Ekonomistler, arz talep dengesinin bozulması halinde karaborsanın hortlayacağını söylerler. Daha çok dar gelirlilerin yaşamını olumsuz etkileyen bu gibi halleri yaşamış biri olarak, paranız olsa bile ihtiyacınız olan şeyi alamamanın ne kadar sıkıntı verdiğini iyi bilirim!
O günler geride kaldı. Yağ, tekel ürünleri, tüp gaz ve benzeri temel tüketim maddelerinden avanta vurmak isteyenler, parasını yokluğu sıkıntı yaratacak ürünlere yatırır ve sebep oldukları darlıktan sermayelerini katlarlardı...
Yine o günler, karaborsacıların kanını emdiği dar gelirli vatandaşların hali, yaşanan yokluklar iş başındaki yöneticilerin beceriksizliğine bağlanır ve sık sık hükümet değişiklikleri olurdu. Azınlık ve koalisyon hükümetlerinin öncelikli hedefleri arasında yer alan karaborsacılığın gazete sayfalarında karikatür malzemesi olmasına kadar giden durum, rahmetli Turgut Özal'ın serbest piyasa ekonomisi uygulaması ve dövizi serbest bırakmasından sonra son buldu...
Karaborsacılığın kökünün kazınmasının ardından her şey süt-liman olmadı! Karaborsacılığın yerini kaçakçılık aldı! Sınır illerden ve Gümrük kapılarından yurda sokulan mallar piyasa fiyatının altında tüketiciye sunuldu. Özellikle elektronik ve tekel ürünleri üzerinden yapılan kaçakçılık ülkede yeni yeni mahalle milyonerleri yarattı.

KARASI KALKAN PARA, KAYIT DIŞINA KAYDI

Kara paranın hakim olduğu karaborsanın cazibesini kaybetmesinden sonra, yeni kazanç kapısı olan kaçakçılık giderek büyük boyutlara ulaştı. Kayıt dışılıktan elde edilen kazancın görülen cazibesi, piyasaya yeni aktörler çıkardı. Yastık altındaki altınlar, babadan-dededen kalan araziler paraya çevrilerek diğer adı kayıt dışı olan kaçakçılığa yatırıldı.
Bir koyanın üç kazandığı kaçakçılığın getirisinden beslenenlerin zevki-safa içerisinde yaşam sürdüğü ülkemizde onların yaşantısına özenip sınırdan mal geçirmek isteyen sırtçı kaçakçıların mayına basarak kolunu-bacağını kaybettiği tevatür değil, maalesef gerçektir...
Can güvenliği tehlikesinin her zaman var olduğu kaçakçılığın zirve yaptığı o yıllar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1980'de idareye el koymasıyla birlikte kan kaybetmeye başladı. Gaziantep ve Kilis''te yabancı mal satışı yapılan pasajlar birer birer kapandı. Teknolojinin gelişip, ülkede satışı yapılan kaçak mallardan daha kalitelisinin Türkiye'de üretilmesiyle kaçakçılık tamamen ortadan kalkmış oldu.

KAÇAKÇILIĞI KİM KÖRÜKLÜYOR?

Bir zamanlar devletin başetmekte zorlandığı kaçakçılık şimdilerde eskisinden daha güçlü ve daha zengin olarak yeniden gündemde. Sebebi devletin yüksek vergi politikası...
Devletin daha fazla vergi elde edebilmek için petrol ve tekel ürünlerine yaptığı zamlar, piyasanın arz talep dengesini bozdu. Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanan vatandaşlar, komşu ülkelerden getirilen kaçak yakıta yöneldi. Tekel ürünlerine yapılan zamlar ise sigara kaçakçılığını cazip hale getirdi.
Gümrük kaçakçılığıyla ilgili verilere bakılırsa, 2010 yılı içerisinde yurda kaçak olarak sokulan akaryakıt miktarında yüzde 411 oranında artış olmuş. Kar marjı yüksek olan ürünlere göre kaçakçılık türleri değişkenlik gösterir hale gelmiş! Yani devlet hangi ürünün vergisini artırıp fiyatını şişiriyorsa, kaçakçı bu malları daha ucuza temin ederek piyasaya sürüyor...
Hükümetin Dimyata pirince giderken evdeki bulguru kaybetmeye benzer bir politika izlemesi, hem devletin yüksek oranda vergi kaybına, hem de başkalarının Türkiye insanı üzerinden haksız kazanç temin etmesine olanak tanınıyor. 2009 yılında yurda sokulan kaçak yakıtın 2010 da çok daha artması, hatta son iki ay içerisinde tavan yapması bu uygulamanın tezahürüdür...