programıyla hazır olan siyasi parti olarak bölgede nelerin nasıl yapılması gerektiğini, biz geldiğimizde neler yapacağımızı paylaşmak üzere buradayız. Gördükleri eksiklikleri hem çözüm önerilerimizde hem de gerekiyorsa Meclis zemininde, bakanlıklar nezdinde dile getireceğiz. İktidarımızda dirençli kentler nasıl oluşturulur? En önemlisi budur”

BÜYÜK PARALAR TOPLANDI

Özel, şunları anlattı: “Deprem vergileri toplamış. Milyar dolar değil, trilyon dolar. 4 trilyon dolar toplam vergi toplamış. Milyar dolarlarca topladığı deprem vergilerinin yanında, çıkardığı imar haklarından topladığı ücretlerle büyük bir imkan yakalamış. Partiler iktidar olduğunda 5 yıllık hedefler açıklar. Bu iktidar depremin üzerine gelmiş, depremin sarılmakta olan yaralarının üstüne gelmiş. Deprem vergisinin birkaç yıl toplanacağı söylenmişken 21 yıl boyunca toplamış ama kentleri depreme dirençli hale getirememiş, mazeretsiz, yıkımdan sorumlu bir iktidarla karşı karşıyayız. Nurdağı’nda da hep birlikte yaşadık. Biraz önce gençler 'Sesimizi duyan var mı?' diyor. Evet, o enkazın altındaki sesti. Ama enkazın üstündekiler milletvekillerini görünce kolumuza yapışıp 'Ordu neredeydi?' diyorlardı. Üç gün boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri tüm donanımıyla, eğitimiyle beklerken birileri 'Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geriye sokmak zor' diyerek bir darbe paranoyası ile Mehmetçiği üç gün sonra çıkardı. Yine de inanılmaz işler başardı, canlar kurtardı. Ama hepinizin malumu: Depremde kayıp dediğin en fazla ilk 24 saat ve 72 saatte olur.”

Gaziantep'te ulaşımda yeni adım
Gaziantep'te ulaşımda yeni adım
İçeriği Görüntüle

HERKEN PERİŞAN
“Ben neredeyim? Gaziantep'in Nurdağı ilçesindeyim. Ne gün bugün? Tam bir yıl değil üç yıl sonra. Nereyi ziyarete geldim? Konteyner kenti ziyarete geldim. Konteyner kentte kaç kişi yaşıyor? 4 bin 500 kişi var. Ne olacak şimdi? 'Oyu bana verin bir yıl içinde' diyordu. Ben birinci yıl geldim arkadaşlar. Birinci yılda Türkiye'de yüzde 2,4. Yani 100 depremzedenin 2.5'u girmiş, 98'i dışarıdaydı. İkinci yıl geldim sözünü tuttu mu diye yüzde 30. Depremzedenin yüzde 70'i dışarıdaydı. Üçüncü yıl geldi, övünüyorlar. İnsan çatlar. Ya nasıl bir şey bu? Bununla övünülür mü? Utanılacak durumdan övünüyoruz. Bir yıl dediğin işi üç yılın sonunda tam yapmamışsın. Yüzde 70'ine anahtar dağıtmışsın bununla övünüyor. Ne olacak geri kalan yüzde 30? Şimdi anahtarı alanın geçeni var, geçemeyeni var. Gittiğinizde depremzede anlatıyor: 'Nasıl geçeyim? Bir, kiracıyım bana ev vermediler. Eskiden işim vardı şimdi işim yok. Kira için en az 20 bin lira istiyorlar, 15 bin lira istiyorlar, depozit istiyorlar, 3 ay peşin istiyorlar.' Kiracı bir kere perişan. İş bulamayan, düzen kuramayan. İşini bulmuş. Diyor ki 'lastikçiyim, lastikçilik yapıyorum ama nasıl eşya alacağım, nasıl depozit vereceğim, nasıl 3 aylık peşin vereceğim?' Sen bunun konteynerinin elektriğini kesiyorsun ve 'Git kiraya çık' diyorsun. Birincisi bu. İkincisi ev sahibi. Anahtarı vermişler. Gideyim yerleşeyim. Nasıl yerleşeyim? Şimdi söylediler işte. TOKİ'nin teslim ettiği evlerde en az 100 bin lira. Kimi evde 300 - 400 bin lira masraf var. Çatıdan su sızmış, parke kabarmış, kapının kolu yok... Bunlar depremzedenin anlattığı işler. Nasıl geçecek? Geçti, aidat başlıyor, elektrik başlıyor, su başlıyor, doğalgaz başlıyor. Anahtarı aldın, geçemedin. Aidat başlıyor. Aramaya başlıyorlar 'aidat borcunu öde' diye. Bunların hepsi bu kentin gerçekleri”

ORDU NEREDEYDİ?

“Deprem vergileri toplamış. Milyar dolar değil, trilyon dolar. 4 trilyon dolar toplam vergi toplamış. Milyar dolarlarca topladığı deprem vergilerinin yanında, çıkardığı imar haklarından topladığı ücretlerle büyük bir imkan yakalamış. Partiler iktidar olduğunda 5 yıllık hedefler açıklar. Bu iktidar depremin üzerine gelmiş, depremin sarılmakta olan yaralarının üstüne gelmiş. Deprem vergisinin birkaç yıl toplanacağı söylenmişken 21 yıl boyunca toplamış ama kentleri depreme dirençli hale getirememiş, mazeretsiz, yıkımdan sorumlu bir iktidarla karşı karşıyayız. Nurdağı'nda da hep birlikte yaşadık. Biraz önce gençler 'Sesimizi duyan var mı?' diyor. Evet, o enkazın altındaki sesti. Ama enkazın üstündekiler milletvekillerini görünce kolumuza yapışıp 'Ordu neredeydi?' diyorlardı. Üç gün boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri tüm donanımıyla, eğitimiyle beklerken birileri 'Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geriye sokmak zor' diyerek bir darbe paranoyası ile Mehmetçiği üç gün sonra çıkardı. Yine de inanılmaz işler başardı, canlar kurtardı. Ama hepinizin malumu: Depremde kayıp dediğin en fazla ilk 24 saat ve 72 saatte olur”

ORDUNUN İÇERDE DURMASI AÇIKLANAMAZ

“Oradan sonra iş mucizeye kalıyor, duaya kalıyor. Cenabı Allah'ın takdirine kalıyor? O bağışlarsa bağışlar. ve depremin ilk günü kuldan beklenen çıkıp da kurtarma çalışmalarına hızla başlayacak olan orduyu harekete geçirmek. O zaman başka. Ama bu hallerde 3 gün boyunca ordunun içeride durmasının açıklanabilir hiçbir tarafı yok. Bu soruyu inanın ben sormadım, muhalefet partilerinin liderleri sormadı. Bu soruyu enkaz başında bekleyen, yakınından umudu kesen depremzedeler sordu. Ordu neredeydi üç gün? Biz bu soruya cevap veremedik. Devamında çok söz verildi. 6 Şubat günü yıkılmış şehirlere 7 Şubat, 8 Şubat günü söz verilmeye başlandı. Dedi ki malum 14 Mayıs'ta seçim var. Sakın ha sakın. Bakın millet canınla uğraşıyor. Erdoğan diyor ki: 'Başkasına oy vermeyin'. Çünkü kendinden önceki iktidarı Erdoğan yenerken depremde gördüğü eksiklikleri, kusurları bol bol söylüyor. Mesela rahmetli Ecevit'e diyordu ki: '3 gün oldu hala çadır sırası' diyordu. Biz 33'üncü gün çadır sırası gördük arkadaşlar. Ecevit'e ne söylediyse bin beterini ülkeye yaşattığı için depremzedelere şöyle diyordu. 'Sakın ha sakın. Başkasına meyletmeyin. Mutlaka oyu bana verin. Onlar daha iktidara alışana kadar biz tecrübeliyiz. Deprem konutlarını yapacağız bir yıl içinde. Bir yıl sonra konteynerda kimse kalmayacak' dedi.