Güçyetmez, “Bugün gelinen noktada, yapı kayıt belgeli binaların birçoğu el değiştirmiş olup, tapu kütüğüne işlenmeyen bu belgeler nedeniyle yeni alıcılar binaların olası deprem risklerinden habersiz durumdadır. Gaziantep özelinde ise toplam konut stoku içerisindeki yapı kayıt belgesi düzenlenmiş yapı stoku oranı açısından Türkiye genelinde ilk 10 il arasında yer alması da şehrimiz açısından ayrıca düşündürücüdür” dedi.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, kamuoyunda “İmar Barışı” olarak bilinen düzenleme kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların deprem güvenliğinin sağlanması ve bu yapılara ilişkin bilgilerin şeffaf hale getirilmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına 27 Ağustos 2026 tarihinde başvuruda bulundu. İMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, Bakanlığa yapılan başvurunun ayrıntılarını kamuoyu ile paylaştı.
MUTLAMA ÇALIŞMA YAPILMALI
2018 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 16. madde kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılara herhangi bir teknik inceleme ve denetim yapılmadan, yapı sahibinin beyanına göre Yapı Kayıt Belgesi düzenlendiği hatırlatan İMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Güçyetmez, “Anayasa Mahkemesi, 23 Temmuz 2024 tarihli kararıyla, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların deprem güvenliğine ilişkin denetim sorumluluğunun idarenin üzerinden kaldırılamayacağını hükme bağlamıştı. Kararla birlikte devletin yaşam hakkını korumaya yönelik pozitif yükümlülüğünün ve yapıların denetlenmesine ilişkin idari sorumluluğunun devam ettiği vurgulandı. Ancak aradan geçen süreye rağmen İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilen binaların depremlere karşı ne kadar dayanıklı olup olmadığı ile ilgili bir çalışma yapılmadı” dedi.
DÜZENLEME ŞART
İMO Merkezimiz Gönderdiği Yazıyla; Olası bir depremde telafisi mümkün olmayan can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla Bakanlıktan Yapı Kayıt Belgeli tüm yapıların ve bağımsız bölümlerin bilgilerinin TAKBİS’e entegre edilmesini ve tapu işlemleri sırasında alıcıların bu durumu açıkça görebilmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını talep etti. Ayrıca Yapı Kayıt Belgeli tüm yapıların deprem performans analizlerinin yapılmasını, riskli olduğu belirlenen binalar için tahliye, güçlendirme veya yıkım süreçlerinin gecikmeksizin başlatılmasını ve bu yapıların idarenin denetim ve gözetim sorumluluğu altında olduğunun tüm kurumlara bildirilmesini talep etti.”




