Gaziantep Kasaplar ve Çelepçiler Odası Başkanı Bekir Özsert, üç belediyenin tanzim satış noktalarını yakından takip ettiklerini belirterek, et fiyatlarını düşürmeye yönelik adımların üretim ve hayvan varlığı sorunundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Özsert, “Bugün et fiyatlarını konuşuyoruz ancak yarın bu fiyatları belirleyecek yeterli hayvan varlığına sahip olup olamayacağımızı da düşünmek zorundayız” sözleriyle hayvancılık sektörünün karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekti.

“Üretim güçlenmeden fiyatlarda istikrar sağlanamaz”

Et fiyatlarındaki artışın yalnızca satış noktaları üzerinden çözülemeyeceğini belirten Özsert, Türkiye'de büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığındaki azalmayı gündeme taşıdı. Üreticinin desteklenmediği bir ortamda ucuz et satışının kalıcı çözüm olmayacağını savunan Özsert, “Unutulmamalıdır ki üretim güçlenmeden, hayvan varlığı artmadan ve yetiştirici desteklenmeden et fiyatlarında kalıcı bir istikrar sağlanamaz” dedi.

Gaziantep'te uygun fiyatlı et satışı başladı
Gaziantep'te uygun fiyatlı et satışı başladı
İçeriği Görüntüle

Belediyelerin vatandaşlara uygun fiyatlarla et ulaştırma çabasını önemsediklerini ancak meselenin yalnızca kısa vadeli fiyat avantajıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özsert, besicilerin artan maliyetlerinin azaltılması ve hayvan yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti.

“Kasap esnafı üzerindeki rekabet baskısı göz ardı edilmemeli”

Belediyelerin kamu imkânlarıyla yürüttüğü tanzim satış uygulamalarının kasap esnafı açısından oluşturabileceği sorunlara da değinen Özsert, kendi sermayesiyle faaliyet gösteren küçük işletmelerin korunması gerektiğini vurguladı.

Özsert, “Belediyelerimizin tanzim satış uygulamaları kısa vadede vatandaşlarımıza fiyat avantajı sağlayabilir. Ancak kamu imkânlarıyla yürütülen bu uygulamaların, kendi sermayesiyle iş yapan, istihdam sağlayan, vergisini ödeyen ve yıllardır vatandaşımıza hizmet veren kasap esnafımız üzerinde oluşturabileceği rekabet baskısı da göz ardı edilmemelidir” dedi.

Bu uygulamaların uzun vadede küçük esnafı, kasaplık mesleğini ve sektörün ticari dengesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Özsert, vatandaşın uygun fiyatlı ete ulaşması kadar esnafın ticari faaliyetlerini sürdürebilmesinin de önemli olduğunu söyledi.

“Vatandaşımızın ucuz et yemesine karşı değiliz”

Belediyelerin et satışlarına yönelik değerlendirmelerinin yanlış anlaşılmaması gerektiğinin altını çizen Özsert, kasap esnafının vatandaşın uygun fiyatlı et tüketmesine karşı olmadığını özellikle vurguladı. “Bizler vatandaşımızın ucuz et yemesine karşı değiliz. Bizler üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, kasap esnafının ayakta kaldığı ve vatandaşın kaliteli ete ulaşabildiği adil ve sürdürülebilir bir sistemden yanayız” diyen Özsert, çözümün üretici, esnaf ve tüketiciyi birlikte koruyan bir piyasa düzeninden geçtiğini belirtti.

Büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının artırılması, besicilerin yem ve bakım maliyetlerinin düşürülmesi, yetiştiriciliğin desteklenmesi ve kasap esnafı için adil rekabet koşullarının oluşturulmasını isteyen Özsert, geçici fiyat politikaları yerine üretimi güçlendirecek kalıcı adımlar atılması çağrısında bulundu.

Belediyelerle karşı karşıya gelme amacı taşımadıklarını da belirten Özsert, “Bizim mücadelemiz herhangi bir kurumla veya belediyemizle karşı karşıya gelmek değildir. Bizim mücadelemiz üretimin, emeğin, esnafın ve sektörümüzün geleceğini korumaktır” dedi.

Kasap esnafının Gaziantep'in yalnızca ticaret hayatında değil, mutfak kültüründe de önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatan Özsert, üç belediye başta olmak üzere ilgili kurumları, üreticileri ve sektör temsilcilerini ortak bir yol haritası oluşturmaya davet etti.