Elektriğin lüks değil, temel ihtiyaç olduğunu belirten Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, “Bir çocuğun ders çalıştığı lamba, bir hastanın solunum cihazı, bir ailenin buzdolabı ve çamaşır makinesi lüks tüketim değildir. Tüketicinin elektriğini kısarak değil, sosyal adaleti güçlendirerek tasarruf sağlanır.” dedi.

DÜZENLEMEDEN 6,5 MİLYON MESKEN ABONESİ ETKİLENECEK

Yılmaz, 2025 yılında 5.000 kWh olan yıllık sınırının 2026'da 4.000 kWh'ye, 2027'de ise 3.000 kWh'ye indirilmesinin, yalnızca iki yıl içerisinde yüzde 40'lık bir düşüş anlamına geldiğini söyledi. EPDK'nın kendi açıklamasına göre Türkiye'de yaklaşık 44,2 milyon mesken abonesi bulunduğunu belirten Yılmaz, “Yeni düzenleme sonucunda yaklaşık 6,5 milyon mesken abonesinin, yani toplam abonelerin yüzde 14,7'sinin yüksek tüketimli tüketici grubuna dahil olması beklenmektedir. Yani her yedi mesken abonesinden biri, yeni düzenlemenin getireceği farklı fiyatlandırma koşullarıyla karşı karşıya kalacaktır” diye konuştu.

BUNLAR LÜKS DEĞİL

EPDK’nın, aylık ortalama 250 kWh tüketimi ve yaklaşık 820 TL ve üzerindeki fatura tutarını bu sınırın açıklanmasında referans gösterdiğini belirten Yılmaz, “250 kWh elektrik tüketen bir aile elektriği lüks tüketmiyor. “İki yetişkin ve iki çocuktan oluşan dört kişilik bir ailenin elektrik tüketimini düşünelim. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, televizyon, aydınlatma, bilgisayar, telefon şarjları, ütü, fırın ve diğer temel ev aletleri. Bunların hiçbiri lüks değildir. Bunlar çağdaş yaşamın asgari ihtiyaçlarıdır. Tasarruflu yaşayan dört kişilik bir ailenin aylık tüketimi dahi 200-250 kWh seviyelerine yaklaşabilmektedir” dedi.

KAĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI

EPDK'nın yaşam destek cihazlarına bağımlı tüketiciler için istisna öngörmesini olumlu bulduklarını, ancak bu hakkın yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini dile getiren Yılmaz şöyle devam etti:” Bu kapsamın açıkça tanımlanması, başvuruların kolaylaştırılması, hastaların sürekli belge yenilemek zorunda bırakılmaması ve istisnanın otomatik olarak uygulanması gerekmektedir. Üstelik mesele yalnızca yaşam destek cihazlarıyla da sınırlı değildir. Evinde sürekli elektrik tüketen tıbbi cihaz kullanmak zorunda olan kronik hastalar, engelliler ve özel bakım ihtiyacı bulunan bireyler de sosyal destek politikalarının kapsamına alınmalıdır.”

SINIRI AŞAN KISIM YÜKSEK TARİFEDEN HESAPLANMALI

EPDK'ya çağrıda bulunan Yılmaz şunları dile getirdi:”Yıllık 3.000 kWh tüketim sınırının aşılması halinde tüketicinin bütün elektrik tüketiminin yüksek maliyetli tarifeyle değerlendirilmesi yerine, kademeli ve tüketim miktarına dayalı bir faturalandırma sistemi uygulanmalıdır. Örneğin bir hanenin yıllık tüketimi 4.000 kWh ise:İlk 3.000 kWh, devlet desteğinin uygulandığı ulusal tarife üzerinden, Sınırı aşan 1.000 kWh ise Son Kaynak Tedarik Tarifesi üzerinden hesaplanmalıdır.

TEMEL TÜKETİM HAKKI KORUNMALI

Başkan Fatma Şahin Nizip için müjde üstüne müjde verdi
Başkan Fatma Şahin Nizip için müjde üstüne müjde verdi
İçeriği Görüntüle

Aynı şekilde 5.000 kWh tüketen bir hanenin ilk 3.000 kWh'lik tüketimi destekli tarifeden, yalnızca üzerindeki 2.000 kWh'lik tüketimi yüksek maliyetli tarifeden ücretlendirilmelidir. Bir tüketicinin sınırı yalnızca 1 kWh aşması, neden 3.001 kWh'nin tamamının fiyatlandırma rejimini değiştirsin? Bir başka ifadeyle 3.000 kWh'lik temel tüketim hakkı korunmalı, yüksek tüketim yalnızca sınırı aşan bölüm üzerinden değerlendirilmelidir.Bu yaklaşım hem enerji tasarrufunu teşvik eder hem de temel ihtiyaçlar için kullanılan elektriğin ekonomik bir cezaya dönüşmesini önler.

İSTİSNALAR GENİŞLETİLMELİ

Evinde solunum cihazı, oksijen konsantratörü, ventilatör, diyaliz destek ünitesi ve benzeri tıbbi cihazlar kullanan hastalar için öngörülen istisnalar genişletilmeli, kolay erişilebilir ve bürokrasiden arındırılmış biçimde uygulanmalıdır. Engelli, yatağa bağımlı, kronik hastalığı bulunan ve sürekli bakıma ihtiyaç duyan bireylerin yaşadığı haneler için özel destek mekanizması oluşturulmalıdır. Emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirli aileler için gelir esaslı elektrik desteği sağlanmalıdır.

BÖLGESEL İKLİM KOŞULLARI DİKKATE ALINMALI

Bölgesel iklim koşulları ve zorunlu soğutma-ısıtma ihtiyaçları elektrik destek hesaplamalarında dikkate alınmalıdır. Yüksek tüketimli tüketici grubuna geçişte tüketicilere yeterli süre önce açık ve anlaşılır bilgilendirme yapılmalı, ikili anlaşmaların ticari koşulları ve fiyatlandırma mekanizmaları şeffaflaştırılmalıdır. Vatandaşın elektriğinden değil, enerjji politikasındaki adaletsizlikten tasarruf edin. Bir çocuğun ders çalıştığı lamba, bir hastanın solunum cihazı, bir ailenin buzdolabı ve çamaşır makinesi lüks tüketim değildir.

SINIR HER YIL AŞAĞI ÇEKİLİYOR
Devletin görevi vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği enerjiyi güvence altına almaktır. Vatandaşı daha az elektrik tüketmeye zorlamak değil, elektriğe erişimini ekonomik olarak sürdürülebilir hale getirmektir. 2025'te 5.000, 2026'da 4.000, 2027'de 3.000 kWh... Sınır her yıl aşağı çekilirken vatandaşın hangi temel ihtiyacından vazgeçmesi beklenmektedir? Bugün 6,5 milyon mesken abonesinin etkileneceği açıklanan bu düzenlemenin yarın hangi aileleri kapsayacağını kim garanti edebilir?.” Meral KINACILAR ERBEKTE