Savaş tarımsal girdi maliyetlerini hızla arttırarak, gıda güvenliği riskine gün yüzüne çıkardı. Kentte sebze ve meyve fiyatlarındaki astronomik artış herkeste şok etkisi yaşattı. Domates, biber, salatalık, patlıcan ve diğer sebzelerdeki fiyat artışı herkesi tane ile almaya sevketti. Gaziantep’te market ile manavlar arasında değişkenlik gösteren fiyatlar “nasıl oluyor” sorusunu da beraberinde getirdi. CHP Milletvekili Melih Meriç, “Gıda fiyatları artık sadece pahalı değil, erişilemez. İnsanlar et alamıyor, sebzeye dahi ulaşamıyor. Peki bu halk neyle beslenecek, taş mı yiyecek?” dedi. ürkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar ise, gübre fiyatlarına dikkat çekti durumun iyi bir hal almadığını söyledi.

FİYATLAR ALDI BAŞINI GİDİYOR

Patlıcan’ın 400 TL’ye gördüğü kentte, kapya biber 250, sivri biber 270, dolmalık biber 280 TL’ye satışta. En çok tüketim maddesi olan domatesin 300 TL’ye gördüğü tezgahlarda, kabak 200 TL’ye satılıyor. CHP Milletvekili Melih Meriç, “Gıda fiyatları artık sadece pahalı değil, erişilemez. İnsanlar et alamıyor, sebzeye dahi ulaşamıyor. Peki bu halk neyle beslenecek, taş mı yiyecek? Bu bir piyasa sorunu değil, yönetim tercihlerinin sonucudur. Tarım bitirilmiş, denetim yok edilmiş, üretici yalnız bırakılmıştır. Sofra küçülürken söylemler büyüyor. Gerçek şu: Bu düzen, insanlara yaşamak için değil, idare etmek zorunda bırakıldıkları bir hayat sunuyor” dedi.

BAYRAKTAR GÜBRE FİYATLARINDAN DERT YANDI

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, gübrede yüzde 26,5’e, mazotta yüzde 22,3’e varan artışların üretimde verim kaybı ve maliyet enflasyonu riski yarattığını belirtti. Yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin gübre ve mazotun yüzde 90’ını ithal ettiğini belirten Şemsi Bayraktar, savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının enerji, gübre ve tarımsal gıda sistemlerine yönelik riskleri artırdığını bildirdi. Petrol, doğalgaz ve gübre üretiminde savaşın yaşandığı bölgedeki ülkelerin önde geldiğini vurgulayan Bayraktar, “Dolayısıyla sevkiyat yollarında meydana gelen kısıtlamalar doğrudan olarak fiyatlara yansıyor. Nitekim 2025 yılının haziran ayında İran ile İsrail arasında yaşanan çatışma sonrası başta ÜRE olmak üzere gübre fiyatları bir anda yüzde 40’lara varan oranda arttı” hatırlatmasında bulundu.

GÜBREYE İHTİYAÇ VAR

İçinde bulunulan dönemin serin iklim tahıllarının üst gübrelemelerinin uygulanma, sıcak iklim tahıllarında ise taban gübrelemelerinin yapıldığı ekim dönemi olduğunu belirten Bayraktar, “Yani ülkemizde gübreye en çok ihtiyaç duyulan dönemlerden biridir. Şunu da biliyoruz ki çiftçilerimizin büyük bir kısmı önceden gübre tedariki yapamıyor, zamanı geldiğinde bir şekilde satın almaya çalışıyor. Dolayısıyla çiftçilerimizin çoğunun deposunda gübre olmadığı için şimdi satın alacaktır. Yani uygulanacak gübrelerin çoğu savaş sonrası yüksek fiyatlardan satın alınacaktır” ifadelerini kullandı.

KRİTİK DÖNEME GELDİK

Gaziantep’ten dünyaya üretim mesajı
Gaziantep’ten dünyaya üretim mesajı
İçeriği Görüntüle

Yüksek girdi maliyetleri ve gübre kullanımındaki azalmaya bağlı olarak tarımsal üretimde azalma beklendiğini söyleyen Bayraktar, “Bu süreçte gübre piyasalarının düzenlenmesi için birtakım önlemler alındı. Gübre ithalatında gümrük vergilerinin sıfırlanması, gübre ihracatının yasaklanması ve 10 yıldır yasak olan yüzde 33’lük amonyum nitrat gübresinin kullanıma açılması gibi adımlar olumlu hamlelerdir. Fakat buradaki kritik nokta çiftçilerimizin gübreyi satın alabilmesidir. Yani fiyatların makul düzeyde olmasıdır” dedi.