Ufak tefekti ama, dev gibi bir yüreği vardı. Yaşamak isteğiyle dolu dost ve arkadaş canlısıydı.
Metin Özçalışkan'dan bahsediyorum....
Mardin Çocuk ve Kadın Hastalıkları Hastanesi'nde meydana gelen gaz sıkışması patlamasından hayatını kaybeden Metin Özçalışkan, henüz 56 yaşındaydı. Erken gidenler kervanına katılmadan önce 31.12.2010 günü saat 23.46.10'da gönderdiği yeni yıl mesajında Yeni yılınızı kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim. temennisinde bulunuyordu.
Metin Özçalışkan adı gibi çalışkan biriydi. O'nun yerinde olan çoğu insan, o kadar iş yoğunluğu arasında değil eşini, dostunu, arkadaşını.. kendisini unuturdu. Ama Metin için yaşamak soluk almaktan ibaret değildi.
Sevincin paylaştıkça artacağını, üzüntünün paylaşıldıkça azalacağını en iyi o bilirdi. En yoğun olduğu zamanlarda hiç bir mazeretin arkasına sığınmaz, üzerine düşeni yapardı. Hastalık ve ölüm, düğün ve bayram O'nun en önemsediği şeydi. İnsani değerlerin tamamı, dünyalık değil, yaşama sebebiydi.
O'nun kitabında duymadım, görmedim, haberim olmadı gibi mazeretlerin yeri yoktu. Çoğu insanın iş yoğunluğu bahanesiyle anne-babasına göstermediği şefkat ve alakayı O gösterirdi!
Hasta dostuna ilk giden, cenazede en önde, düğünlerde halay başı olarak yer alma yarışında tüm arkadaşlarını geride bırakırdı...

İNSAN KIYMETİ BİLENLERDENDİ...

İnsan kıymeti bilenlerin ön safında yer alan Metin Özçalışkan, 2011 yılının ilk günü eşi, dostu ve yakınları kadar sevdiği işinin başında hayata veda etti.
Kendisini kamu ve özel ve hastanelerinin medikal ihtiyaçlarını temin ve üretmeye adayan Metin Özçalışkan, dur durak bilmeden buralardan gelecek taleplere yetişmeye çalışırdı. Elinden uçan-kaçan kurtulmaz, bir koltukta birkaç karpuz birden taşımayı severdi. Ustası olmadan mesleğinde kendisini yetiştirmiş ender insanlardan biri olan Metin Usta, hasta yatağından sedyeye oksijen tüpünden, solunum cihazına kadar mekanik olan her şeyden anlardı. Yaptığı işin insan sağlığı ile yakından alakalı olduğunu bildiği için hiç bir talebi yarına bırakmaz tartışılmaz sorumluluk mecburiyeti bilinciyle adres neresi olursa olsun, anında yola çıkardı...
Mardin'e de böyle bir sorumluluk bilinciyle gitmişti işte.
Çoğu insanın yeni yılı ailesiyle kutlamaya başladığı sırada O, alisinden uzak, kendisinden hizmet bekleyenlere ulaşmak için yollardaydı...
Gözü işinde, aklı eş ve dostunda olan Metin Usta birlikte olamadığı yakınlarının gönlünü almak için cep telefonunu eline alıp, herkese mesaj atmış, Yeni yılın sağlık ve hayırlar getirmesi temennisinde bulunmuştu!

KİM METİN KADAR CÖMERT OLABİLİR?

Tüm cömertliği ve insan sevgisiyle dönmezlerin dünyasına gitti Metin Usta. O'nun bırakıtlarını kimin devam ettireceği meçhul. Bilinen, dünya güzellik dolu bir sevgi ve saygı menbanı daha kaybetti.
Vakiti-saati şaşırmayan ecel, Gaziantep'in çok uzağında yakaladı O'nu. Adı ve biçimi ne olursa olsun bu gidiş çok erken oldu!
Madde ve mana arasındaki farkındalığın en belirgin temsilcilerinden biri olan Metin Usta'yı bilenler biliyor. Sözüm, hayatı salt kendileri için devam eden bir mecburiyetmiş gibi görenlere. Cenneti arzulayıp, ölmeyi istemeyenlere...
O'nun dolu dolu yaşadığı, küçücük bedeninde devleştirdiği değerlerden olan ahireti kazanma savaşı sona erdi. Metin Usta'nın yaşam felsefesi ve yaşamı boyunca taşıdığı insan sevgisi herkese örnek olmalıdır.
Neredeyse otuz yıldır süren dostluğumuzda, çok şeyler öğrendiğim aziz dostumun hatırası önünde saygıyla eğiliyor, kendisine Allah'tan rahmet, geride bıraktıklarına sabırlar diliyorum...
Ruhu şad olsun...