* Herkes karavan alsın yol kenarında satış yapsın
* Belediyeler doğrudan ticari faaliyet şeklinde olmamalı
* Hiç bir şehirde görmeyeceğiniz bir yıpratma süreci yaşıyoruz
* Firmalarımızı hedefe konulmasını asla tasvip etmiyoruz
* Biz basiretli ve vicdanlı ticaretin tarafındayız.
* Gaziantep Ticaret Odasının tarafı Gaziantep’tir. Üyelerimizdir. Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Belediyelerin görevinin baklavacılık yapmak, ticari işletmeler açmak olmadığını belirten Yıldırım, “Herkes kendi işini yapmalıdır.” dedi. Çağrıda bulunan Yıldırım, “Ticaret yapılacaksa kâr da zarar da o işi yapanın olmalı. Kamu kaynaklarıyla özel sektörle rekabet edilmesini doğru bulmuyoruz. Şehrin hukukunu korumak hepimizin sorumluluğudur. Kamu kaynaklarını kullanmadan kendi şahısları adına açacakları ticari işletmelerde ilk müşterileri ben olacağım. Hatta Odamıza üyelik işlemlerinin de tüm masraflarını ben karşılayacağım” değerlendirmesini yaptı.

Ticaret Odasında mart ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur Başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis ve Disiplin Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, bölgemizin zor bir süreçten geçtiğini söyleyerek “ABD-İsrail-İran savaşı yalnızca bölgemizi değil bütün dünyayı ilgilendiriyor. Savaşın ekonomik etkileri gözle görülür bir şekilde hissediliyor. Pandemi ve depremin etkileri henüz atlatılamamışken şimdi de tüm bölgeyi ve dünyayı etkileyen savaşla karşı karşıyayız. Zor bir süreçten geçiyoruz. Temennimiz bir an önce ateşkesin sağlanıp, savaşın sona erdirilmesi.” ifadelerini kullandı.

YILDIRIM ÇOK SERT ÇIKTI

Meclis toplantısında belediyeler tarafından gerçekleştirilen ticari girişimlerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Yıldırım, belediyelerin ticari faaliyet yürütmesinin doğru olmadığını vurgulayarak Gaziantep’in baklava ile özdeşleşmiş bir şehir olduğunu, bu alanda faaliyet gösteren işletmelerin hem şehrin tanıtımına katkı sunduğunu hem de ciddi bir istihdam oluşturduğunu ifade etti.

BELEDİYELER TİCARETİN İÇİNDE OLMAMALI

Yıldırım, “Baklava bu şehrin alametifarikasıdır. Bu şehirde 275 liradan 2 bin liraya kadar baklava var. Bu çeşitlilik piyasanın doğasında var. Ancak bizim asıl itirazımız, belediyelerin ticaretin içine girerek özel sektörle rekabet etmesinedir. Belediyelerin görevi baklavacılık yapmak, ticari işletmeler açmak değil; düzenlemek, denetlemek ve desteklemektir. Herkes kendi işini yapmalıdır.” dedi.

HERKES KARAVAN ALSIN SATIŞ YAPSIN

Kamu gücü kullanılarak yapılan ticari faaliyetlerin adil rekabet ortamını bozduğunu dile getiren Yıldırım, “Benim üyem yüksek kira ödüyor, vergi veriyor, istihdam sağlıyor. Siz kamu gücünü arkanıza alıp aynı işi yaparsanız bu rekabet olmaz. Karavanda baklava satışıyla esnafın karşısına çıkmak doğru değildir. O zaman herkes karavan alsın, yol kenarında satış yapsın. Buna izin verilecek mi? Belediyeler sosyal destek amacıyla projeler geliştirebilir ancak bu doğrudan ticari faaliyet şeklinde olmamalı. Gönül isterdi ki dar gelirli vatandaşlarımızın baklavaya erişimini artıracak destek modelleri geliştirilmiş olsun. Bu kimseyi incitmez, kimseyi hedef göstermez. Ancak mevcut yaklaşım, sektör temsilcilerini hedef haline getirmektedir.” ifadelerini kullandı.

Bakanlık açıkladı: Kavurmada eşek eti çıktı
Bakanlık açıkladı: Kavurmada eşek eti çıktı
İçeriği Görüntüle

ÖZEL SEKTÖRÜ YIPRATIYOR

Baklava sektörünün binlerce kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Yıldırım, “Adı geçen işletmelerin yanında binden fazla çalışan var. Bu sektör bir bütün… Bu yapının 5 büyükler gibi yanlış bir ifadeyle hedef gösterilmesi doğru değildir. Herkes bilsin ki bu şehir elbette 5’ten de makamlardan da büyüktür. Bu şehirde üretim yapan, binlerce kişiye istihdam sağlayan, 100 yıllık 150 yıllık tırnağıyla kazıya kazıya marka değeri oluşturan hiçbir üyemizin, hiçbir firmamızın hedefe konulmasını asla tasvip etmiyoruz. Aksine onlara şehre kattıkları değerler için teşekkür ediyoruz. İlginç bir şekilde başka hiçbir şehirde görmeyeceğiniz bir yıpratma süreci yaşıyoruz. Özel sektörü yıpratma süreci…” dedi.

VİCDANLI TİCARET MESAJI

Fahiş fiyat artışlarına da değinen Yıldırım, bu konuda net bir duruş sergilediklerini belirterek, “Biz basiretli ve vicdanlı ticaretin tarafındayız. Kim fırsatçılık yapıyorsa, bayram öncesi fiyatları keyfi şekilde artırıyorsa onun da karşısındayız. Gerekli denetimler yapılmalı, kim yanlış yapıyorsa bedelini ödemelidir. Gaziantep Ticaret Odasının tarafı Gaziantep’tir. Üyelerimizdir. Türkiye Cumhuriyeti’dir. Yanlışı kim yaparsa yapsın karşısında oluruz. Ama doğru yapanı da sonuna kadar savunuruz.” dedi.

İLK MÜŞTERİ BEN OLACAĞIM

Konuşmasının sonunda da çağrıda bulunan Yıldırım, “Ticaret yapılacaksa kâr da zarar da o işi yapanın olmalı. Kamu kaynaklarıyla özel sektörle rekabet edilmesini doğru bulmuyoruz. Şehrin hukukunu korumak hepimizin sorumluluğudur. Kamu kaynaklarını kullanmadan kendi şahısları adına açacakları ticari işletmelerde ilk müşterileri ben olacağım. Hatta Odamıza üyelik işlemlerinin de tüm masraflarını ben karşılayacağım.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.