Bazen 70 yaşıma gitmek istiyorum.
Düşünüyorum da o yaşta koltuğa tüneyip, kızlarla erkeleri çekiştirebilir miyiz ?
Kokona kızların dedikodusunu yapabilir miyiz ?
Keyfi olur mu ki ? Kadeh tokuşturmak için neleri bahane ederiz mesela.
Adresim hiç değişmez. İzmir, Gaziemir, Ahsen'lerin evi.
Koşa koşa kapısını çalarım.
Merhaba...
Ne var ne yok öğrenmek için ta uzak yollardan geldim . Napayım meraktan çatlarım öğrenmezsem herşeyi.
Önce güven dolu sarılmalar, sonra çığlıklar, kucağa atlamalar En son hala geldiğime kimsenin inanamaması . Ve ben ikna etmenin peşinde , istikamet SALON.
Gece ne kadar uzun olsa da elbet biter demi. Ama bizde gece biter bizim çenemiz asla bitmez. Uyumak için artık kıvranırım , yol yorgunuyumdur haliyle.
Boş bir anlarında koltuğa sinsice uzanırım. Ama tepemde gardiyan gibi biri biter. Çok cadılar çok.... 'aaaaa şuna bak kırk yılda bir geliyor birde uyuyor git yüzünü yıka'
Eğer uyanmazsam acımak yok, bir bardak suyla dibimdeler..
Size uykum fedaaa .
Delirmiş gibi bin yıl düşünsek üstüne bir cümle bile kurmayacağımız , saçma sapan herşeyi bile konuşuruz.
Kritik allahına kadaaaarrrr.
Şu pijama partileri kıvamındayız. Kalabalık bir kız topluluğu. Oradan burdan fırt fırt çıkıyorlar.
Sonunda herkes ortada biryerde toplanmış.. Tüm sırlarını almışlar yanlarına , sıraya geçmiş vaziyetteler.
Çok gizemli görünüyorlar.
Samimiyeti, güveni, arkadaş aşkını dibine kadar yaşamak için sabırsızlanıyoruz.
Sonrası huzura kavuştuğum an, ölsemde gam yemem.
Birbirimizi deli gibi özlemişiz.. Önce bakışmalardan, sonra sayısız öpmelerden belli.
İlginç ama büyüdüğümüzden beri İzmir bizim sadece buluşma adresimiz oldu.
Ya öncesi ...
Uzaktayken en az ailen kadar özlediğin birilerinin olması muhteşem.
Kızlar yokken yaşadığım heyecanların ne olduğunu bile anlayamam.
Telefona sarılırım . Onları bunaltıcak kadar yakalarına yapışırım. Alt tarafı bir mesajı bile onlara danışırım.
Sanki onay alamazsam, bir yerlerde mutlaka hata yapıyormuşum gibi gelir. İçime de sinmez zaten n'apayım. Hayatımdaki kocaman eksikliklerini gidermek için çırpınıyorum...
Kocaman bir dünya yaratmışız bebekliğimizden beri
Kocaman bir süpriz olmuşuz birbirimize .
Doğumumuzu saniye saniye yaşayamamışız belki ama...
Yaşama dair ne var ne yoksa imzamızı atmışız.
Ah birde şu meşhur beş kilo salçayla yapılan makarnalarımız. Mideye yapılan en büyük kötülük.
Kızlarlayken tadından yenmiyor oda bir başka .
Sofrayı kurarız, mum ışığında yemek yiyor edasıyla süzülürüz masaya. Aramızdaki romantizim çok çarpıcı.
Eğer birimiz noksansa , hoparlörler açılır, canlı bağlantı kurulur. Aman tanrım bir bakmışsınız ki salya sümük olmuşuz. Duygu karmaşası yaşarız.
Muhtemelen önce ağlarız,sonra patlatırız kahkahayı.
Birde bizim bir şarkımız vardır.
Sene 2004 yılbaşı armağanı.
Nemrudun Kızı.
Üstüne tanımam! Anlamı yok, anısı çok.
En iyi becerdiğimiz şey, tek beyin, tek kalp olabilmek...
Bunca uzaklıktan duyulur iç sesimiz , kalp atışımız. Mesafeleri daraltmayıda güzel hallederiz. Onlar benim koruyucu meleklerim.
Hangi yaşta ve nerde olursak olalım Erkekleri de çekiştiririz , kokona kızları da yer bitiririz. Biz her yaşta hayatın nabzını tutabilenlerdeniz.
Yorumlar