??.Yeri düştükçe, Atilla Karaduman Dostumdan hep söz ederim. Bu gün burada yine kulaklarını çınlatıyorum. Meselemiz köylü, köylü kafası meselesidir. Ustadımız ile bir ara Haber Gazetesinde birlik de çalışmamız oldu. O Allah hiç kimseyi köylü kafalı etmesin derdi. Ustad ben de köylüyüm dediğimde de, ?Bak arkadaşım ben köylüden söz etmedim, köylü kafalıdan söz ettim. Sen köylüsün ama köylü kafalı değilsin? der. Arkadaşlarla gülüşür geçerdik. Bundan bir kaç gün önce belediye otobüsüne binince ön sıralarda yer bulamayınca en arka sırada bir boşluğa dayanıp durdum. Yan yana oturan iki orta yaşlılar biri birleri ile tartışıyorlar. Birisi, öbürüne dönmüş şöyle diyordu. ?Yaho biz, bizim dairede sadece hanımla ikimiz kalıyoruz. Bizim karşıdakiler tam on kişilerdir. Bazen misafirleri gelince onbeş, onaltı kişi oldukları zaman da oluyor. Fakat yöneticimiz ona da, bana da aynı yakıt parasını ödettiriyor. Acaba beni köyden gelmiş hiç bir şey bilmez birisi mi sanıyor? diye yakınıyordu. Fakat o dert yakındığı kimse apartman yönetmenliğinden söz ediyorsa da, adamı bir türlü ikna edemiyordu. Orada ben söze karıştım ve adamdan sordum. Sizin daireniz kaç odalı, komşunun ki kaç odalı? Deyince, yaho ikimizinki de aynı büyüklükte. Fakat bizde iki kişi ısınıyor, komşununkinde onbeş kişi ısınıyor deyince, güldüm ve aklıma Atilla Karaduman dostumuz geldi. Biz bu halde iken, ben ineceğim durağa geldim ve indim. Tabii ki tartışmanın sonu ne oldu bilemiyorum. Bu günlük de bu kadar. Gelecek sohbet köşemde yine sizleri bekliyorum. Hoşça ve dostça kalınız. En güzel ve mutluluk dolu günler hep ve hepimizin olsun diyorum.